1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Almanlar milli sembolleriyle barışıyor

Tarihi nedenlerden ötürü bayrak ve milli marş gibi değerlere temkinli yaklaşmayı tercih eden Alman halkı, siyah, kırmızı ve altın sarısı renklerine artık daha faklı bir gözle bakıyor. DW'den Antje Allroggen'ın haberi.

Almanlar, milli sembolleri ile yeni yeni barışıyor

Almanlar, milli sembolleri ile yeni yeni barışıyor

"Ben devletimi değil, eşimi seviyorum." Eski Almanya Cumhurbaşkanı Gustav Heinemann, "Ülkeniz için ne hissediyorsunuz?" diye sorulduğunda bir zamanlar bu cevabı vermişti.

Eski Almanya Cumhurbaşkanı Gustav Heinemann

Eski Almanya Cumhurbaşkanı Gustav Heinemann

Almanlar, bir zamanlar, özellikle de II. Dünya Savaşı'ndan sonra ulusal simgelerle mesafeli bir ilişki kuruyordu. Oysa son yıllarda Almanlar, bayraklarını çekinmeden sallıyor, milli marşını da daha yüksek sesle söylüyor. Ve Almanya'nın şimdiki Cumhurbaşkanı Horst Köhler de net bir ifade ile "Ben ülkemi seviyorum" diyor. Köhler, Almanya'nın Bonn kentinde "Bayrağını Saklama - Almanlar ve Ulusal Sembolleri" adlı serginin açılışını yaptı. "Haus der Geschichte" adlı Tarih Müzesi'nde açılan sergi, Almanların ulusal sembolleri ile olan ilişkisini anlatıyor.

"Bira, sosis, Brandenburg Kapısı, Köln Katedrali, Mercedes..."

İşte bunlar "Almanların sembolleri nedir" diye sorunca aklına gelenler...


Sadece bez parçası değil!

DHM Deutsches Hostorisches Museum in Berlin Eröffnung Angela Merkel

Kimileri de kartal, Alman bayrağı ya da Alman bayrağının renkleri olan siyah, kırmızı ile sarı demeye cesaret ediyor. Zira milli sembolleri ile yeni yeni barışan Almanlar, tarihindeki karanlık sayfalar yüzünden milli simgeleri yıllar boyunca bir tabu olarak gördü. Bayrak, ordu marşları ve askeri yürüyüşler, Nasiyonal Sosyalizm dönemini hatırlattı hep. Nazilerin milli sembolleri sık sık kullanması ve Adolf Hitler'in, o dönemde "Almanlar için kutsal sembol hep milli bayrağı olmuştur. O sadece bir bez parçası değil, varlığımızın ve sorumluluklarımızın bir kanıtıdır" şeklinde sözleri, Nazi döneminin ardından Almanların, milli öğelere mesafe koymasına neden oldu. Bu yüzden Almanlar hala temkinli: "Arada bir Milli Takım'ın formasını giyiyoruz ya da arabaya milli bayrağımızı asıyoruz. Ama öylesine giyip etrafta dolaşmam, duvara asmam."


Bayrağını saklama!

Ein Soldat der Bundeswehr

"Eğer başka ırktan insanları kızdırmak için değil sadece sebep futbolsa benim için olur ama bazıları sağında solunda Hollandalı yaşadığı halde, gidiyor bahçesine üç tane Alman bayrağı asıyor. Bunu doğru bulmuyorum"

Temkinli olsalar da artık Almanlar da tarihi geride bırakıp milli sembolleriyle barışmaya başladı. Bunun örneklerinden biri de Bonn kentinde açılan "Bayrağını Saklama - Almanlar ve Milli Sembolleri" adlı sergi. Serginin hazırlık aşamasında görev alan Iris Bender, bu sergide Almanların, tarihinde sembolleriyle yaşadığı çelişkili hikayesinin anlatıldığını belirtiyor: “Federal Almanya Cumhuriyeti'nde milli marş ya da yeni federal bayrak gibi semboller uzun süre konuşuldu ve işte bu tartışma bu mekanda sergileniyor. Ayrıca görülüyor ki her iki Alman Devleti de her seferinde 1848 geleneklerine uzanıyor. Ama her ikisi de bunu farklı tarzda yapıyor. Eski Demokratik Alman Cumhuriyeti, barikatlara karşı mücadele ve devrimci bir geleneğe, Federal Cumhuriyet'te ise Aziz Paul Kilisesi'nin parlamenter geleneğine değiniliyor."


“Normalleşme süreci”

Archivbild Tag der Deutschen Einheit

Almanya'nın Frankfurt kentinde bulunan Aziz Paul Kilisesi'nde 18 Mayıs 1848'de ilk kez serbest seçimle oluşan milli meclis toplanmıştı. Bu nedenle sergide de Paul Kilisesi, Almanların önemli sembollerinden biri olarak yer alıyor. Çeşitli dönemleri ve sembollerini bölümlerle anlatan sergide Brandenburg Kapısı ise Doğu ve Batı Almanya'nın birleşimini sembolize ediyor. Ve değişen Almanya'nın renkleri siyah, kırmızı ve altın sarısı ön plana çıkıyor. Ve en sonunda da Almanların milli sembolleriyle barışmasına neden olan 2006 Dünya Futbol Şampiyonası yer alıyor. Evlerin, arabaların camlarına asılan, çılgınca sallanan milyonlarca bayrak. Almanların ev sahipliği yaptıkları geçtiğimiz Dünya Futbol Şampiyonası'nda bayrağıyla barıştığı vurgulanıyor. Bu sergi, sembollerin eski kötü amaçla kullanımından arındığı, Almanya'da yeni bir yurtseverliğin yaşandığına işaret ediyor. Federal Almanya Tarih Müzesi Vakfı Başkanı Hans Walter Hütter de bu görüşte:

"Almanların ulusal sembolleriyle artık daha az huzursuz hissettikleri intibası ediniyoruz. Daha rahat hissediyorlar. Öyle söylemek gerekirse hatta belki de normalleşti."

Sergi, mutlu bir tablo ile bir yaz rüyasıyla bitiyor. Ancak günümüzde hala radikal insanların, ulusal sembolleri aşırı sağcı ideolojileri için kullandıkları gerçeği konusunda suskun kalıyor.