1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya iç istihbaratı tartışıyor

Alman iç istihbarat teşkilatında yaşanan yaprak dökümü, Anayasayı Koruma Teşkilatı'na yöneltilen eleştirileri alevlendirdi. Politikacılar, kurumda köklü reformların yapılmasını talep ediyor.

Halkın temsilcisi milletvekillerine bilgi aktaracaklarına, belgeleri imha ettiler. Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich’e göre de kamuoyunda Alman iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı’na duyulan güvenin sarsılması şaşırtıcı değil. Bu güvenin yeniden kurulması için çabalayacaklarını belirten Friedrich, kurum içerisinde görev dağılımı ve çalışma yöntemlerine ilişkin esaslı bir denetleme yapılacağını duyurdu.

Friedrich, hayata geçirilmesi öngörülen reformları şöyle özetledi: “Öncelikle bilgi toplama yöntemleri önemli. Bu cinayetlerde Neonazi terör hücresine ilişkin neden bu kadar az bilgi toplanabildi, bu sorunun yanıtı verilmeli. Böylelikle bu aşırı sağcı camianın büyüklüğü ve teşkilat çalışanlarının bir açıklamaya ulaşma şansı bulup bulamadığı ortaya çıkacak. İkinci olarak da toplanan bilgiler ne yapılıyor? Örneğin polis teşkilatı ve diğer kurumlarla iletişim çok önemli. Bu bağlamda ortak bir savunma merkezi, işbirliği yönetmelikleri konusunda önemli değişikliklerin yapılmasını öngörüyoruz. Başka hangi alanlarda değişiklik gerektiği ve milletvekillerinden oluşan bir kontrol mekanizması da denetleme sırasında değerlendireceğimiz diğer konular.”

İç istihbarat teşkilatının parmağı var mı?

Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın yıllarca Neonazi cinayetlerini ortaya çıkartamaması, bu cinayetlerin ortaya çıkıp soruşturmanın savcılığa geçtiği süre içerisinde de cinayetlerden sorumlu tutulan Neonazi terör hücresi ile bağlantılı bazı belgelerin imha edilmesi, kamuoyunda bu üç kişilik terör hücresinin üyelerinin veya üyelerinden en az birinin, iç istihbarat teşkilatı ile bağlantısı olup olmadığı şüphelerini kuvvetlendirdi. 

İçişleri Bakanı Friedrich ,“Cinayetleri aydınlatmak için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’na teşkilata muhbir veya haber elemanı olarak işe alınan veya başvuranların adlarını sunacağız. Bunu nasıl bir şekilde yapacağımızı önümüzdeki süreçte göreceğiz ama komisyondaki milletvekilleri, o zaman bu suçlamalara ne yanıt verileceğine dair kendileri bir fikir sahibi olacaklardır" diye konuştu.

"İnanması zor bir skandal"

Alman iç istihbarat teşkilatı Başkanı Heinz Fromm’un pazartesi günü istifa etmesi de, kuruma yönetilen eleştirileri dindirmeye yetmedi. Neonazi cinayetlerini aydınlatmak için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nun Başkanı Sosyal Demokrat Partili (SPD) Sebastian Edathy, Anayasayı Koruma Teşkilatı’nda 8’i Türk toplam 10 kişiyi öldürmekten sorumlu tutulan Neonazi terör hücresi ile ilgili belgelerin imha edilmesini “inanması zor bir skandal” olarak değerlendirdi ve olayın eksiksiz açıklığa kavuşturulmasını talep etti.

Razzien gegen Salafisten Innenminister Friedrich verbietet Salafistenverein

Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın bir dizi reformdan geçirileceğine işaret etti

Edathy, “Asıl önemli soru şu: Nasıl olurda üçlü bir terör grubu 10 yıl boyunca tüm Almanya çapında cinayetler işleyip soygunlar düzenler ve yeraltında saklanır ama güvenlik birimleri bu üçlünün en ufak bir izine bile rastlamaz. İşte bu konuda Anayasayı Koruma Teşkilatı’nda bilinen ne varsa, onların hepsini ben de bilmek istiyorum" şeklinde konuştu.

Zihniyet değişikliği gereksinimine vurgu

Güvenlik birimlerinin parlamento komisyonları ile işbirliğinde büyük sorunlar bulunduğunu belirten Edathy, Hessen Eyaleti Başbakanı Volker Bouffier’e de ağır suçlamalarda bulundu. Bouffier’in eyaletin içişleri bakanı olarak görev yaptığı dönemde önemli bir tanığın sorgulanmasına izin vermeyerek, Kassel’da işlenen bir Neonazi cinayetinin soruşturmasını engellediğini öne sürdü. Bouffier’in sözcüsü bu iddiaları geri çevirdi ve söz konusu tanığın iç istihbarat teşkilatı çalışanı olduğunu bildirdi.

Sosyal Demokrat Partili politikacılar, kurumda sadece personel değişikliği değil kökten bir zihniyet değişimi gerektiğini savunurken, Yeşiller Partisi teşkilatın bir sonraki başkanının kurum dışından seçilmesini öneriyor. Sol parti ise kurumun lağvedilmesini talep ediyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir

Editör: Nihat Halıcı