1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AİHM'de ağır iş yükü

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde reform süreci işliyor. Ancak yeni yürürlüğe giren bir uygulama ile daha hızlı bir eleme sistemi var olmasına rağmen mahkemenin iş yükü hâlâ ağır.

Avrupa Konseyi ülkeleri geçen yıl Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kapsamlı bir reformdan geçirilmesi için mutabakata varmıştı. Amaç hem mahkemenin üzerindeki iş yükünü azaltmak hem de mahkemenin yetki alanına daha net bir çerçeve çizmekti. Bir süredir başlayan reform süreci doğrultusunda artık daha hızlı bir eleme sistemi yapılıyor. Ancak buna rağmen mahkemenin iş yükü azaltılabilmiş değil.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde insan hakları ihlalleriyle ilgili 150 binden fazla dosya karar verilmek üzere bekliyor. Mahkemenin ocak ayı sonundaki yıllık basın toplantısında konuşan Mahkeme Başkanı Sir Nicolas Bratza bu dava trafiğinin artık kabul edilemez hale geldiğini söyledi. Reformların sonuç vermesi ve iş yükünün azalması için ise biraz zaman gerekiyor. 

Yeni eylem planı

Avrupa Konseyi'nde geçtiğimiz yıl mahkemenin reformdan geçirilmesi amacıyla bir eylem planı kabul edilmişti. Bu amaçla 2004 yılında hazırlanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ek 14'üncü protokol de Rusya'nın, uzun süren bir direnişin ardından, onaylamasıyla bir süre önce yürürlüğe girmişti. Başvuruların daha kolay elenmesini ve yargı sürecinin hızlandırılmasını amaçlayan düzenlemeye göre, şikayetlerin kabul edilmesi kararında, "basit" olarak nitelenen davalarda üç yerine tek yargıç, önemli ağır insan hakları ihlallerinin söz konusu olduğu davalarda da yedi yerine üç yargıç yetkili. Çok daha önemli istisnaî davalarda ise 17 yargıçlı mahkemeler devreye giriyor.

Bu, yeni düzenlemenin en önemli kısmı. Zira Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gelen şikayetlerin yüzde 90'ının basit olarak nitelenen kategoriye girdiği göz önünde bulundurulduğunda, yargıçların uzun vadede daha etkin çalışabilmesi mümkün olabilecek.

Mahkeme Başkanı Bratza, planlanan diğer iyileştirmeleri ise şöyle dile getirdi: "Önemli bir diğer nokta da bazı ülkeler tarafından bizlerin görevlendirildiği 35 hâkimden oluşan sicil dairesinin güçlendirilmesi. Şu anda Rusya Federasyonu'nun malî desteği ile Rusya'dan gelen basit şikayetleri tek başına değerlendiren 20 Rus yargıcımız var."

En çok şikayet Rusya'dan

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne en çok şikayet Rusya'dan geliyor. Tek-yargıç reformunun hayata geçirilmesinden sonra yıllardan beri bekleyen dosyalara da ancak yeni bakılabiliyor. 2011 yılında yine en çok şikayet Rusya'dan geldi. Strasbourg'a gelen şikayetlerin yüzde 26'dan fazlasını Rusya'dan gelen dosyalar oluşturdu. Verilen mahkumiyet kararlarında da Rusya başı çekiyor. Yargıçlar 2011 yılında en çok sırasıyla Rusya, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan'ı mahkum etti. Bu dört ülkeyle ilgili sonuçlanan davalar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal kararlarının üçte birini oluşturdu.

Mahkeme bu yıl da yine dosya yığınlarıyla mücadele edecek. Zira 2011 yılında gelen başvurulardan 52 binden fazlası hakkında dava açılmasına karar verildi. Hükme bağlanan dava sayısı sadece bin 150 oldu. Verilen mahkumiyet kararlarının üçte birinden fazlası ise adil yargılanma hakkının ihlal edilmesine yönelik. Mahkumiyet kararlarında etkili olan şikayetlerde ikinci ve üçüncü sırayı da işkence ve mülkiyet haklarının ihlali aldı.

Mahkemenin yetki alanı

Reform sürecinin henüz yeni başladığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yetki alanı hayli geniş. Mahkeme, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerden birinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlali söz konusu ise özel kişilerin, devletlerin ya da resmi olmayan organizasyonların başvurularını değerlendirme hakkına sahip. Ancak mahkemenin verdiği kararlar zaman zaman siyasi açıdan rahatsızlıklara neden oluyor. Bu nedenle de mahkemenin yetki alanının daha net bir çerçeve ile sınırlandırılması gerektiği yönünde talepler var.

Mahkeme Başkanı Nicolas Bratza da reformların devam etmesi gerektiği kanısında. Bratza, "İnsan haklarının korunmasında görev dağılımı yapılması gerekiyor. İnsan haklarının korunması, tek bir kuruma emanet edilebilecek gibi değil; çok daha önemli ve karmaşık. Bunun için ortaklaşa çaba gösterilmeli" dedi.

© Deutsche Welle Türkçe

Daphne Grathwohl, Çeviri: Hülya Köylü

Editör: Ercan Coşkun

Önerdiğimiz linkler