1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Alman şirketleri Asya stratejisini yeniliyor

Teknoloji yarışını önde götüren Alman şirketleri, dünyanın yükselen piyasalarında aranan ürünleriyle de rekabet avantajı yakalıyor. Büyüyen pazarlarda tutunmanın yolu yerli altyapıyla birleşmekten geçiyor.

default

Alman birleşik borsa endeki DAX’ta yer alan şirketlerin satış hasılatı geçen yıl %12 oranında arttı. Danışma ve denetleme kuruluşu Ernst&Young 30 DAX şirketinin faaliyet raporlarını incelemiş ve büyük şirketlerin yurt dışındaki büyüme hızının Almanya’dakinin iki katına çıktığını saptamış. İhracatçı Alman şirketleri ürünlerinin dörtte üçünü yurt dışına satıyor. 2006 yılında bu oran %66 idi.

Araştırma Alman şirketlerinin on yıldır ihracatta başarılı olduğunu gösteriyor. Ürünler önce yerli piyasa için geliştiriliyor, daha sonra Çin ve Hindistan gibi yükselen ekonomilere satılarak olağanüstü rakamlara ulaşılıyor. Bain&Company adlı danışma şirketinden Michael Füllemann bu stratejinin yakında sınırlarına dayanacağı görüşünde. Füllemann, dikkatli bakıldığında Alman şirketlerinin birinci sınıf piyasa boşluğuna ya da kaliteli segmentlere hitap ettiğinin görüldüğünü belirtiyor.

Dossierbild 3 Dossier China und der Rest der Welt Symbolbild


Segment ayrımı yapılmamalı

Füllemann buna, en çok Çin’de alıcı bulan BMW’nin 7 serisini örnek gösteriyor ve üreticinin piyasa dinamiğinin birkaç yıl sonra hangi ülkelere kayacağını iyi kestirmesi gerektiğini söylüyor. Şirket danışmanı, 'O yer, satın alma gücünün arttığı ve ilk büyük harcamanın yapıldığı pazar olacaktır. İlk televizyon, ilk cep telefonu, ilk çamaşır makinesi ya da ilk otomobilin alındığı yer. Şirketler belki ilk kamyon ya da otobüslerine yatırım yapacaklar. İlk yatırımın mutlaka en kaliteli ve pahalı ürüne yapılması gerekmez. Ucuz ve maksada uygun olması yeter', diyor.

Bu fiyat segmentine uygun mal üretebilmek için ara mallarına ve yerel lojistiğe ihtiyaç duyulacak. Bunun için de Alman şirketlerinin Asya ülkelerinde şirket satın almaları ya da yerli şirketlerle ortaklık kurmaları gerekecek. Danışman Füllemann Alman ticari araç imalatçısı MAN’ın Çin’in en büyük kamyon imalatçısı Sinotruk’a dörtte bir oranında ortak olmasını akıllıca bir hamle olarak değerlendiriyor. Çünkü MAN Çin’i her yıl sadece 400 pahalı kamyon satarken, Sinotruk yılda 230 bin kamyon imal ediyor. Alman uzman, bir milyon kamyon kapasiteli Çin pazarının en güçlü şirketine ortak olmasının MAN'ın satışllarını kanatlandırabileceğini belirtiyor.

Symbolbild China Flagge Euro Wirtschaft


Piyasayla özdeşleşmek şart

Alman özel sektörü geçen yıl Asya’da 1,5 milyar euroluk şirket satın aldı. Bu rakam Alman şirketlerinin bütün dünyadaki şirket alımlarının sadece yüzde altısını buluyor.

Şirket danışmanı Füllemann bu yatırım hacmini, dünya ekonomik büyüme hızının yarısını üreten Asya’da yapılmasını yeterli bulmuyor.

Ticaret yasalarına ve diğer hukuki engellere rağmen Alman şirketlerinin Asya’da daha fazla varlık göstermesi gerektiğini kemsi inkar etmiyor. Oliver Wyman adlı danışmanlık şirketinin uzmanlarından Thomas Kautzsch, ihracatçı şirketlerin Asya’daki pazarlara yerli piyasa gözlüğüyle bakıp oralarda kendilerini evlerinde sanmaları gerektiğini vurguluyor. Kautzsch büyüyen pazarların ekonomik ve teknolojik altyapısıyla bütünleşip yabancılıktan sıyrılmanın önemine şöyle işaret ediyor: 'Bölgedeki yüksek okul ve araştırma enstitüleriyle işbirliği yapıp oranın ekonomik hayatıyla bütünleşmek, on ila yirmi yıla kadar da yerli şirket olarak benimsenmek başarının anahtarı olabilir. Alman şirketi yerelleşme stratejisinin zaman alacağını hesaba katmalı. Bu bakımdan yükselen pazarlarda daha aktif olma zamanı bence gelmiştir.'

© Deutsche Welle Türkçe


Danhong Zhang / Ahmet Günaltay

Editör: Nihat Halıcı

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız