1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Alman gençliği Kilise’ye soğuk bakıyor

Almanya’nın Köln kentinde 16-21 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek olan Dünya Gençlik Buluşması’nin temel amacı, gençleri yeniden Katolik Kilisesi’ne yakınlaştırmak. Ama Batı Avrupa gençliği, Kilise’ye pek ilgilenmiyor.

Gençlerin çok az bir bölümü kiliseye düzenli olarak gidiyor

Gençlerin çok az bir bölümü kiliseye düzenli olarak gidiyor

Almanya’daki kiliselerin tek derdi parasal konular değil. Kiliseye gelenlerin sayısı giderek azalıyor. Toplum giderek dinden ve Kilise’den uzaklaşıyor. Shell Almanya’nın 2000 yılında yaptırttığı bir araştırma, Almanlar'ın dini konulara yaklaşmını gözler önüne serdi: Din, Almanlar'ın gündeklik hayatında hemen hemen hiç yer tutmuyor. Almanların dini konulardaki bilgileri, yok denecek kadar az. 82 milyon nüfuslu Almanya’da halkın sadece yüzde 65’i kiliselere bağlı.

Gençlerde durum daha da vahim

Araştırmalar, gençlerin sadece yüzde 5’inin kiliselerdeki Pazar ayinlerine katıldığına işaret ediyor. Katılanların çoğunluğu da düzenli olarak gitmiyor kiliseye. Köln'lü genç bir kız olan Katrin, birçok gencin bu konuda düşündüklerini dile getirerek, “Bence Kilise elitist ve dünyada olup bitenlere çok uzak. Kendi işini yaparken, insanlarla gerçekten ilgilenmiyor, insanlara yakın durmuyor” diyor

Bireysel inanç sistemi

Katrin’in anlattıkları, Shell Araştırması’ndan çıkan sonuçlarla büyük oranda örtüşüyor: Kiliseler, daha doğrusu dini bir yapılanma olarak Kilise, tek tek rahipler değil ama, piskoposlar, kardinaller, onların toplumsal konumları, gençleri fazlasıyla ürkütüyor.

Gençler, Kilise’nin taraf olmadığını düşünüyor. Kendilerini ilgilendiren konularda, Kilise’nin görüş belirtmemesinden rahatsızlar. Shell Araştırması’na göre, kiliselerin öne çıkarttığı sosyal duyarlılık ve aile kavramları, gençlerin değer sistemlerinde önemli bir tutuyor ama buna karşılık gençler için, insan hakları ve çevre örgütleri, Kilise’den daha önemli. Gençler arasında dine olan eğilim artsa da, bu gençlerin Kilise’ye bağlılıklarının arttığı anlamına gelmiyor. Kendilerine göre bir inanç biçimi geliştiriyorlar. Gençlere psikolojik danışmanlık yapan Gregor Giele’ye göre gençlerin dine yönelmelerinin sebebi, stresli yaşam biçimleri:

Stres, yapılacak işlerin çok olması değil, psikolojik gerginlik halidir. Psikolojik gerginlik, gençlik döneminde yoğun oluyor. Çünkü insan bu dönemde kendini buluyor, bu dönemde ailesinden kopuyor, bu dönemde kendi bedenini tanıyor...

Gençler hayatlarını kendi ellerine almak durumunda. Toplum onlara birçok seçenek sunuyor. Ne aile ne de toplum onları yönlendirmiyor artık. Kendileri seçmek zorunda.”

Dogmalara hayır

Shell Araştırması’na katılan gençlere göre, hayatta, para ve kariyerden daha önemli şeyler var. Bireysel inanç, kurumsal din anlayışından önce geliyor. Gençler kadere, yüce bir güce inanıyor, fakat Kilise’nin öğretileriyle çok ilgilenmiyor. Köln’deki Dünya Gençlik Buluşması’na gelen gençler için de aynı durum söz konusu. Onlar için bu buluşma, sadece toplu bir etkinlik. Köln’deki Dünya Gençlik Buluşması, gençleri Vatikan’ın çizgisine çekemeyecek. Çünkü örneğin gebelikten korunma veya eşcinsellik gibi konularda gençler, Katolik Kilisesi’nden farklı düşünüyor. Uzun lafın kısası: Gençler, “Dine evet, ama dogmalara hayır” diyor.

  • Tarih 11.08.2005
  • Hazırlayan Carola Hossfeld
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaWV
  • Tarih 11.08.2005
  • Hazırlayan Carola Hossfeld
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaWV