1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

ABD’yle ortaklığın faturası

Nasıriye saldırıyla sarsılan İtalya ise ‘gitmek mi, kalmak mı’ arasında tercih yapmak durumunda. İtalya’nın ‘gönülüler koalisyonundaki’ konumunu etkileyen dünkü saldırıyı Philipp Kreisssselmeier yorumluyor:

"İtalyan ordusu II. Dünya Savaşı‘ndan bu yana hiç bu kadar fazla kayıp vermemişti. Bu nedenle de intihar saldırısı ülkede derin şok etkisi yarattı. Irak’taki savaş sonrası misyona İtalya’nın katılmasına karşı olanlar da şimdi öldürülen askeri polislerin ailelerine taziyetlerini bildiriyorlar.

Sadece İtalyan siyasi partiler yelpazesinin aşırı sol ucundan ‘biz demiştik’ türünden açıklamalar geliyor. Sol partilerin temsilcileri, "İşin başından beri operasyona ortaklık etmekle, BM’nin onaylamadığı bir savaşa katılmış olduk. Gençlerimizin ölümünden Silvio Berlusconi hükümeti sorumludur" diyorlar.

Bu suçlamayı elinin kenarıyla itmek olmaz. ABD’nin dostu olduğunu kanıtlamak için İtalya’nın anti-Saddam koalisyonuna katılması gerçekten şart mıydı? Ortaklığın kanlı faturası karşısında, yeni saldırıları beklemeden İtalyan birliklerini Irak’tan çekmek daha doğru olmaz mı?

Böyle bir tepki ihtimaldışı. Aynı zamanda hatalı da olurdu. Berlusconi hükümetinin, Fransa, Almanya ve hatta Papa’yı da karşısına alarak ABD’nin safına geçmesi siyasi bir karardı. Belki de İtalya Başbakanı hem dış prestejini arttırmak, hem de İtalya’da avantajlı konuma geçmek istemişti.

Yanlış da olsa bütün bunlar olağan siyasi tercihlerdir. Ama unutmamak gerekir ki, havaya uçurulan İtalyan komandoları Irak’a işgal, İtalya’nın Ortadoğu’daki nüfuzunu arttırma ya da petrol çıkarlarını koruma amacıyla gitmemişti. Amaçları, Irak’taki diğer yabancı güçlerle birlikte savaş tahribatını ortadan kaldırmak, dikta rejiminin izlerini silmek, Irak’ta kanun düzeninin kurulmasına yardımcı olmaktı.

BM’nin buna oybirliği ile karar verememiş olması üzücüdür. Irak politikasına kimsenin karışmasına izin vermeyen ve devletler topluluğunun sözünü dinlemeyen ABD de sorumlu tutullabilir. Ama bunların hiçbiri 2003 Kasım ayındaki durumu değiştirmez. İtalya’nın şimdi askerlerini geri çekmesi, teröristleri haklı çıkarır. Katletmek pahasına ölümü göze alanlar kurbanlarının BM onayıyla mı geldiğine bakmazlar.

İtalyan askerlerini hedef alan saldırıdan sonra, ABD’nin Irak bataklığından nasıl kurtulacağını kestirmek daha da zorlaştı. İtalya hükümetinin, kimsenin zorlaması olmadan desteklemeye karar verdiği Amerikan süper gücüne son derece sınırlı yardımı olabilir. Ama çekilmeye karar verip büyük müttefikine ihanet de edemez. Bu nedenle İtalya yolun yarısından dönmeyip sonuna kadar Irak’ta dayanmalıdır."