1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Alman basını Coraline kararına karşı

Renkli magazin dergilerindeki dedikodu sayfalarının yıllardır eskitemediği Monaco Prensesi Caroline, bilgisi dışında çekilen fotoğraflarının yayınlanması üzerine açtığı davayı kazanınca medya organlarının yöneticileri, karara basın özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle karşı çıktı. Kai Küstner’in haberi...

Monaco Prensesi Caroline, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuştu...

Monaco Prensesi Caroline, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuştu...

Monaco Prensesi Caroline, bilgisi dışında özel fotograflarını yayınlayan bir dergiye açtığı davayı kazanınca konu bir kez daha güncellik kazandı. Davanın görüldüğü Strasbourg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Prenses Caroline’in başvurusunu haklı bularak, kişinin haberi olmadan çekilen özel yaşamına ilişkin fotografların onun bilgisi dışında dergi sayfalarında yer alamayacağına karar verdi.

Almanya’daki yazılı ve görüntülü medya organlarının yöneticileri, yargının bu tutumu nedeniyle, ünlü kişilerin çıkarları devreye girdiğinde, bazı haberlerin artık yayınlanamayacağı savıyla Federal Hükümet nezdinde girişimde bulunarak basın özgürlüğünü kısıtlayan bu uygulamaya karşı itirazda bulunulmasını istedi.

Yayın yönetmenlerinden Schröder’e mektup

43 medya kuruluşunun yayın yönetmenlerinin Başbakan Gerhard Schröder’e yönelik yazdığı açık mektupta ”Sayın Şansölye, lütfen bu sansürü engelleyiniz” denilerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ”Caroline kararı” olarak anılan tasarrufuna itiraz ediliyor.

Bu yasak kararını anlamakta güçlük çekenler, gazete ve TV’lerin magazin haber redaktörleriyle sınırlı değil. Alman Gazetecileri Birliği Başkanı Michael Konken de bu karara tepki göstererek, ”Demek oluyor ki neyin, ne zaman ve hangi içerikle yayınlanacağını ünlüler bundan böyle bizzat belirleyecekler. Bunun sonucunda pratikte gazetecinin eli kolu bağlanıyor” diye konuştu.

Haziran da alınan karar

Bu ”fiili sansürün” temelinde, mahkemenin haziran ayındaki bir kararı yatıyor. Burada, ünlü kişiler hakkında ancak onların tüzel konum ve işlevleri bağlamında haber ve resim yayınlanabileceği belirtiliyor. Ünlü kişilerin kimlerle buluştuğu, tatillerini kimlerin finanse ettiği türünden haberlerin artık yayınlanamayacağı anlamına gelen bu ”yargısal kelepçe” konusunda uyarıda bulunanlar arasında kamu kurumu niteliğindeki Alman Yayın Kuruluşları Birliği ARD’nin başkanı Jobst Ploog da var. Ploog, bu kararla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

”Bu noktada kesinlikle tek yanlı olarak sadece ünlü bireylerin çıkarları gözetiliyor. Onlar hakkında tüzel konumları ve resmen yürüttükleri görevler bağlamında olmayan haber ve resimlerin yayınlanamayacağı belirtiliyor. Bence bu, haber verme özgürlüğüne getirilen bir doğrudan kısıtlamadır ve böyle bırakılırsa vahim sonuçlara yol açabilir.”

ARD ve ZDF de tepkili

ARD ve ZDF, kamu kurumu olarak bundan iki hafta önce de Federal Adalet Bakanlığı’na yönelttikleri resmi yazıda ”Caroline kararı” olarak anılan bu sansür girişimine karşı hukuki yollardan itirazda bulunulmasını talep etmişlerdi. Dün yayınlanan açık mektup, altında yer alan imzalarla bu durumdan yakınanların magazin dergileriyle sınırlı olmadığını, ülkenin en ciddi politik haber gazete ve dergilerinin de basın özgürlüğünü kısıtlayıcı bir tasarruftan ciddi biçimde rahatsızlık duyduğunu gösteriyor.

Alman yayın organlarından dile getirilen itirazlarda ise sorunun, ünlüleri ata binerken ya da denize giderken gösteren fotografların yayınlanma özgürlüğü ile sınırlı olmadığı vurgulanıyor. Çünkü böyle bir yasal uygulama, örneğin geçenlerde istifa eden eski Alman Merkez Bankası Başkanı Welteke’nin, başkalarının cebinden Berlin’in en lüks otelinde verdiği özel parti ile ilgili haberin yayınlanmasını da engelleyebiliyor.

  • Tarih 31.08.2004
  • Hazırlayan Kai Küstner
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AagZ
  • Tarih 31.08.2004
  • Hazırlayan Kai Küstner
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AagZ