1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Alman ekonomisinin öncü kuvvetleri işbaşında

İhracat ağırlıklı ülkelerden Almanya’da dış ticaret odalarının önemi küresel krizle birlikte daha da arttı. Alman Ticaret Odası, 2010 Dünya Futbol Şampiyonası’nın oynanacağı Güney Afrika’da faaliyetlerini yoğunlaştırdı.

default

Dış ticaret hacmi en yüksek ülkelerden biri olan Almanya’nın dünyanın dört bir köşesinde ticari ortakları var. İhracat ve ithalatla uğraşan Alman şirketleri 80’in üzerindeki ülkede Alman dış ticaret odası tarafından temsil ediliyor.

Ekonomik kriz nedeniyle ticaret hacminin daraldığı bir dönemde ticaret odalarına daha fazla görev düşüyor. Afrika’nın güneyindeki ülkelerde faaliyet gösteren ticaret odası, 2010 Dünya Futbol Şampiyonası finallerini ekonomik fırsata dönüştürme çabası içinde:


Kriz Güney Afrika’ya nasıl yansıdı?

500’ün üzerinde şirketin üyesi olduğu Güney Afrika Alman Ticaret Odası’nın başkanı Matthias Boddenberg, küresel krizin bu bölgeden de teğet geçmediğini, 2009’un ilk iki ayında, ikili ticaret hacminin son sekiz yılda bir kat arttığı bu bölgeye yapılan ihracatın %60, ithalatın ise %70 oranında gerilediğini söylüyor.

Boddenberg şöyle devam ediyor: “Afrika’nın güneyi, Almanya’nın Avrupa dışındaki en önemli yedinci ticari ortağı. Bu, Güney Afrika’nın oynadığı rolü göstermeye yeter. Güney Afrika Cumhuriyeti hem Almanya’nın bu kıtadaki en önemli ticari ortağı hem de Alman şirketlerinin en fazla yatırım yaptığı Afrika ülkesi.”

Alman Ticaret Odası’nın büyük oyuncuları kaybedenlerin başında geliyor. Mercedes, BMW ve Volkswagen Pretoria ve Port Elizabeth tesislerinde ürettikleri sağdan direksiyonlu modellerini satmakta zorlanıyorlar.

Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki otomobil satışları Nisan ayında, geçen yılın aynı ayına kıyasla, yarıya düştü. 2010 Dünya Futbol Şampiyonası için yapılan ihalelerde ise azalma yok.

Dünya Şampiyonası hareketliliği

Rieder adlı Avusturya şirketi en büyük futbol stadyumunun cephe kaplamasını Bavyera’daki bir Alman şirketine yaptırıyor. Yine Bavyera’daki Eschenbach şirketi 2006 finallerinde olduğu gibi bu kez de karşılaşmaların dev ekranlardan izleneceği stat dışındaki alanların donanımını üstlendi.

Cape Town ve Durban’daki futbol statlarının planlarını Hamburg’daki bir mimarlık bürosu çizdi. Güney Afrika Alman Ticaret Odası’nnın açtığı Dünya Şampiyonası Ofisi’nde görev yapan Tim Fuhrmann şampiyonayla ilgili talep ve başvuruları koordine ediyor:

“2010 için hazırladığımız projeler arasında Alman Evi, paket turlar ve dünya şampiyonası finalleriyle ilgilenen Almanların bütün ihtiyaçlarına cevap verecek ticari ve turistik organizasyonlar bulunuyor.”


Araştırmalar yön veriyor

Dünyanın 80 ülkesinde faaliyet gösteren 120 Alman Ticaret Odası üyelerine tecrübe ve bağlantılarıyla hizmet veriyor. 24 kişinin çalıştığı Johannesburg’un sosyetik semti Forest Town’daki Alman Ticaret Odası’nın görevi de Almanya’nın ülkedeki ekonomik çıkarlarına hizmet etmek ve Alman ve Güney Afrika şirketlerine iş bağlantılarında yardımcı olmak.

35 yıldır Oda’da çalışan ve servis bölümü görevlisi Jerry Mutloatse aynı zamanda bu ülkede faaliyet gösteren Alman şirketlerinin Almanya’daki büyük fuarlarla ilişkilerini de koordine ediyor. Irk ayrımcılığından demokrasiye geçiş yıllarını hatırlayan siyahi Güney Afrikalı, şimdiye kadar beş Ticaret Odası başkanı gördüğünü anlatıyor:

“Beyazlarla siyahların, işte, sosyal hayatta ve eğitimde birbirinden ayrıldığı, siyahların kendi vatanlarında ayrımcılığa uğratıldığı yıllarda bile burada hiç ayrımcılık hissetmedim. Alman Ticaret Odası’nda işe başladığımda bana eşit muamele edildi. Alman işadamları beni bir siyahi olarak görmediler. Bana insan gibi saygılı davrandılar.”

Oda Başkanı Boddenberg sürekli Almanya’ya giderek, şirket temsilcileriyle, Güney Afrika’daki çalışmaların nasıl daha verimli hale getirilebileceğini görüşüyor. Boddenberg hastane ve hava limanlarına sürme kapı imal eden bir Alman şirketinin Güney Afrika piyasasına açılma şansının fiyat ve ürün kalitesi açısından yüksek olduğunu bu görüşmeler sayesinde ortaya çıkardıklarını anlatıyor:

“Araştırdık ve bu şirketin Güney Afrika piyasasının %30’unu ele geçirebileceğine kanaat getirdik. İkinci aşamada ürünlerin Almanya’dan mı ithal edileceği, yoksa yerinde monte edilmesinin maliyet açısından daha mı avantajlı olduğu gündeme geldi. Sonunda sürme kapıların kısmen, buradaki Alman şirketlerinin üreteceği yerli parçalarla Güney Afrika’da yapılmasına karar verildi.”


Ulrich Reimann / Ahmet Günaltay

Editör: Nihat Halıcı