1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

ABD'nin yeni Afganistan stratejisi

2001 yılında Afganistan’a müdahale eden ABD, müttefik desteğine rağmen ülkede hala istikrarı sağlayamadı. Washington yönetimi, Taliban’a karşı farklı bir tavır içeren kapsamlı değişikliğe gitmeye hazırlanıyor.

default

Afganistan’da son aylarda ard arda kayıplar veren İngiltere’nin Dışişleri Bakanı David Miliband, geçtiğimiz günlerde NATO’nun Brüksel’deki karargâhında “ılımlı Taliban’la diyaloğu kapsayan” yeni Afganistan stratejilerini tanıtmıştı. ABD de Afganistan’da kapsamlı bir strateji değişikliği yolunda ilerliyor.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İngiliz mevkidaşı David Miliband’le düzenlediği ortak basın toplantısında Afganistan konusunda hedeflerinin başlangıcından beri Taliban ve El Kaide’yi yok etmek olduğunu vurguladı. Clinton, “Alınan ilk sonuçlar umut verici olsa da önümüzde daha uzun bir yol bulunduğunun da farkındayız” diye konuştu.

"Öldürülen militan sayısı önemli değil"

Afganistan’da görevli yabancı birliklerin askeri taktik ve ağırlık noktalarında son dönemde farklılık gözleniyor. Bu yılın Haziran ayında Afganistan’daki Amerikan ve NATO birliklerinin komutanlığını üstlenen Amerikalı General Stanley McChrystal’a göre, sivillerin güvenli bir şekilde hayatlarını sürdürebilmeleri, şimdiye kadar kaç militanın safdışı bırakıldığından daha önemli. Geçtiğimiz günlerde bölgede resmi temaslarda bulunan ABD Başkanı Obama’nın Afganistan ve Pakistan Özel Temsilcisi Richard Holbrooke da uygulamadaki en önemli değişikliklerden birinin Afgan çiftçilerin geçimini sağlayan haşhaş tarlalarının artık tahrip edilmemesi olduğunu söyledi:

“ABD bu şekilde yüzlerce milyon Doları çarçur etti. Bir hektar afyon tarlasını yok etmenin maliyeti 44 bin Dolar. Bunun karşılığını ürreticiyi kendimize düşman ederek aldık. Bu insanlar fakir ve en fazla gelir sağlayan ürünü ekmek zorunda. Hata ederek bu insanları Taliban’ın kucağına ittik.”

Tarım desteği artırılacak

Holbrooke afyon tarlalarının tahribinden vazgeçip uyuşturucu tacirlerinin yakalanmasına ağırlık verdiklerini belirtti. Ayrıca ABD’nin tarımcılığın gelişmesi için Afganistan'a daha fazla yardım edileceğini de vurguladı. Holbrooke’e göre Afganlar tarımdan iyi anlayan bir toplum ve bu alanda daha fazla desteğe muhtaçlar. Özel Temsilci Holbrooke Afganistan’da istikrarın kalıcı kılınması için ne kadar yabancı ve Afgan askerine ihtiyaç olduğu hususunda ise kesin bilgi vermedi. Holbrook, “Afganistan'ın mevcut askeri kapasitesinin uzun vadede yeterli olmayacağı ortada. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yeni yönetimle bu konuyu görüşeceğiz. İhtiyaçları tespit edip, onlara ne şekilde destek verebileceğimize bakacağız” dedi.

Detaylarını Ağustos ayı ortalarında açıklamasının beklendiği ABD’nin yeni Afganistan stratejisi bölgede 68 bin ABD askeriyle 30 bin NATO askerinin görev yapmasını öngörüyor. Afgan ordusunun mevcudu 100 bin civarında.

"Afganistan'dan karşılık beklenmeli"

Afganistan’daki yabancı birliklerin komutanı Amerikalı General McChrystal’ın danışmanlığını yapan Amerikan Düşünce kuruluşu “Dışilişkiler Konseyi”nden (Council on Foreign Relations) Stephen Biddle, Afganistan'da 300 bin ila 600 bin askere ihtiyaç olduğu görüşünde. Ancak Biddle’a göre güvenliğin yanında Afganistan’ın ihtiyaç duyduğu en büyük unsurlardan biri yönetime işlerlik kazandırılması. Stephen Biddle, Afganistan’da kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için yolsuzlukların önüne geçilmesi, idari reformlar yapılması ve devlet görevlilerinin eğitilmesi gerektiğini belirtiyor. Biddle, Afganistan’ın istikrarlı bir yapıya kavuşması için büyük çaba harcayan ABD'nin bunun karşılığını da görmesi gerektiğini vurguluyor. “Kuyular açıyor, okullar inşa edip kalkınma yardımları sağlıyoruz. Ancak birçok alandaki desteğimiz şu ana kadar hiçbir fayda sağlamadı. Bunun değişmesi gerekiyor" diyen Biddle sözlerini, "Bunun için karşı tarafa; biz size yardım edeceğiz ama siz de örneğin polise haraç vermek istemeyenleri yere yatırıp dövmekten vazgeçin' denebilir” şeklinde sürdürüyor.


Christina Bergmann/ Çeviri: Meltem Karagöz

Editör: Ahmet Günaltay