1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AİHM’nin kritik Kıbrıs kararı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kıbrıslı Rumların Ankara’ya karşı mülkiyet taleplerini içeren davalar konusunda önemli bir karar açıkladı. Strasbourg'dan Kayhan Karaca'nın haberi...

default

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), adanın kuzeyinde faaliyet gösteren Taşınmaz Mal Komisyonu’nu (TMK), Kıbrıslı Rumların mülkiyet talepleri konusunda “etkin iç hukuk yolu” ilan etti. AİHM’ye başvuru iç hukuk yolları tüketilmeden yapılamadığından, karar gereği bundan böyle Kıbrıslı Rumlar mülkiyet konusunda TMK’ya başvurmadan AİHM’ye başvuramayacak.

AİHM, dün açıkladığı kararıyla, kendi yönlendirmesi doğrultusunda adanın kuzeyinde 2005 yılında şekillenen TMK’yı oluşturan yasaların ve TMK’nın fiili işleyiş biçiminin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM içtihatıyla uyumlu olduğu sonucuna vardı.

Mahkeme, TMK’nın geleceği hakkında verdiği bu karar için Kıbrıslı Rumlar tarafından Ankara’ya karşı Strasbourg’a yapılan dava başvurularından 8’ini pilot dava olarak seçmiş, konuyla ilgili duruşma geçen yıl Kasım ayında yapılmıştı. Kısaca “Demopulos ve diğerleri” başvurusu olarak tanımlanan bu pilot davayla ilgili kabul edilebilirlik kararı, AİHM’nin 17 yargıçlı Büyük Dairesi tarafından 3’e karşı 14 oyla alındı.

Karar, 1990’lı yılların başlarından bu yana Kıbrıslı Rumlar tarafından Ankara’ya karşı Strasbourg Mahkemesi gündemine taşınmış 1500’den fazla dava başvurusu için emsal oluşturuyor. Bir diğer deyişle, kimi AİHM gündeminde yaklaşık 15 yıldır bekleyen dava başvuruları, henüz “iç hukuk yolları tüketilmediği” gerekçesiyle bundan böyle “kabul edilemez” ilan edilecek. AİHM’nin gerekçeli kararında, Ankara’ya karşı mülkiyet iddiaları olan Kıbrıslı Rumların ya TMK’ya gidebilecekleri ya da adada taraflar arasında siyasi çözümü bekleyebilecekleri belirtiliyor. AİHM’ye dava başvurusunda bulunmak için, kendisine karşı başvuru yapılacak ülkedeki iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekiyor.


Kararın siyasi sonuçları olacak

AİHM’nin Kıbrıs sorununun en önemli başlığı olan mülkiyet sorunu hakkındaki bu yeni kararının Ankara ve Kıbrıs Cumhuriyeti açısından siyasal izdüşümleri de olacak. AİHM 1996 ve 1998 yıllarında açıkladığı ilk Kıbrıs hükmü olan Loizidu kararında, davacı Kıbrıslı Rumun mülkiyet hakkının Ankara tarafından ihlal edildiğine hükmederek, Ankara’yı kendisine yüklü para cezası ödemeye ve davacının taşınmazını iade etmeye mahkûm etmişti. Loizidu kararının hükümlerini uzun süre yerine getiremeyen Ankara, AİHM kararlarının uygulanmasının denetiminden sorumlu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önünde diplomatik baskıya maruz kalmıştı. Kıbrıslı Rumlar ise Loizidu kararını mutlak bir karar olarak görüp yığınla Strasbourg’a başvurmaya başlamışlardı.

Ancak 2004 yılındaki “Annan Planı” referandumları AİHM’deki Kıbrıs parametrelerini değiştirdi. Rumların Annan Planı’na “hayır” demesinin ardından AİHM içinde Kuzey Kıbrıs’ta Rumların mülkiyet sorunları için iç hukuk yolu oluşturma fikri filizlenmeye başladı. Fikri büyük ölçüde benimseyen Mahkeme, Haziran 2004’te Kuzey Kıbrıs’ta Kıbrıslı Rumlar için iç hukuk yolu sürecini başlattı. Ankara’nın da fikri benimsemesiyle, 2005 yılında, AİHM’nin Myra Arestis-Ksenidis adlı Kıbrıslı Rumun açtığı davayla ilgili kararda yer alan hükümler doğrultusunda ve “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” yasaları temelinde TMK kuruldu.

TMK’nın AİHM standartlarında “bağımsız ve tarafsız” bir hukuk organı olarak çalıştığını göstermek amacıyla Avrupa Konseyi’nin eski genel sekreteri İsveçli politolog Daniel Tarschy ile Avrupa Konseyi’nin eski genel sekreter yardımcısı Alman hukukçu Hans Christian Krüger TMK üyeliğine getirildi.


Kıbrıs Cumhuriyeti 'nin TMK' ya yaklaşımı

Çalışmalarına fiilen 17 Mart 2006 tarihinde başlayan TMK, Rumların taşınmazlarının iade, tazminat ve takasıyla ilgili talepleri inceleyip karara bağlıyor. TMK’ya bugüne kadar Rumlar tarafından 452 başvuru yapıldı. Bu başvuruların 91 tanesi dostane çözüm yoluyla, 4 tanesi ise duruşma yoluyla sonuçlandı. TMK verileri, şu ana kadar başvuran Rumlara mallarının bedeli olarak 39 milyon 854 bin 100 İngiliz Sterlini tazminat ödendiğini gösteriyor. TMK, 1 başvuru için iade, 2 başvuru için takas, 5 başvuru için de iade ve tazminat hükmünde bulundu.


Kıbrıs Cumhuriyeti, TMK’ya kurulduğu günden bu yana “yasadışı” olduğu iddiasıyla karşı çıkmaktaydı. Kıbrıslı Rumların AİHM’de Ankara’ya karşı açtıkları davalara müdahil taraf olarak katılan Kıbrıs Cumhuriyeti, bu kapsamda AİHM’ye sunduğu görüşlerde TMK’nın “sadece yoksul Rumları kandırmak için oluşturulmuş bir komisyon” olduğunu savunmuştu. Kıbrıs Cumhuriyeti, son açıklanan AİHM kararının 18 Kasım 2009 tarihinde Strasbourg’da yapılan duruşmasında da Ankara’yı TMK aracılığıyla “Kıbrıslı Rumları satın almakla” suçlamıştı.

AİHM’nin son kararı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bu tezlerini tamamen çürütür nitelikte. Karar, sadece Ankara tarafından tanınan “KKTC”de işlev gören bir hukuk düzeninin varlığının uluslararası hukuk çerçevesinde AİHM tarafından onaylanması açısından önem taşıyor. Avrupa Konseyi kulislerinde, kararın Kıbrıs’ta taraflar arasında devam eden müzakerelere yansımalarının olacağı da konuşuluyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Kayhan Karaca / Strasbourg


Editör: Nihat Halıcı