1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

AB'nin rafa kaldırıldığı rapor yayınlandı

AB’nin Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığını İzleme Dairesi’nin Yahudi düşmanlığıyla ilgili hazırladığı rapor izinsiz olarak yayınlandı. Rapor, Yahudi düşmanı olaylarda genç Müslümanlar’ın öne çıkarıldığı ve bunu haklı çıkaracak güçte kanıt bulunamadığı gerekçesiyle rafa kaldırılmıştı...

Raporu Alman Yeşiller Partisi'nden Daniel Cohn Bendit internet üzerinden yayınladı

Raporu Alman Yeşiller Partisi'nden Daniel Cohn Bendit internet üzerinden yayınladı

AB‘nin bir kurumu olan Viyana‘daki Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığını İzleme Dairesi’nin Berlin’deki Antisemitizm Araştırma Merkezi‘ne yaptırdığı Yahudi düşmanlığıyla ilgili araştırma izinsiz olarak yayınlandı. Alman Yeşiller Partisi‘nden Daniel Cohn Bendit ve çeşitli Yahudi kuruluşları, Şubat ayında tamamlanan 100 küsur sayfalık raporu internet üzerinden yayınladılar. Cohn Bendit, raporun tartışmalı olsa da yayınlanmamasının, yayınlanmasından daha zararlı olduğunu savundu.

11 Eylül saldırılarının ardından AB üyeleri Avrupa’da Müslüman düşmanı akımların önüne geçme çabalarına ağırlık vermişlerdi. Öte yandan, kısa bir süre sonra Yahudi düşmanı olaylarda da bir artış olduğunu farkettiler. Bunun üzerine Avrupa Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığını İzleme Merkezi, Avrupa çapında antisemitist eğilimlerin araştırılmasına karar verdi. Ve Berlin Teknik Üniversitesi‘ne bağlı Antisemitizm Araştırma Merkezi raporunu Şubat ayında tamamlayarak Viyana’ya gönderdi.

Rapor rafa kaldırılmıştı

Antisemitizm araştırma merkezi incelemesinde, Avrupa’da Yahudi düşmanlığının arttığı ve bu bağlamda Avrupa’daki Müslüman göçmenlerden gelen tehdidin de büyüdüğü sonucuna varmıştı. Ancak, bu araştırmayı yaptıran Avrupa Birliği‘nin Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı‘nı İzleme Dairesi, raporda Yahudi düşmanı olaylarda genç Müslümanlar‘ın oynadığı rolün çok öne çıkarıldığı ve raporun dayandığı verilerin böylesine iddialı bir saptamayı haklı kılacak güçte olmadığı gerekçesiyle araştırmayı rafa kaldırdı ve 2004‘de yeni bir araştırma yapılmasına karar verdi.

Ama bu arada rapor Viyana’nın onayı olmadan internette yayınlandı. Artık herkes internete girip Berlinli araştırmacılar Werner Bergmann ve Juliane Wetzel’in kaleme aldığı raporu okuyup kendi kararını kendisi verebilecek. Raporun yayınlanmasına önceden Alman Yeşiller Partisi‘nden Avrupa milletvekili Daniel Cohn Bendit, demokrasinin saydamlık gerektirdiğini ve nedeni ne olursa olsun bu raporun yayınlanmamasının sansür olduğunu söylüyor.

Ülkeden ülkeye farklı

2000 yılından bu yana aşırı sağcılarla, radikal İslamcı grupların internet üzerinden işbirliğine gittiklerini gösteren bulgular olduğu da iddia edilen raporda, Yahudi düşmanı olayların ülkeden ülkeye değiştiği belirtiliyor. Ancak salt Yahudi düşmanlığından kaynaklanan vakalarla, Ortadoğu’daki krizin yansıması olan olaylar arasında kesin bir çizmenin mümkün olmadığı da vurgulanıyor.

Araştırmayı hazırlayan Werner Bergmann, bazı ülkelerde şiddet olgusuna Yahudi düşmanı saldırılara ya da propagandaya Müslüman halkın küçük bir bölümü ya da İslamcı örgütler açısından bakıldığında, bu eğilimin Fransa’nın yanı sıra Hollanda ve Belçika’da ve bir ölçüde İngiltere’de güçlü olduğunun görüldüğünü söylüyor. Öte yandan İrlanda, Finlandiya ya da Yunanistan’daki Yahudi düşmanı eğilimlerde bunun rol oynamadığına dikkati çekiyor. Bergmann, Avrupa‘daki Yahudi düşmanı akımların farklılık gösterse de Ortadoğu’daki tırmanışla paralel seyrettiği ve medyanın da bunda önemli rol oynadığı kanısında.

" Yanlış yansıtıldı"

İnternet’e yayınlanan 100 küsur sayfalık belgeyi hazırlayan iki uzmandan biri olan Werner Bergmann, incelemesinin Müslümanlar arasında Yahudi düşmanlığı teması üzerinde odaklaşarak kamuoyuna yansımasından hiç memnun değil. Yahudi düşmanlığı ile ilgili verilerini, internetten, resmi istatistiklere ve kamuoyu yoklamalarına pek çok kaynaktan derlediklerini belirtiyor ve ”çok yanlış bir izlenim uyandırılıyor, bu tema büyüteç altına aldığımız pek çok temadan sadece biri” diyor.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN