1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Alman ekonomisinde Euro hesapları

Son dört yılın en zayıf dış değeriyle yüzleşen Euro’nun ucuzlaması ihracatçıyı sevindiriyor ama, ithal malları da pahalanıyor. Euro’nun değer kaybetmesinin Alman ekonomisine yarayıp yaramadığı tartışılıyor.

default

‘Ucuz Euro Almanya açısından avantajdır’, diyenlerin tezleri şöyle:

Euro’nun zayıflaması ihracatçı Alman şirketlerine ekstra doping oluyor. Örneğin ABD’ne 100 bin Dolar’lık makine satan bir şirketin eline bu yılın başlarında 70 bin Euro geçiyordu. Dolar son aylarda hızla değer kazandığı için faturanın Euro bedeli 70 binden 81 bine çıktı. Bu bakımdan, Euro’nun zayıflaması ihracatçı Alman şirketlerine rekabet avantajı sağlıyor. Şirketlere, yüksek ücret maliyetleri nedeniyle pahalı Alman otomobil ve makinelerini para kaybetmeden daha ucuza satma imkanı doğuyor. Ürünlerin ucuzlatılması da talebi arttırıyor.

Almanya ihracatının sadece %20’sini Dolar bölgesine yapıyor. Ancak Dolar bölgesinde Almanya’nın ihracatında ikinci sırayı alan ABD ile Brezilya’dan Hindistan’a kadar büyüme hızı yüksek, kalkınmışlığın eşiğindeki ülkeler de bulunuyor. Bu ülkelerin ne kadar önemli olduğunu Çin örneğinde de görmek mümkün. Almanya kriz yılı 2009’da Çin’e yaptığı ihracatı yüzde yedi oranında arttırdı. Çin’in ihracat sıralamasındaki payı %17,9’a yükseldi. Çin, Alman mallarının en çok satıldığı ülkeler sıralamasında sekizinciliğe kadar tırmandı.

Ortak para birimindeki değer aşınması Euro bölgesinde de ihracatçıya yarar sağlıyor. Çünkü, Dolar bölgesinden Euro bölgesine yapılan ihracat pahalanıyor. Dolar paritesindeki oynama Çinli ihracatçı üzerindeki maliyet baskısını arttırıp Çin şirketlerinin Avrupa ülkelerine ihracat yapmasını zorlaştırıyor. Euro bölgesi %40’lık payıyla ihracatçı Alman şirketlerinin en önemli pazarını oluşturuyor.

İhracatın artması Almanya’nın genel ekonomik durumuna olumlu etki yapıyor. Almanya Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın yüzde 41’ini ihracatla yaratıyor. Euro bölgesinde ise bu oran sadece %36,3. Ekonomik bakımdan faal Alman nüfusun yüzde 20’si doğrudan ihracata çalışıyor.

Euro’nun dış değer kaybına uğraması çoğu ihracatçıya yarar sağlamıyor. Almanya’nın ihracatının %80’i zaten Euro üzerinden yapıldığı için kur oynamaları fark etmiyor. Yoğun olarak Dolar bölgesine ihracat yapan şirketler, kur dalgalanmalarına karşı sigortalı olduklarından Euro’nun ucuzlamasından gecikmeli olarak kâr edebiliyorlar. Alman – Fransız uzaycılık ve havacılık tröstü EADS’nin yıl sonuna kadar 1,37 Dolar’lık kur sigortası var. Tröst iki yıllığına kur sigortası yaptırdığı için Dolar’ın değer kazanmasından en erken iki yıl sonra yararlanabilecek. Diğer şirketler de ihracatta bu formülü uyguluyor.

Ucuz Euro’nun Alman ekonomisine zarar verdiğini savunanlar ise şu tezleri öne sürüyor:

Euro’nun dış değer erozyonuna uyması, aynı zamanda enflasyon da ithal ettirdiği için, Alman ekonomisine yarar değil zarar veriyor. Küresel canlanmaya paralel olarak bütün dünyada hammadde fiyatları artıyor. Ham petrol, metaller ve diğer hammadde genel olarak Dolar üzerinden işlem gördüğü için fiyatlar daha da hızlı artıyor. Hammadde fiyatları endeksi nisan ayında Dolar üzerinden %5,7, Euro üzerinden ise %7,0 oranında arttı. Euro değer kaybettikçe makas daha da açılıyor.

Kur oynamasına bağlı fiyat artışı şirketlere ağır bedel ödettiriyor. Alman şirketleri son iki yılın en hızla maliyet artışından söz ediyor ve üç aydır satış fiyatlarına zam yapıyorlar. Tüketici de zamları hissediyor. Akaryakıt fiyatları yılın en yüksek düzeyinde. Düşük ücret zamları, kısa mesai ve prim ve tazminatların kaldırılması yüzünden gelirler 2010 yılında artmadığından zamlar pahalılığı katlıyor. Reel gelirler, dolayısıyla da tüketim harcamaları düşüyor.

Enflasyon hissedilir oranlarda artmaya başlarsa Avrupa Merkez Bankası faiz artışını öne çekmek zorunda kalabilir. Bunun sonucunda da ticari ve tüketim kredilerinin maliyeti artar, yatırım ve tüketim harcamaları geriler.

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Nihat Halıcı