1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Almanya'da "çifte vatandaşlık" kavgası

Alman İçişleri Bakanı’nın, Türk İçişleri Bakanı’ndan çifte vatandaşlığa sahip olan Türkler’in listesini istemesine bu ülkede yaşayan Türkler’in tepkisine neden oldu. Bunun yasalara aykırı olduğunu savunan Almanya Türk Toplumu Başkanı Hakkı Keskin, DW’den Ayşe Tekin’in sorularını yanıtladı...

Hakkı Keskin, Almanya'nın talebinin yasalara aykırı olduğunu savundu...

Hakkı Keskin, Almanya'nın talebinin yasalara aykırı olduğunu savundu...

Almanya’nın yeni Göç Yasası, bu ülkenin bir göç ülkesi olduğunun kabulünün bir kanıtı olurken, beraberinde ise bir dizi sorunu getirdi. Özellikle Türk kökenli Alman vatandaşları açısından. Bu sorun, Berlin’i ziyaret eden Türkiye İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun, Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily ile yaptığı görüşmesinde de gündeme geldi. Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde 22 Mayıs’ta yapılacak seçimler için malzeme olarak kullanılan bu konu, iki bakan arasında ele alındı.

Muhalefetteki Hrıstiyan Birlik partileri tekrar Türk vatandaşlığına geçmiş olanların Alman vatandaşlığının düştüğünü ve oy kullanamayacaklarını belirterek seçim manipülasyonunun önlenmesini istiyor. Bu tartışma üzerine Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nden Alman vatandaşlığına geçmiş olan Türk kökenlileri bir mektup gönderilerek tekrar Türk vatandaşlığını alıp almadıklarının sorulması göçmenler arasında gerginliğe yol açtı.

Ayrıca Federal İçişleri Bakanı Otto Schily’nin, Türk meslekdaşı Abdülkadir Aksu ile görüşmesinde söz konusu kişilerin bir listesini istemesine de tepki gösterildi. Almanya Türk Toplumu Başkanı Hakkı Keskin, Almanya’nın böyle bir liste isteme hakkı olmadığı görüşünde. Kişisel bilgilerin korunmasının sadece Almanya için geçerli değil, tüm demokratik ülkeler için geçerli bir kural olduğunu savunan Keskin, DW Türkçe Servisi’nden Ayşe Tekin’in sorularını yanıtladı:

Soru: Ama bu konu iki ülke arasında bir soruna dönüşmeye doğru gidiyor, bunun çözülmesi için öneriniz ne?

Keskin: Şimdi sorun Almanya’dan kaynaklanıyor. Almanya hukuka aykırı bir istemde bulunuyorsa, bu abestir, yanlıştır. Böyle bir istemin yapılmaması gerekir ve Türkiye’nin de buna uymaması gerekir. Burada yapılacak şey Almanya’ya haddini bildirmek. Böyle şey olmaz. Türkiye bir sömürge ülke değil.

Soru: Alman vatandaşlığına geçen Türkler’in yeniden Türk vatandaşlığını alması, Almanya yasalarına uygun değil, bir de özel olarak seçimler açısından bir sorun oluşturuyor. Muhalefet şimdiden seçim manipülasyonundan söz etmeye başladı. Bu sorunun çözülmesi için ne öneriyorsunuz?

Keskin: Tüm olayların sorumlusu da yine 2000 yılında yürürlüğe giren yeni Vatandaşlık Yasası. Almanya çifte vatandaşlığı kabul etmiyor. Ancak Türk vatandaşları 2000 yılından önce o zaman geçerli olan yasaya göre Alman vatandaşlığına geçtiler. Vatandaş olduktan sonra da Türk vatandaşlıklarını yeniden aldılar. Bu arada 1997 ya da 98 yılında yapılan başvuruların sonuçlanması 2000 yılından sonraya da denk gelebilir, ama burada önemli olan başvuru tarihidir ve o zamanki yasalara göre değerlendirilmeleri gerekir. Biz bu konuda vatandaşlara mahkemeye başvurmalarını öneriyoruz.

Soru: Çifte vatandaşlığın kabulü bir çözüm olamaz mı?

Keskin: Biz bu konuda Almanya Türk Toplumu olarak birkaç somut öneride bulunduk. Almanya’da bu sene yürürlüğe giren Göç Yasası konusundaki önerimiz, yasa için bir geçiş süresi konulmasıdır. Çünkü bu yasa ile Vatandaşlık Yasası’nın yarattığı bir sinerji var. Vatandaşlık Yasası çifte vatandaşlığı kabul etmiyor. Bu durumda Türk vatandaşlığını alan Alman vatandaşlıkları iptal edilecek. Bu kişiler, Alman vatandaşlığını kaybetmekle daha önce sahip oldukları güvenceli oturma iznini de kaybedecekler ve Almanya’ya yeni gelmiş gibi işlem görecekler. Bu sorunun çözülmesi için bu yıl sonuna kadar süre tanınmasını istiyoruz. Almanya ve Türkiye içişleri bakanlarına bu yönde bir çağrıda bulunduk. Çifte vatandaş olanlara bir tercih süresi tanınsın. Bu süre içinde Alman vatandaşlığında kalmak isteyenler için Türk hükümeti hızlandırılmış bir vatandaşlıktan çıkarma süreci uygulasın. Alman vatandaşlığından vazgeçip Türk vatandaşı olarak kalmak isteyenlere de eski oturma izinleri, süresiz oturma izni ya da oturma hakkı gibi konumlarına geri dönme imkanı tanınsın. 40 yıldır burada yaşayan, hatta burada doğup büyümüş kişilere Almanya’ya yeni gelmiş muamelesi yapılamaz. Bu mantığa aykırı.

Soru: Aksu-Schily görüşmesinde askerliğini yapmayanların Türk vatandaşlığından çıkarılmaları konusu da gündeme geldi ve Türkiye İçişleri Bakanı, Vatandaşlık Yasası reformunda askerliğini yapmayanların Türk vatandaşlığından çıkarılmamaları koşulunu getireceklerini söyledi. Bu durum, Almanya’da doğmuş ya da yaşayan Türk gençleri açısından nasıl bir sorun yaratır sizce?

Keskin: Biz zaten Türkiye’de yeni yapılacak yasa değişikliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm vatandaşlarına bu kuralın getirilmesini öneriyoruz. Türkiye aslında, sadece askerlikle ilgili konularda değil, tüm diğer konularda, “doğuştan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan insanlar vatandaşlıktan hakkından yoksun bırakılamaz” diye bir değişiklik yaparsa tüm bu sorunlar ortadan kalkar. Vatandaşlık Yasası bu şekilde olan 21 ülke çifte vatandaşlıktan yararlanıyorlar. Almanya’da şu anda var olan yasalar buna izin veriyor, “geldiğiniz ülkenin yasası vatandaşlıktan çıkmanıza izin vermiyorsa, ben sizi vatandaşlığa kabul ederim” diyor. O zaman vatandaşlıktan çıkma ya da girme gibi sorunlar yaşanmadan çifte vatandaşlık hakkından yararlanıyorlar. Türkiye bunu yaparsa, sorun bitecek.

  • Tarih 12.04.2005
  • Hazırlayan Ayşe Tekin / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aasi
  • Tarih 12.04.2005
  • Hazırlayan Ayşe Tekin / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aasi