1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Almanya'da bütçe açığı büyüyor

Almanya'da hükümetin küresel krize önlem gündeme getirdiği ikinci teşvik paketi bütçe dengelerini sarsıyor. Bütçe açığının 2010 yılında milli gelirin yüzde 4'ü aşması bekleniyor; AB İstikrar Paktı ihlal ediliyor.

Almanya'da kriz önlemleri bütçe açığını artırıyor

Almanya'da kriz önlemleri bütçe açığını artırıyor

Almanya Maliye Bakanı Peer Steinbrück, koalisyon ortaklarının üzerinde anlaştığı 50 milyar Euro'luk ikinci teşvik paketinin bütçe açığını artırmasını beklediğini söyledi.

“Financial Times Deutschland” gazetesine konuşan Steinbrück, ek borçlanmada 2009'da Avrupa Birliği İstikrar Paktı kriterlerini zor da olsa yakalayacaklarını, ancak 2010 yılında ek borçlanmanın yüzde 4'ü aşmasını beklediğini söyledi.

1999’da Euro’yu korumak için oluşturulan AB İstikrar ve Büyüme Paktı, üye ülkelerin bütçe açıklarının milli gelirlerinin yüzde 3’ünü aşmasını engelliyor. Kuralın üst üste ihlal edilmesi halinde, üye ülkeye cezai yaptırım uygulanması gündeme geliyor.

Almanya Maliye Bakanı Steinbrück, 2010 yılında ek borçlanmanın yüzde 4'ü aşmasını beklediğini söyledi

Almanya Maliye Bakanı Steinbrück, 2010 yılında ek borçlanmanın yüzde 4'ü aşmasını beklediğini söyledi

Almanya Maliye Bakanı Peer Steinbrück, 2008 mali yılının krize rağmen olumlu tamamlandığını kaydetti. Ek borçlanmanın mali yılın başında 11,9 milyar Euro olarak öngörüldüğünü hatırlatan Steinbrück, bu rakamın çok az üstüne çıkıldığını ve bütçe açığının toplam 11,6 milyar Euro'da kaldığını belirtti.

1,5 trilyon Euro'luk borç yükü

Almanya'da federal devlet, eyaletler, yerel yönetimler ve sağlık sigortaları fonlarını kapsayan kamu bütçesinin toplam borcu yaklaşık 1 trilyon 500 milyarı buluyor.

50 milyar Euro hacmindeki teşvik paketine muhalefet partilerinden, Alman Sendikalar Birliği'nden ve iş çevrelerinden ise hükümetin ekonomik teşvik programına eleştiri geldi.

Sosyal Demokrat Başbakan Yardımcısı Frank-Walter Steinmeier, varılan uzlaşmadan, “akılcı önlemler bütünü” olarak tanımladı. Hristiyan Sosyal Birlik lideri Horst Seehofer de bu değerlendirmeye katıldı. Başbakan Angela Merkel ise bu konuda eli kolu bağlı durmanın bir seçenek olamayacağını, hükümet olarak, diğer ülkelerin yaptığı gibi birtakım önlemler almak zorunda olduklarını şu sözlerle ifade etti: „Bu tür devasa bir karar alabilmek için, önce krizin çok derin olduğuna kanaat getirmek gerekir.

Başbakan Yardımcısı Steinmeier, Almanya’nın ekonomik durumunun Avrupa'ya kıyasla iyi olduğunu söyledi

Başbakan Yardımcısı Steinmeier, Almanya’nın ekonomik durumunun Avrupa'ya kıyasla iyi olduğunu söyledi

Ve ben bu alanda hiçbir köprü kuramamış durumuna düşmek istemem; belki binlerce, yüz binlerce kişinin işsiz kalmasına seyirci kalarak, bu insanlara gerekli programlar sunamamış olmanın sorumluluğunu da taşıyamam.“

“Avrupa' ya kıyasla yine iyiyiz

Sosyal Demokrat Parti'nin önümüzdeki seçimlerde başbakan adayı olan Frank-Walter Steinmeier ise Almanya’nın ekonomik durumunun -mali krize rağmen- Avrupa kıyaslamasında iyi durumda olduğu görüşünü savundu:„Bizim en azından hareket kabiliyetimiz var ve böyle bir krizde yön tayin edebiliyoruz. Avrupa’da şöyle etrafıma bir göz attığımda, kimin daha fazla ve daha iyi şeyler yaptığını pek göremiyorum.“

Almanya’da 2009, bir dizi seçim yapılacak olması nedeniyle „süper seçim yılı“ olarak nitelendiriliyor. Bu nedenle ekonomik teşvik projesinde söz hakkı bulunan üç siyasi parti de, başarıyı kendi hanesine kaydetme çabasında. Sosyal Demokrat Parti, ailelerin ve dar gelirli vatandaşların gider yükünü hafifletmek amacındaydı. Bu yüzden Sosyal Demokratlar, örneğin çocuk parasına ek olarak bir defaya mahsus olmak üzere 100 Euro ödenecek olmasından ve dar gelirli vatandaşlar için vergi indirimini kabul ettirmiş olmaktan memnun görünüyorlar.

Muhafazakarlar ise vergiden muaf yıllık gelir sınırını 7 bin 660 Euro'dan 8 bin Euro’ya yükseltmiş olma başarısı ile övünüyorlar.

Hür Demokrat Parti lideri Westerwelle, teşvik paketinin sosisli sandviçe yeteceğini savundu

Hür Demokrat Parti lideri Westerwelle, "teşvik paketinin sosisli sandviçe yeteceğini" savundu

Kısacası büyük koalisyonun aldığı son önlemler sayesinde Almanya'da iki çocuklu bir ailenin bütçesine her yıl 500 Euro’ya yakın katkı sağlanmış olacak.

Kızarmış patatese pa ran yetmez”

İkinci Konjonktür Paketi’nin en can alıcı özelliklerinden biri de, hükümetin altyapıya 17 ila 18 milyar Euro’luk yatırım planı. Söz konusu maddi kaynağın okul, kreş ve yol yapımında kullanılması ve istihdamı güvence altına alması öngörülüyor. Hükümet, çevre dostu, yeni araçların satın alınımını özendirmek için eski araç sahiplerine 2.500 Euro'luk teşvik ödemesi de yapacak. Ayrıca hükümet, bankalardan kredi alma sorunu yaşayan Alman işletmelerine de 100 milyar Euro'luk teminat vermeyi kararlaştırdı.

Muhalefetteki Yeşiller Partisi, koalisyonun çıkardığı olumlu bilançonun bir göz boyama programı olduğunu belirtirken, ana muhalefetteki Hür Demokrat Parti Genel Başkanı Guido Westerwelle, vergi indiriminin devede kulak kalacağını ima eden eleştirisini şu sözlerle dile getirdi:„ Bu yıl vergi indiriminin 3 milyar Euro dolayında olacağı söyleniyor. Bu rakam, kişi başına aylık 3 Euro 10 Cent’lik bir indirim anlamına geliyor. Yani bu para ile sosisli sandviç alabileceksin ama, yanına kızarmış patatese paran yetmeyecek. Sanırsınız ki Almanya adeta bir tüketim sarhoşluğuna kapılacak.“

Bu arada Alman Sendikalar Birliği hükümetin planladığı yatırımların yeterli olmadığını belirtirken, iş çevreleri de daha fazla vergi indirimi beklediklerini duyurdular. Büyük koalisyonun İkinci Konjonktür Paketi, Sanayi ve Odalar Birliği'nden de geçen not alamadı.