1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanca'da "mahalle" açılımı

Göçmenlerin kullandığı "valla, hadi, canım" gibi Türkçe sözcüklerin karıştığı Almanca'yı dil bilimi uzmanı Heike Wiese "Mahalle Almancası" olarak adlandırıyor ve bunun yeni bir diyalekt olduğunu savunuyor.

Almanya’da yaşayan Türk kökenli gençlerin kendi aralarında konuştuğu Almanca, yıllarca özellikle muhafazakâr çevreler tarafından “yanlış” olarak nitelendirildi. Türk kökenli yazar Feridun Zaimoğlu'nun 1995 yılında yayımlanan Kanak Dili adlı romanıyla, bu dil ilk kez dikkati çekti.

Göçmen kökenli gençlerin konuştuğu Almanca’yı inceleyen Potsdam Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Heike Wiese'ye göre ise bu dil Almanca'da yeni bir diyalekt. Wiese, Berlin'de göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Neukölln ve Kreuzberg semtlerinde yaşayan gençlerin konuştuğu dil üzerine yaptığı incelemeleyi Türkçe'ye “Mahalle Almancası” olarak çevrilebilecek “Kiezdeutsch” adlı kitapta topladı.

Prof. Dr. Heike Wiese

Prof. Dr. Heike Wiese

Mahalle Almancası, yeni bir diyalekt

Berlinli dil bilimi uzmanı Heike Wiese, “Mahalle Almancası” olarak adlandırdığı dilin “yeni bir diyalekt” olduğunu ve bu dilin Almanya'nın kentlerinde oluştuğunu belirtiyor.

"Özellikle farklı kökenlere sahip gençlerin yaşadığı bölgelerde" bu dilin geliştiğini kaydeden Wiese, "bu gençler arasında Almanların yanı sıra, belki kendileri değil ama aileleri Türkiye'den gelen çok sayıda gencin olduğunu" söylüyor.

Mahalle Almancası'nın özellikleri

Evde Türkçe veya Arapça, okulda ve sokakta Almanca konuşan gençlerin geliştirdiği bu dile “canım, valla, lan, hadi” gibi sözcükler karışıyor.

Wiese, ancak Türkçe sözcüklerin de Almancalaştırıldığını belirterek, “Örneğin Arapça'dan gelen ‘vallahi' kelimesi, Türkçe telaffuz edildiğinde ‘valla' denir. Bunun gibi ‘canım' kelimesi de Almanca gibi telaffuz ediliyor, Türkçe açısından yanlış olacak bir şekilde, –i ile yazılıyor” şeklinde konuşuyor.

Ankunft Türkische Gastarbeiter - Entwicklung der Migration nach Deutschland

60'lı yıllarda Almanya'ya gelen Türkler Almanca dilini de etkiledi

Bu dil, Almanca bir cümle içindeki sözcüklerin dizilişini alt üst ediyor. Ayrıca Mahalle Almancası'nda, Alman dilinin bir özelliği olan ve sözcükleri tanımlayan ‘artikeller' çoğu zaman kullanılmıyor.

"Yanlış konuşulan Almanca değil"

Almanca'nın gelişimi üzerine araştırmalar yapan Wiese, bu şekilde konuşulan Almanca'nın yanlış olmadığını, bu dilin kendine özgü dilbilgisi kuralları olduğunu vurguluyor. Wiese'ye göre Mahalle Almancası, Alman dilini zenginleştiriyor. Wiese, bunu şöyle açıklıyor:

"Her dilde olduğu gibi, Almanca da tek bir çeşit değil. Tek bir Almanca yok, dilin içinde çeşitli stiller, lehçeler, konuşma şekilleri mevcut. Hepimiz Almanca'yı yerine göre farklı şekillerde konuşuyoruz. Almanca, bu çeşitliliği bir araya getiren bir üst kavram. Eğer bu dile yeni bir diyalekt eklenirse, elbette çeşitlilik artar, böylelikle Almanca'daki imkânlarımız da çoğalır."

Gençlerin dil sorunu

Bazı muhafazakâr Alman siyasetçiler ve uzmanlar, göçmen kökenli gençlerin Almanca'yı pek iyi konuşamadığını savunarak, bu gençlerin daha iyi Almanca öğrenmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. Wiese, gençlerin Almanca konusundaki sorunlarının, Mahalle Almancası ile bağlantısı olmadığına dikkat çekiyor. Wiese, şunları kaydediyor:

"Standart Almanca dediğimiz, yani okulda öğretilen yazı dilini iyi bilmeyenler de var. Ama bunun Mahalle Almancası ile ilgisi yok. Bu Almanya'nın genel bir sorunu, Alman kökenli gençler arasında da, Türk kökenli gençler arasında da, okula başladıklarında resmî yazı dilini bilmeyenler görülüyor. Bu bizim eğitim sistemimizin bir sorunu.”

Wiese, gençlerin Almanca'da yaşadığı sorunların kökene değil, ailesinin sosyal durumuna bağlı olduğunu ifade ediyor.

Mahalle Almancası'nın gençler arasındaki konuşma dili olduğunu vurgulayan Wiese gençlerin babalarıyla veya öğretmenleriyle bu şekilde konuşmadığını belirtiyor. Wiese, araştırmaya katılan gençlerin kendisiyle Mahalle Almancası ile konuşmadığını söylüyor. Wiese, gençlere kayıt cihazları verdiklerini, gençlerin kendi aralarındaki konuşmaları kaydettiğini, ardından bu konuşmaları incelediklerini belirtiyor.

Balkanmeile

Tehdit mektupları alıyor

1990'lardan beri göçmen gençlerin dili üzerine araştırmalar yapan Wiese'nin, “Mahalle Almancası yanlış konuşulan Almanca değil, Almanca'da yeni bir diyalekttir” tezi, dil bilimi uzmanları arasında genellikle kabul görüyor. Ancak Wiese, bu tezi nedeniyle tehdit mektupları da alıyor.

Wiese, kendisine tehdit mektupları yazan kişilerin kim olduğunu bilmediğini belirterek, “Burada çok açık olan şey, (mektuplarda) biz ve siz ayrımının yapılıyor olması. Yani göçmen kökenlilerin, sosyal açıdan zayıf olanların dışlanması söz konusu. Yoksul semtler, çok dilli olan topluluklar olumsuz olarak görülüyor. Yani bunlar, çeşitliliği kabullenmekte zorlanan insanlar” diyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber : Jülide Danışman

Editör: Ahmet Günaltay