1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Alman şirketleri İran'a sırtını dönüyor

ABD'nin İran'a tartışmalı nükleer programına ilişkin aldığı yaptırım kararı, uluslarası bir çok şirketi seçim yapmaya zorluyor. Şimdi Avrupalı birçok şirket gibi Almanya da İran'a sırtını dönüyor.

default

200 milyon euro kazanmak uğruna 5 milyar euro kaybetme riskini göze almak. Sadece Almanya'nın değil dünyanın önde gelen çelik devlerinden olan Tyssen-Krupp, bu büyük kumarı oynamadı ve ABD'de yaptığı devâsa ciroyu tehlikeye atmamak için İran'la yaptığı ticareti askıya aldı. Aksi halde ABD'nin hışmına uğrayıp, hayatî bir risk altına girebilirdi. Daha önce de Siemens, Allianz ve Linde gibi gibi Alman şirketleri aynı gerekçelerle İran'a sırtlarını dönmüştü.

ABD'nin kara listesi

ABD Başkanı Barack Obama, yabancı şirketleri seçim yapmaya mecbur kılarak, İran'la mı ABD ile mi ticaret yapacaklarına karar vermelerini talep etti. Bu, ABD’nin İran’a uyguladığı ilk yaptırım olmasa da şüphesiz en ağırlarından biri. Öyleki, ABD Maliye Bakanlığı, 20 İran enerji şirketini ve 16 bankayı "kara listeye" dâhil etti. ABD’nin yaptırım kararı, İran’ın bir yıl içerisinde atom bombası imal edebilme endişesinden kaynaklanıyor. Bu doğrultuda yabancı şirketlerin İran'a yaptıkları teknoloji transferinin, Tahran'ın bilgi birikimi artırmasına ve teknik kabiliyetini geliştirmesine katkıda bulunmasından endişe ediliyor. İşta Washington, böyle bir ihtimalin önüne geçmek için Batılı büyük şirketlerin İran'la ticaretini engellemeye çalışıyor.

'Amaç İran halkını cezalandırmak değil'

Her ne kadar AB ülkeleri, ABD kadar radikakl önlemlere başvurmasalar da Washington'un tutumunu büyük ölçüde destekliyor. Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, “Önümüzde önemli bir görev bulunuyor: İran’ın tekrar işbirliğine yanaşmasını sağlamak zorundayız" diyerek, uluslararası toplum olarak ortak yaptırım kararı alındığını kaydetti. Yaptırımların, İran üzerinde etkili olmaya başladığına dikkat çeken Westerwelle, "Amacımız bir ülkeyi cezalandırmak ya da halka zarar vermek değil, İran'ı müzakerelere döndürebilmek" dedi.

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle

Almanya Federal İstatistik Dairesi'nin verilerine göre, Alman şirketlerinin İran’a yaptıkları ihracatın hacmi 2005 yılında 4,5 milyar euroyu buldu. Geçen yılsa yaklaşık 800 milyonluk bir azalma kaydedildi. Hacmin bu yıl da süratle gerileyeceği artık bir sır değil. Oysa ki Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri'nin ardından İran'ın en önemli tedarikçisi konumundaydı. Şimdi bu rolü Çin üstlendi. Almanların çekilmesini fırsat bilen Çinliler, İran'a yüklü miktarda tır, otobüs ya da sanayi makineleri satmaya başladı.

AB, İran'la ticareti zorlaştırıyor

Avrupa Birliği de İran konusunda işleri sıkı tutuyor. İran'la iş yapmak isteyen şirketlerin yığınla bürokratik işlemi ve büyük zaman kaybını göze almaları gerekiyor. Ancak Brüksel bununla yetinmek istemiyor. Avrupa Konseyi’nin aldığı yeni kararlar doğrultusunda çok daha sıkı düzenlemeler yürürlüğe girecek. Örneğin İran’la 10 bin euronun üzerinde yapılacak kadar her türlü mali işlemin bildirilmesi; 40 bin euroyu aşan işlemlerinse önceden onaylanması gerekecek. Bu yeni düzenlemeden en fazla etkilenen Avrupa ülkesi Almanya oldu. Zira Almanya, tüm AB ülkelerinin İran'la yaptığı ticaretin yaklaşık üçte birini tek başına gerçekleştiriyor.

Alman girişimciler, İran’a yapılan ihracatın giderek daha da azalacağı düşüncesinde. Çünkü birçok Avrupa ülkesinin aksine, Almanya'da İran’la ilgili yapılan siyasi tespit ve tartışmalar, diğer ülkelere göre çok daha belirleyici bir rol oynuyor. Ancak her ne kadar İran büyük bir ihracat pazarı olmasa da, yaklaşık 60 milyarlık euroluk ithalat hacmiyle yine de cazip ülkeler arasında yer alıyor. Şah zamanından bu yana da İran’la köklü ve iyi bir ilişkilere sahip Almanya’nın, Amerikalılara ve İngilizlere kıyasla sahip olduğu bu avantaj, son yaptırım kararlarıyla artık fazla bir işe yaramıyor.

Yaptırımlar amacına ulaşıyor mu?

İşte bu konuda özellikle Alman şirketleri çok dertli. "ABD bizim ticaret yapmamıza engel oluyor ama Amerikan malları, yaptırımlara rağmen yine de İran'a ulaşmaya devam ediyor" diye serzenişte bulunan Alman girişimciler, Coca-Cola'yı bu duruma en bariz örnek olarak gösteriyor. Tüm yasaklara rağmen Coca-Cola'yı İran'da istediğiniz yerde ve miktarda bulmanız mümkün. New York Times ise çok daha çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor: Buna göre ABD hükümeti, İran ile ilişkileri olan şirketler ile son on yılda, en az 100 milyon dolarlık sözleşmeler yaparak, kendi koyduğu yasakları -dolaylı yoldan da olsa- yine kendisi ihlal etti.

© Deutsche Welle Türkçe

Jutta Wasserrab / Çeviri: Gezal Acer

Editör: Murat Çelikkafa