1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Almanya eğitimde kemer sıkıyor

Ekonomik durgunluğun devam ettiği Almanya'da devlet kültür ve eğitim alanında kesintiye gidiyor. Tasarruf tedbirleri yurtdışında bulunan Alman eğitim kurumlarını da kapsıyor.

Goethe Enstitüleri de önlemlerden etkilenecek

Goethe Enstitüleri de önlemlerden etkilenecek

Devlette ya da ailede tasarruf edilmesi gerektiği zaman ilk kesilen yer kültür oluyor. Tiyatro, konser, sinema ziyaretçileri, kitap-cd satışları azalıyor. Bir süredir ekonomik durgunluk yaşayan Almanya’da da farklı olmadı. Tiyatroların ödenekleri kesildi, orkestralar dağıldı, orjinaller yerine kopyalar tercih edilmeye başlandı. Berlin hükümetinin bütçe açığını kapatmak için yaptığı tasarruf öyle bir noktaya geldi ki, politikanın bir parçası olarak görülen Goethe Enstitüleri ya da dünyanın dört bir yanındaki Alman okullarının ödenekleri de kesildi

Bir zamanlar “filozoflar ve şairler ülkesi” olarak anılan Almanya, bugün okuma ve anlama testlerinde uluslararası düzeyin altında kalan öğrencileri ile uğraşıyor. Politikacılar ve sosyologlar bunun nedenleri üzerine tartışırken, Almanya dışındaki Alman okullarında öğrencilerin başarısı bu durumla çelişki oluşturuyor. Orta öğrenimde çocukların başarı düzeylerini ölçmek için yapılan uluslararası Pisa testinde birinci ülke olan Finlandiya’daki Alman okulu örneğin, ülkenin en iyi okullarından biri. Aynı şeyi İtalya’daki Türkiye’deki Alman okulları için de söylemek mümkün. Şimdi bu okulların bir endişesi var.

Alman öğretmen sayısı azalıyor

Almanya Dışişleri Bakanlığının gönderdiği Alman öğretmenlerin sayısının azalması. Bu haksız bir endişe değil, çünkü Dışişleri Bakanlığı’nın Almanya dışındaki 117 okul için ayırdığı bütçe kısılıyor. Yurt dışındaki Alman Öğretmenler Birliği başkanı Waldemar Greis’a göre artık bıçak kemiğe dayandı. Dün Dresden’de toplanan birlik üyeleri tasarrufun yol açtığı sonuçları tartışıyorlar. Berlin hükümetinin yurt dışındaki Alman okulları için ödeneği 1999 yılında 195 milyon euro iken, bu yıl 170 milyona düştü. Bununla birlikte izlenen politikada değişti. Örneğin Peru’nun başkente Lima’da yoksul çocuklar için verilen burslar kesildi. Mısır’ın başkenti Kahire’de eğitim verirken Almanya’ya dönen 10 öğretmenin yerine yenisi gönderilmedi.

DAAD'nin durumu

Akademik değişim programı DAAD’nin durumu da farklı değil. Genel Sekreter yardımcısı Ulrich Grothuis, Alman kurumlarının uluslararası kültür sahnesindeki kalitesinin düşeceğinden endişeli: “Kültür ve eğitime verilen destek bir sübvansiyon olarak görülmemelidir. Çünkü herkes sübvansiyonların kaldırılması gerektiği konusunda hemfikir. Eğer Goethe Enstitüsü ya da diğer kültür kurumlarının bütçeleri % 4-5 oranında düşerse, uluslararası eğitim kurumları arasında son yıllarda kazandığımız prestiji kaybederiz.”

Son yıllarda birkaç Goethe Enstitüsü’nün parasızlıktan kapatılması Alman kültür dünyasının bu sarsılmaz sanılan kurumunda tepki ve şaşkınlık yarattı. Tasarruf zorunluluğunun olmadığı dönemde Alman kültür kurumlarının çalışması uluslararası kültürde üst düzeyde niteliğine sahipti. Şimdi tasarruf döneminde ise Dışişleri Bakanlığı getiri-götürü hesabı yapmaya başladı. Bakanlık, eleştirilere tasarrufun heryerde gerekli olduğu cevabını veriyor.

"Çalışmalar tehlikede değil"

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Rolf Ankermann, yurt dışındaki Alman okullarının “Alman kültürünün tanıtılması ve farklı kültürlerin biraradalığı açısından uluslararası kültür ve eğitim politikasının bir parçası olduğunu” kabul ediyor ve çalışmalarını tehlikede görmüyor. Ancak Yurt Dışındaki Alman Öğretmenler Birliği bundan emin değil, bu yüzden de şimdi iş adamlarından yardım bekliyorlar. Dresden’deki toplantıya iş dünyasının temsilcilerini çağıran öğretmenler, yurt dışındaki Alman okullarında yetişenlerin daha sonra Alman şirketlerinde çalıştığını, sonuçta iş dünyasının da bu okullardan yararlandığını vurguluyorlar.