1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Ahmedinecad hakkındaki iddialar...

İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, 1979’da, ABD’nin Tahran elçiliğindeki rehine eyleminde gerçekten aktif rol oynadı mı? Amerikalı 5 eski rehine, o tarihte 23 yaşında olan Ahmedinecad’ın, rehineleri gözaltında tutan gardiyanlardan biri olduğunu iddia etti. Ancak Ahmedinecd’ın çevresi bu iddiaları geri çevirdi. Peter Philipp’in değerlendirmesi:

“İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hamid Rıza Asefi, Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’a yönelik çeşitli suçlamaları, “Siyonistlerin ve ABD’nin kampanyası” olarak nitelendirerek geri çeviriyor. 1979 yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliği’nde rehin alınan bazı kişiler ise Ahmedinecad’ın büyükelçiliği basanlar arasında olduğunu ve eylemcileri rehinelere karşı kışkırttığını belirtiyorlar. Ahmedinecad, aynı zamanda Tahran’daki Evin Cezaevi’nde binlerce politik tutukluyu kurşuna dizmekle de suçlanıyor. Son suçlama ise Avusturya kaynaklı. Ahmedinecad'’ın sürgündeki İranlı üç Kürt’ün öldürülmesinden de sorumlu olduğu iddia ediliyor.

Ancak bu iddiaların hiçbiri şimdiye dek kanıtlanamadı. İran Cumhurbaşkanı’nı suçlamalar karşısında sadece kendi yandaşlarının değil, aynı zamanda siyasi rakiplerinin de savunması, özellikle dikkat çekici. Örneğin, Tahran’daki Amerikan Büyükelçiliği baskınının elebaşlarından biri olan Abbas Abdi, Ahmedinecad’ın eylemde etkin rol oynamadığını belirtiyor.

Uzun süredir reformcuların safında yer alan Abdi’nin, Ahmedinecad’ı savunması için hiçbir politik nedeni yok. Ahmed Abdi, kendi kamuoyu araştırma enstitüsü, İranlılar’ın büyük çoğunluğunun ABD ile ilişki kurulmasından yana olduğunu tespit ettiği ve açıkladığı için hapis cezasına çarptırılmıştı.

Görevinden ayrılar İran Cumhurbaşkanı Hatemi’nin yardımcısı Masume Ebtekar da Ahmedinecad’ın büyükelçilik baskınında yer almadığını savunanlar arasında. Yeni Cumhurbaşkanı’nın siyasi rakibi Ebdekar, büyükelçiliği işgal edenlerin sözcüsüydü ve Hatemi’nin yardımcılığına atandığında, hiçkimse geçmişte karıştığı eylemi yüzüne vurmadı.

Ayrıca, eski rehinelerin ifadeleri çelişkiler içeriyor. Bazı rehineler Ahmedinecad’ı eski fotoğraflardan teşhis ettiklerini iddia ederken, bazıları bundan emin değil. Ve karşılaştırılan fotogralara bakıldığında, yüz hatlarında belirgin farklılıklar olduğu görülüyor.

Ahmedinecad’ın, üç muhalif Kürt’ün Viyana’da öldürülmesinden surumlu olduğuna yönelik iddialar sadece kanıttan yoksun değil, aynı zamanda soyut. Bu yöndeki enformasyonun, Paris’te yaşayan ve kimliği açıklanmayan İranlı bir gazeteciden kaynaklandığı ve söz konusu gazetecinin haberi bu arada boğulan bir kişiden aldığı söyleniyor. Bu nedenle Avusturyalı adalet makamları harekete geçmek için neden görmüyor.

Tüm bu iddialar, Ahmedinecad’a karşı harekete geçmek için son derece zayıf temeller. Bunun da ötesinde en azından İran İslam Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında ülke siyasetini belirleyen birçok kişi, yurtdışı ile ilişkilere balta vuran eylemlerde yer almıştı. Amerikan Büyükelçiliği baskını, İran’da şerefli bir eylem olarak kabul edildiğinden, eyleme katılanların bunu inmar etmesi söz konusu değil.“

Eski cumhurbaşkanı yardımcısı Ebtekar, bunun en belirgin örneği. Kimliği açıklanmayan kişilerden ya da öldüğü iddia edilen tanıklardan kaynaklanan suçlamalara dayanan kampanyanın zayıflığı kesin. Bu nedenle, Tahran yönetiminin, bu suçlamaların ardında geleneksel muhalifleri İsrail ve ABD’nin karalama kampanyası bulunduğunu tahmin etmesine şaşmamak gerekir. "

  • Tarih 04.07.2005
  • Hazırlayan Peter Phillip / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZvZ
  • Tarih 04.07.2005
  • Hazırlayan Peter Phillip / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZvZ

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN