1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

‘Alman ajanları’ iddiası

Hafta sonu, Pakistan’da Alman ajanı oldukları iddia edilen üç kişinin tutuklandığı yönündeki haberler tartışma yarattı. Olay, Taliban ile müzakerelerde, Almanya’nın rolünü gündeme getirdi.

Basında yer alan haberlere göre, cumartesi günü üç Alman, Pakistan’ın Peşaver kentinde, Alman Federal İstihbarat Servisi (BND) ajanı olma şüphesiyle kısa süreliğine tutuklandı.

Pakistanlı polis yetkilisi Mian Said, Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, aralarında bir de albayın olduğu üç Alman’ın, yasal statüleri hakkında polise gerekli bilgiyi verememeleri üzerine tutuklandığını kaydetti. Yabancıların Pakistan’ın belirli bölgelerinde özel vizeye sahip olmaları gerekiyor ancak Alman haber dergisi Der Spiegel’e göre, üç Alman böyle bir vizeye sahip değildi.

Said, “Onlar, Alman Büyükelçiliği’nin resmî olmayan irtibat bürosu hesabına çalışıyorlar” şeklinde konuştu. Söz konusu birimdekilerin çalıştıkları gizli ofisin polis tarafından mühürlendiği belirtildi.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir istihbarat yetkilisi, söz konusu kişilerin aslında Uluslararası İşbirliği Kurumu (GIZ) ile birlikte çalışan yardım görevlisi kimlikli ajanlar olduğunu iddia etti.

GIZ ise Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada, üç Alman’ın, kurumun çalışanı olmadığını, GIZ logosunu kullandıkları belirtilen araç ve kartların kurum tarafından sağlanmadığını bildirdi.

‘Üç Alman tutuklanmadı’

Alman Dışişleri Bakanlığı, Peşaver’de Alman elçiliğiyle bağlantılı üç kişiyle ilgili sorun çıktığını doğruladı. Üç Alman’ın Pakistanlı yetkililerin isteği üzerine Peşaver’den ayrıldığı belirtildi. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında ayrıca, olayın araştırıldığı ve basında çıkan haberlerin aksine söz konusu kişilerin tutuklanmadığı belirtildi. Açıklamada, “Tutuklamayla ilgili haberler doğrulanamaz. Kimse tutuklanmadı” denildi.

Alman düşünce kuruluşu SWP’den Afganistan uzmanı Nils Wörmer, üç Alman’ın BND çatısı altında faaliyet gösterdiği yönündeki haberlerin akla yatkın geldiğini ancak “orada ne yaptıkları hakkında sadece spekülâsyonda bulunulabileceğini” söyledi.

Pakistanlı emekli General Talat Mesud, üç Alman’ın tutuklanmasıyla ilgili haberlerin kendisin şaşırttığını ifade etti. Mesud, “Eğer Pakistan istihbarat birimi ISI’nın bilgisi dâhilinde olmaksızın orada faaliyette bulunuyorlarsa bu ciddi bir sorun yaratır çünkü o zaman, bu onların Amerikalıların yaptıklarına benzer bir şeyler yaptıkları anlamına gelir” dedi.

Taliban ile müzakereler

Afganistan’daki koalisyon güçleri, NATO güçlerinin çekileceği 2014 yılından önce Taliban ile barış müzakerelerini sonuçlandırmak için büyük çaba veriyor. Doha’da bu amaçla bir ofis kurulması kararlaştırıldı. ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Marc Grossman, geçen hafta Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai ile Taliban müzakereleri hakkında görüşmek üzere Kâbil’e gitmişti.

Pakistanlı General Mesud, cumartesi günü cereyan eden hadisenin bağlantılı olabileceğini kaydetti ve ekledi: “Bildiğiniz gibi, Afganistan’daki Taliban ile iletişim kurmak için çalışıyor olabilirler çünkü Pakistan’da onlarla iletişimde bulunan aracılar olabileceğini düşünmeleri mümkündür.”

Mesud, “Avrupa’da ya da diğer bölgelerdeki ülkeler Taliban ile temas kurmak istiyorsa bunu tabii ki yapabilirler ancak ev sahibi ülkenin ki bu durumda bu Pakistan, onun da bu temaslardan haberi olmalıdır” dedi.

Pakistan'ın çıkarları

Üç Alman’ın gerçekten Alman istihbaratına çalıştıklarının ortaya çıkması halinde bunun Pakistan ile ilişkileri bozabileceğini belirten Afganistan uzmanı Nils Wörmer, “Örneğin Doha gibi bir Arap ülkesinde bir yerde ABD ve Taliban arasındaki görüşmeler için bir ofis kurulması Pakistan’ın çıkarlarına ters bir durum. Tabii Avrupa ülkelerinin konuşmalara hazırlık için farklı kimlikler altında kendi topraklarında ajanlar bulundurması da Pakistan’ın çıkarına değil” şeklinde konuştu.

ABD ve Pakistan, geçen yıl kasım ayında Afganistan sınırında düzenlenen ve 24 Pakistan askerinin ölümüne yol açan hava saldırısının sorumluluğu konusunda tartışmalara devam ediyor. Pakistan Silahlı Kuvvetleri, pazartesi günü açıklanan ve olaydan her iki ülke birliklerini de sorumlu gösteren ABD raporunu kabul etmedi. Pakistan ordusu, soruşturmanın bazı sonuçlarının hatalı olduğunu ve suçun bir bölümünü Pakistan’a yüklemenin kabul edilemez olduğunu bildirdi.

zakerelerde hak iddiası

Bu hava saldırısı Pakistan ile ABD arasındaki ilişkilerin gerilmesine yol açan tek neden değil. El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in yedi ay önce Pakistan’da ABD tarafından düzenlenen bir operasyonla öldürülmesi de iki ülke arasındaki ipleri germişti. Pakistan, bu yaşananlar karşısında bazı önlemlere başvurdu. Afganistan sınırını NATO konvoylarının geçişine kapadı. Ayrıca aralık ayında Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen Afganistan Konferansı’nı da boykot etti. Ülkedeki yabancı ajanlara baskı yapmanın da bir başka önlem olabileceği belirtiliyor.

Wörmer, “İslamabat’ın Taliban ile barış müzakerelerinde yer almak istemesinin bir nedeninin, Pakistan’ın müzakere masasında hak iddia etmesi olduğunu” söyledi. Barış müzakerelerinin –Pakistan olsun ya da olmasın- etkili olup olmayacağını zaman gösterecek. Wörmer’e göre, Almanya’nın yapabileceği şey, destek ve diyalog önermeye devam etmesi.

© Deutsche Welle Türkçe

Sarah Berning - Reuters / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay

Önerdiğimiz linkler