1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Alman hükümetinin 4 yıllık karnesi

Almanya’da 40 yıl aradan sonra Hrıstiyan Birlik partileri ile Sosyal Demokrat Parti arasında kurulan büyük koalisyon, görevi bir ay sonra devretmeye hazırlanıyor. Hükümetin bilançosunu DW’den Bernd Gräßler çıkardı.

default

Büyük koalisyonun ortakları, seçimler yaklaştıkça sık sık muhalefetin eleştirilerine maruz kalıyor. Muhalefet partileri, sosyal demokrat Sağlık Bakanı Ulla Schmidt’i İspanya tatili sırasında makam aracını usulsüz kullanmakla, Hrıstiyan Birlik Partili Ekonomi Bakanı Karl-Thedor zu Guttenberg’i ise vergileri boşa harcamakla suçluyor. Hür Demokrat Parti'den Jürgen Koppelin, iktidar partilerinin birbirlerine imtiyaz tanıdıkları görüşünde. Koppelin, “biz artık konunun içine giremiyoruz, zira koalisyon tamamen kapalı kapılar ardında kararlar alıyor. Şunun geçerli olduğunu görüyoruz: ‘Eğer sen benim bakanım Guttenberg’in üstüne gitmezsen, ben de senin bakanın Schmidt’in üstüne gitmem" şeklinde konuşuyor.

Almanya'da 2005 yılı seçimlerinden sonra “büyük koalisyon” kurulduğunda, bu hükümetin dört yıl boyunca yönetimde kalabileceğine pek ihtimal verilmiyordu. Zira sosyal demokratların, Angela Merkel başkanlığındaki bir hükümetin koalisyon ortağı olmayı kabul etmesi beklenmiyordu. Dönemin Soysal Demokrat Parti Genel Başkanı Gerhard Schröder de böyle bir koalisyonun kendileri açısından mümkün olmadığını açıklamıştı.

Mantık evliliği

Fakat iki parti adeta bir mantık evliliği yaptı. Meclisin üçte iki çoğunluğuna sahip olan bu güçlü koalisyon hükümeti en büyük zorluğu ise büyük bankaları etkisi altına alan küresel finans krizi karşısında yaşadı. Hükümet, krizin derinleşmesinde pay sahibi olmakla eleştirilse de kriz yönetimi nedeniyle övgü aldı. Eski Uluslararası Para Fonu Başkanı ve Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler, hükümetin tutumunu şu sözlerle övdü: “Hükümetin kriz yönetiminde çok başarılı bir iş çıkardığını, doğru, hızlı ve ölçülü davrandığını ben de söylemek istiyorum.”

Kriz döneminde, koalisyon partileri ortaya çıkan ‘acil durum' nedeniyle ideolojik farklılıklarını bir kenara bıraktı. Hükümetin mecliste üçte iki çoğunluğa sahip olması, hızlı karar almayı kolaylaştırdı. Böylelikle konjonktürü teşvik paketleri, üst düzey yöneticilerin maaşlarına kısıtlama getirilmesi, hatta Almanya’nın en büyük emlak bankası Hypo Real Estate’in devletleştirilmesi gibi önlemler hızlı şekilde yürürlüğe kondu.

Başarılar, başarısızlıklar

Ancak koalisyon partileri, seçimler nedeniyle gündeme getirmek istediği konular nedeniyle anlaşmazlıklar da yaşadı. Örneğin Başbakan Angela Merkel’in ilgi çekecek şekilde kamuoyunun karşısına çıkması, zaten dışişlerindeki yetkisini tehlike altında gören sosyal demokratları daha da kızdırdı. Böylece “büyük koalisyon”a diğer partinin başarılarını çekememe, ideolojik görüş ayrılıkları ve yetkilere ilişkin tartışmaların gölgesi düştü. Büyük koalisyonun en büyük reform projesi olan sağlık reformu kâğıt üzerinde hazırdı; ancak reformun finansal boyutu ortaya çıkınca geri adım atıldı. Ayrıca vergi reformu da ertelendi.

Büyük koalisyon dönemi, Almanya’nın iç politikasına yönelik kimi konularda ise başarılı olarak değerlendiriliyor. Doğum ücretinin 14 aya kadar uzatılması bunun bir örneği. Göçmenlerin uyumuna ilişkin siyasi girişimler, Müslümanlarla diyaloğun güçlendirilmesi ve iç güvenlikte daha sıkı uygulamalar gibi icraatlerin altında Hrıstiyan Birlik partilerinin imzası bulunuyor. Ancak öte yandan emeklilik yaşının 67'ye yükseltilmesi ve bazı branşlarda asgari ücretlerde de değişikliğe gidilmemesi gibi tartışmalı politikaları ise Sosyal Demokrat Parti'ye puan kaybettirdi.

Merkel'in arzusu

Zaman zaman eleştirilere maruz kalsa da büyük koalisyonun dört yıllık performansı, tahmin edilenden daha iyi oldu. Ancak Başbakan Angela Merkel yine de Sosyal Demokrat Parti yerine liberal Hür Demokratları koalisyon ortağı olarak görmeyi arzuladığını hemen her fırsatta dile getiriyor. Merkel, “biz, insanların teşvik edilmesi, yeni istihdam olanaklarını yaratılması gibi alanlardaki hedeflerimize Hür Demokrat Parti ile daha iyi şekilde ulaşabiliriz. Büyük koalisyonun iyi icraatları olmadığını söylemiyorum, ama bir hükümet değişikliği istediğimiz dile getiriyorum" diyor.


Bernd Gräßler / Çeviri: Başak Özay

Editör: Hülya Köylü

Önerdiğimiz linkler