1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanlar nüfus sayımına gönülsüz

Tüm AB üyesi ülkeler 2011 yılı içinde nüfus sayımı yapmakla mükellef. Veri güvenliği konusuna büyük önem veren Almanların bir bölümü, kişisel bilgilerin suistimaline neden olabileceği gerekçesiyle sayıma sıcak bakmıyor.

default

2008 yılında kabul edilen bir AB yönetmeliği uyarınca, tüm AB üyesi ülkeler 2011 yılı içinde nüfus sayımı yapmakla mükellef. Almanya'da nüfus sayımı pazartesi gününden itibaren başlıyor. Sayım Türkiye'de alışık olunduğu üzere nüfus memurlarının evleri tek tek gezmesi yoluyla değil, gönderilen nüfus sayımı formlarının doldurulup geri postalanması şeklinde gerçekleştirilecek. Ancak sayım Almanya'yı ikiye böldü. Nüfus sayımına karşı basın kampanyası yürütülüyor.

Almanya son nüfus sayımını iki Almanya'nın birleşmesinden önce yaşamıştı. 1987 yılında yapılan son sayım büyük protestolara sahne olmuştu. Almanların veri güvenliği konusunda bu kadar hassas olmaları boşuna değil. 1930'larda yapılan nüfus sayımlarından toplanan bilgiler ışığında, Nasyonal Sosyalistler için İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudileri tespit etmek âdeta çocuk oyuncağı olmuştu.

Deutschland Volkszählung Zensus 2011 Symbolbild

Sayım, gönderilen nüfus sayımı formlarının doldurulup geri postalanması şeklinde yapılıyor

Basın kampanyası yürütülüyor

Bu kez protestolar son sayımda olduğu kadar büyük olmasa da nisan ayından bu yana sayımlara karşı bir basın kampanyası yürütülüyor. Bu kampanyanın destekçilerinden olan Nüfus Sayımı Çalışma Grubu'nun temsilcisi Michael Ebeling, nüfus sayımı için doldurulan formlardaki verilerin anonim olmayışının veri güvenliğiyle ilgili önemli bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Ebeling "Yasaya göre veriler dört yıl boyunca anonim hale getirilmeyecek. Hatta bazı durumlarda bu sürenin altı yıla kadar uzaması mümkün ki bu da 2017 yılına tekabül ediyor. Öte yandan bence verilerin sadece birkaç gün veya hafta bile tamamen anonim hale getirilmeden saklanması fazlaca riskli" şeklinde konuşuyor.

Avrupa Parlamentosu Yeşiller Milletvekili Jan Philipp Albrecht de kişisel bilgilerin bu şekilde saklanmasına karşı olanlardan. Albrecht "İhtiyaç ortadan kalktığı anda bu verilerin imha edilmesi gerek. Söz konusu nüfus sayımındaysa bu konudaki tutumla ilgili eksiklikler görüyorum. Verilerin değerlendirilebilmesi için bu verilerin ait oldukları kişinin kimlik bilgileriyle beraber uzun yıllar saklanması öngörülüyor. Bence bu veri güvenliği normlarına aykırı... Nüfus sayımı başlamadan bunun düzeltilmesi şart" açıklamasını yapıyor.

Düzeltme için çok geç

Ancak düzeltme için artık çok geç. AB İstatistik Kurumu Eurostat'ın genel müdürü Walter Radermacher’e göreyse endişeler yersiz. Radermacher özel sektörle kıyaslandığında bu kamu istatistiklerinin maksimum veri güvenliğine sahip olduğunu savunuyor.

Peki, AB nüfus sayımıyla elde edilecek bu bilgilere neden ihtiyaç duyuyor?

Radermacher, AB sınırları içinde üye ülkeler arasında karşılaştırılacak verilere ihtiyaç duyulduğunu kaydediyor. Eurostat genel müdürü, nüfus sayımı sırasında yöneltilen soruların arasında kişinin göçmen kökenli olup olmadığı gibi soruların yer almasını da olumlu buluyor.

Walter Radermacher

Walter Radermacher

Radermacher, "Uyum politikasını körlemesine sürdüremezsiniz. Göçmenlerin ne iş yaptığını, nasıl bir eğitim aldıklarını, serbest çalışıp çalışmadıklarını bilmelisiniz. Örneğin okulların planlanması ve uyum politikasının ortaya konması için bu verilere muhakkak sahip olmamız gerekiyor" diyor.

"Kişisel veriler zaten internette dolaşıyor"

Nüfus sayımını destekleyen kişilerin başlıca savunmalarından biri de sosyal ağlar üzerinden internet yoluyla çok birçok kişinin zaten daha detaylı olarak kişisel bilgilerini paylaşıyor oluşu.

Avrupa Parlamentosu Yeşiller Milletvekili Jan Philipp Albrecht'e göre asıl tartışma konusu kimin ne kadar kişisel veri paylaştığından ziyade, veri güvenliği hakkına ne kadar sahip çıkıldığı. Albrecht "Bugün yöneltilen soru daha çok şu: Veri güvenliğiyle ilgili haklarım gözetiliyor mu? Ve bu noktada bu hakların yeterince gözetilmediği kanısındayız. O yüzden insanların buna karşı çıkmalarını ve örneğin nüfus sayımını boykot etmelerini gayet iyi anlayabiliyorum" yorumunu yapıyor.


© Deutsche Welle Türkçe

Christoph Hasselbach / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Murat Çelikkafa

Önerdiğimiz linkler

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN