1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

ABD'nin altyapısı çürüyor

ABD altyapı krizi geçiriyor. Yollar ve raylar bozuk ve tehlikeli. Bu durum ekonomik büyümeyi de engelliyor. Başkan Trump teşviklerle özel sektörü altyapı yatırımlarına kazanmayı deniyor.

Pazartesi günü New Yorklular için 'cehennem yazı' başladı. Çalışanların işten sonra eve dönüş saatinde Pennsylvania Station merkez garı tıka basa dolar. Her gün 600 bin kişi Penn Station üzerinden Manhattan'daki işyerine gelir ve akşamüstü de Long Island ya da New Jersey'e döner. New York'un üç büyük havalimanından bile bu kadar yolcu geçmez.

Raylar tamir edileceğinden, Penn Station'un bazı peronları yaz boyunca kapalı kalacak. New York Valisi Andrew Cuomo bu tıkanıklığın zincirleme etkisiyle New York'taki ulaşımın tamamen felç olabileceğini söylüyor. İlkbaharda iki trenin garda raydan çıkması üzerine eyalet valisi kamu ulaşımında olağanüstü durum ilan etmişti.

Eskimiş ve yükü kaldıramıyor

New York'taki raylı ulaşım sistemi yolcu sayısını kaldırmıyor. New York metrosu 120 yıl önce inşa edilmişti. Yollar delik deşik, tüneller, köprüler ve kanalizasyon şebekesi harap vaziyette.

Özel sektör tarafından işletilen elektrik, gaz ve akaryakıt şebekesi ile limanlar, yük trenleri ve hızlı internet şebekesinin durumu ise daha iyi. New York Üniversitesi'nin emekli finansman profesörü İngo Walter bunu özel şirketlerin daha iyi işletmeci olmasına bağlıyor.

New York'un altyapısı perişan durumda. Amerikan İnşaat Mühendisleri Birliği dört yılda bir altyapı tesislerine not veriyor. New York gibi ABD genelindeki eyalet ve kentlerin karnesi de kırıklarla dolu.

2 bin barajın her an yıkılabilecek durumda olduğu söyleniyor. 56 bin köprünün yenilenmesi şart. Birlik başkanı Brian Pallasch yolların bozuk olması, şantiyeler, yön çevirmeler ve iptal edilen tren seferlerinin beher haneye olan yıllık maliyetinin yılda 3 bin 400 doları bulduğunu söylüyor.

Altyapıdaki eksikler nedeniyle ABD'nin gayrı safi yurtiçi hasılasının 2025 yılına kadar 4 trilyon dolar düşeceği ve modernleştirme için de aynı miktarda paraya ihtiyaç olduğu hesaplanmış.

Überfüllter Bahnhof Trenton USA (AP)

Para nereden sağlanacak?

Donald Trump harap vaziyetteki altyapıyı seçim kampanyasında koz olarak kullanmış ve modernizasyona 1 trilyon dolar ayırmayı vaat etmişti. Pallasch, "Biraz az ama başlangıç için iyi bir adım", diyor.

Beyaz Saray'ın raporlarından kamunun altyapı yatırımlarından çekileceği anlaşılıyor. Bütçede de acil yatırımlar için sadece 200 milyar dolar ayrılması öngörülüyor. Altyapı yatırımlarının 800 milyar dolarlık bölümünün ise eyaletler ve belediyeler tarafından karşılanması isteniyor. Para sıkıntısı çeken bölge yönetimlerinin bu yükü kaldırması kolay olmayacak.

Başkan Trump vergi indirimi ve ucuz kredilerle özel yatırımcının altyapı yatırımlarına katılmasını sağlamaya çalışıyor. Trump özel sektöre sağlanacak teşviklerin istihdamı artırıp hazinenin yükünü azaltacağını düşünüyor.

"Wall Street'e yapılmış iltimas"

Ancak özel şirketlerin kâr marjını artırmak için yapacakları yollarda ek kullanım ücreti isteyebileceği belirtiliyor. Maryland Üniversitesi Kamu İdaresi Profesörü John Rennie Short Amerikalıların vergiye ek olarak ekstra ücret ödemek zorunda kalacaklarını söylüyor.

Short bu nedenle Trump'un planını 'özel sektöre verilmiş armağan' olarak nitelendiriyor ve özel şirketlerin kısa zamanda gelir sağlayacak yatırımları tercih edeceğini söylüyor. Altyapının uzun soluklu bir yatırım olduğunu belirten Profesör Short hiçbir şirketin 20 ila 25 yıl sonra kâra geçme düşüncesini hissedarlarına beğendiremeyeceğini savunuyor.

Bunun kısa zamanda yüksek kâr getirmesi mümkün olmayan kırsal bölgeler için de geçerli olduğunu belirten Kamu İdaresi Profesörü Short, Trump'un planlarının eşitsizliği artıracağını ve yatırımlara en çok muhtaç olan kentlerin yatırımcıya cazip gelmeyeceğini öne sürüyor.

Bir zamanlar Amerikan otomotiv endüstrisinin kalbinin attığı Michigan eyaletinin Detroit ve Flint kentlerinde altyapıya hangi özel şirketin yatırım yapacağı merak konusu. Bu iki kentin ABD'nin en kötü 150 kenti sıralamasındaki yerlerinin 149 ve 143'üncülük olmasının başlıca nedeni altyapılarının kullanılmaz hale gelmiş olması. Profesör Short bu kentlerin prestijli yatırımlar için uygun olmadığını söylüyor.

Yılların ihmalkârlığı

Brian Pallasch ise "birçok belde zaten Washington'dan yardım beklemiyor" diyor ve Trump'un planlarının Michigan'ı cazip kılmasının bazı yatırımcıların ilgisini uyandırdığını belirtiyor.

Pallasch aynı zamanda özel sektörün çabuk para kazanma peşinde olduğu tezine de katılmıyor. Özellikle emeklilik sigortalarının uzun vadeli gelire önem verdiğini belirten Pallasch özel emeklilik sigortasına para yatıranların on yıllar sonra gelir payı almayı beklediklerini hatırlatıyor ve geçen süre zarfında ABD'nin altyapısının modernleştirilmiş olacağını umuyor.

Altyapının neden ihmal edildiğine gelince. Pallasch Kongre'nin on yıldır konuyla ilgilenmemesinin bedelini şimdi ödediklerini belirtirken finans uzmanı İngo Walter de federal eyaletlerle Washington'daki merkezi yönetimin mali yetki konusunda anlaşamamalarının önemli rol oynadığını vurguluyor.

John Short 'yetkililerin harekete geçmesi için felakete uğranmasının beklenemeyeceğini' söylüyor. Felaket sinyalleri ise artıyor. İki trenin raydan çıktığı Penn Station'da kazalar sona ermedi. Temmuz başında bir banliyö treni, haziran sonunda ise bir metro treni raydan çıktı. Bu kazada 34 yolcu yaralandı.

© Deutsche Welle Türkçe

Sophie Schimansky