1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Alman hükümetinin hareket alanı daralıyor

Son açıklanan rakamlar, Alman ekonomisi için umut veriyor. Yine de istihdam piyasasındaki olumsuz gelişmeler, vergi indirimi gibi ciddi vaatlerde bulunan yeni Alman hükümetinin imkânlarını kısıtlıyor.

default

Çok kötü durumlarda en ufak bir umut ışığı bile sizi sevindirmeye yetebilir. Ekonomik kriz döneminde dün Berlin’de açıklanan sonbahar yarıyıl tahminleri de Almanya'da benzer bir etki yarattı. Zira Alman ekonomik araştırmalar enstitüleri önümüzdeki yıl için yüzde 1,2 oranında büyüme öngörüyor. Bu tahmin, Alman ekonomisinin gerçek anlamda bir canlanmadan henüz uzak olduğunu gösterse de geleceğe dönük bir umut ışığı sayılabilir.


GSYİH yeniden yükselişte

Borsalar yükselişte, Alman şirketlerinin durum değerlendirmeleri iyileşiyor, gayrisafi yurtiçi hâsıla yaz başından bu yana yeniden yükselişe geçti. Ancak önde gelen Alman ekonomik araştırma enstitüleri bu olumlu gelişmelerin, Almanya’nın büyük adımlarla krizden çıktığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguluyor. Ren-Vestfalya Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’nden Roland Döhrn çok fazla iyimser olunmaması gerektiği uyarısında bulunuyor:

"Şu anki iyileşme, sürekli olmayacaktır. Gerçi, dünya genelindeki durgunluktan özellikle etkilenen ihracat ekonomisinde iyileşme olduğu yönünde işaretler artıyor. Ancak hızlı bir canlanmanın önünde hala frenleyici ciddi unsurlar bulunuyor.”

Bu unsurların başında, dünya genelindeki konjonktür tahminleri geliyor. Kalkınmakta olan ülkeler ya da hızla iyileşme kaydeden Asya sayılmazsa, konjonktür tahminleri pek iç açıcı değil. Bu ülkelerdeki iyileşme, ihracatının dörtte üçünden fazlasını AB ve ABD'ye yapan Alman ekonomisine yarar sağlamıyor. Ayrıca istihdam piyasasında giderek kötüleşen durum, özel tüketim harcamalarını da olumsuz etkiliyor.


127 milyar euroluk ek borçlanma

Rakamlarla ifade etmek gerekirse Alman ekonomisinde 2010 yılı için öngörülen büyüme oranı yüzde 1.2. İşsiz sayısının dört milyonun üzerine çıkacağı yönündeki öngörüler dikkate alındığında bu, devlet bütçesi açısından hiç de olumlu bir tablo ortaya koymuyor. Uzmanlar 2010 yılında 127 milyar euroluk ek borçlanmaya gidileceği tahmininde bulunuyor. Bu da bütçe açığında yüzde beşi aşan artış anlamına geliyor. Münih merkezli İfo Enstitüsü’nden Kai Carstensen, tüm bu veriler dikkate alındığında yeni kurulacak Alman hükümetinin vergi indirimi gibi vaadlerde siyasi hareket alanının büyük ölçüde kısıtlanacağını belirtiyor:

"İlkesel olarak gayet tabi ki devletin yurttaşların vergi yükünü azaltmaya çalışması memnuniyet verici bir şey, Bu büyümeyi, çalışma şevkini ve rekabet gücünü teşvik eder. Ama bunu bir şekilde finanse edebilmeniz gerekiyor ve bunu da krediyle yapamazsınız. Bu şu anlama geliyor: Vergi indirimi isteyen, bu muazzam bütçe açığının nasıl dengeleneceğini de ortaya koymalı. İkisi birbiriyle ilintili. Sadece birini gündeme getirmek sizi hedefe ulaştırmaz.”


Tasarrufa çağrı

İşte tam da bu nedenle ekonomik araştırma enstitüleri, sonbahar tahminleri çerçevesinde hükümeti tasarrufa çağırıyor. Ancak kemerlerin hemen değil, 2011 yılında, konjonktür yeniden dengeye oturduğunda sıkılması isteniyor.

Uzmanlar alınacak önlemlerin orta vadeli ekonomik duruma bağlı olduğunun da altını çiziyor ve durumdaki belirsizliklere dikkat çekerek somut saptamalardan kaçınıyor.

Alman ekonomik araştırma enstitülerinin sonbahar tahminlerindeki umut ışığı ise, dünya çapında iyileşmenin sanılandan çok daha hızlı yaşanması olasılığı.

Sabine Kinkartz / Çeviri: Değer Akal

Editör: Beklan Kulaksızoğlu