1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

D Afghanistan-Einsatz Bundeswehr

6 Nisan 2010

Afganistan misyonuna en büyük desteği veren ülkelerden Almanya, sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Alman Ordusu’nun üç mensubunun Taliban saldırısında ölmesi, Berlin’deki tartışmanın çapını daha da büyüttü.

https://p.dw.com/p/Moex
Fotoğraf: AP

Afganistan’ın Kunduz kenti yakınlarında Taliban'la yaşanan çatışmalarda geçtiğimiz cuma günü üç Alman askerinin hayatını kaybetmesi, sekizinin de yaralanması büyük tepkiye yol açmıştı. Alman askerlerinin cenazelerini karşılayan Almanya Savunma Bakanı Karl-Theodor zu Guttenberg de, Afganistan’da yaşananlarla ilgili olarak ilk kez açıkça ‘savaş’ sözcüğünü kullanmıştı. Almanya olayın yaşandığı günden bu yana Afganistan'a gönderilen askerlerin yeterli donanıma ve eğitime sahip olup olmadıklarını tartışıyor.

Afganistan'da üç Alman askerinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan çatışmanın ardından Alman hükümetine getirilen en büyük eleştiri, askerlerin göreve gönderilmeden önce donanım eksiklikleri nedeniyle yeterli eğitimi alamamaları. Örneğin Almanya'da “dingo” adı verilen zırhlı personel taşıyıcı araçların yetersizliği nedeniyle, askerlerin çoğu bu yaklaşık dokuz ton ağırlığındaki araçlarla ilk tecrübelerini ancak göreve başladıklarında yapabiliyor. Afganistan'a gönderilmesi planlanan savaş helikopterlerinin teslimatının fazlasıyla gecikmiş olması ve istihbarat toplamak için gönderilen ve yerden kontrol edilen pilotsuz uçakların azlığı da diğer başlıca eleştiri unsurlarını oluşturuyor.

“Yeterli teçhizata sahip değiller”

Federal Meclisin Alman Silahlı Kuvvetleri Raportörü Reinhold Robbe, Seedorf'taki askerleri göreve gönderilmeden önce ziyaret ettiğini ve ziyareti sırasında askerlerin olası çatışma durumunu gerçeğine yakın şekilde canlandırmak için yeterli teçhizata sahip olmadıklarından yakındıklarını belirtti. Robbe bu sözleriyle yıllık raporunda kullandığı "Askerlerin Almanya'da eğitimleri sırasında kullanılacak yeterli sayıda 'Dingo' ve 'Dupo' cinsi zırhlı araç bulunmadığı" ifadesine de gönderme yaptı.

Federal Alman Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Ruprecht Polenz ise bu eleştiriyi kabul etmediğini belirtti. Polenz kendilerine ulaşan askeri bilgilere göre askerlerin tüm ihtiyaçlarının karşılandığını savundu:

"Alman ordusunun Afganistan'da bazı ihtiyaçları olduğu ve bunların karşılanmadığı yönünde bir bilgiye sahip değilim. Askerlerimizi bu göreve göndermeden önce yeterince eğittiğimizi ve ihtiyaç duydukları donanımı kendilerine sağladığımızı düşünüyorum. Aksi takdirde kimse yaşanabileceklerin sorumluluğunu üstlenemez."

“Modern gözetleme cihazlarından mahrumuz”

Eski Genelkurmay Başkanı Harald Kujat da Afganistan'daki Alman askerlerinin modern gözetleme cihazlarından mahrum olduğunu kaydetti. Kujat, "Bu ülke aslında hayatını kaybeden genç Alman askerlerinin ihtiyaç duydukları tüm teknik altyapıyı sağlayabilecek durumdadır." dedi. Savunma bakanlığı ise bu iddiayı reddetti. Bakanlık, Alman askerlerinin gerekli tüm donanıma sahip olduklarını ve çatışmanın yaşandığı bölgenin yerden kumanda edilen uçaklarla takip edildiğini belirtti.

Bu yılın Ocak ayında Genelkurmay Başkanlığına atanan Volker Wieker ise çatışma sırasında bilinçli olarak hava desteğinde bulunulmadığını açıkladı. Wieker, sivil halktan kayıp verilmemesi ve kara birliklerinin zarar görmemesi için hava desteğinin tercih edilmediğini, bunun yerine sadece alçak uçan uçaklarla Taliban birliklerini püskürtmek için gövde gösterisi yapıldığını belirtti. Geçtiğimiz eylül ayında Alman Albay George Klein, Taliban tarafından kaçırılan iki yakıt tankerinin havadan vurulması emrini vermiş, operasyonda birçok sivilin hayatını kaybetmesi dünya çapında büyük tartışmalara neden olmuştu. Alman ordusu bu olaydan beri Afganistan'da verilen askeri kararlarda ihtiyatlı davranmayı tercih ediyor.


© Deutsche Welle Türkçe

Nina Werkhäuser / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Ahmet Günaltay