1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

ABD'nin Çin rahatsızlığı

Avrupa ülkeleriyle ABD arasında son günlerde yaşanan yakınlaşmanın kısa sürme olasılığı çok büyük. Özellikle de, AB planlandığı gibi Çin Halk Cumhuriyeti’ne uyguladığı silah ambargosuna son verirse. ABD, böyle bir gelişmenin bölgedeki stratejik güçler dengesini tehdit edeceği kanısında. Washington’dan Daniel Scheschkewitz'in haberi...

ABD, Çin'e uygulanan silah ambargosunun kaldırılmasını istemiyor...

ABD, Çin'e uygulanan silah ambargosunun kaldırılmasını istemiyor...

Avrupa Birliği, bundan 15 yıl önce 1989’da, demokrasi hareketinin, Pekin’deki Tiananmen Meydanı’nda kanlı şekilde bastırılmasının ardından Çin’e silah ambargosu koydu. O tarihten beri Çin Halk Cumhuriyeti sadece global boyutlarda bir ekonomik güç haline gelmekle kalmadı, aynı zamanda ciddi şekilde silahlandı da. Stockholm’deki SIPRI Enstitüsü, Çin’in son on yıl içinde Rusya’dan, aralarında çağdaş uçaklar, destroyerler, denizaltılar ve roketlerin de bulunduğu, 13 milyar doların üzerinde silah aldığını bildiriyor.

Çin’deki Halk Ordusu’nun bu silahlanması ABD’de kuşkuyla izleniyor. Özellikle de, ABD’nin Tayvan’la olan ittifakı nedeniyle. Başkan Bush bu hafta Brüksel’de yaptığı basın toplantısında bu yöndeki endişelerini dile getirmişti.

Tayvan, 1949 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrıldı ve o zamandan beri ABD’nin desteğine sahip. ABD’de Başkan Nixon döneminde Çin’e açılması ve bu kapsamda bu ülkeyi tanıması da bu durumu değiştirmedi. Hala ABD, bir saldırı halinde Tayvan’ı savunma yükümülülüğü içinde, buna karşılık Çin de Tayvan’ın bağımsızlık ilan etmesi halinde savalş tehdidinde bulunuyor.

“Çin askeri tehdit oluşturuyor“

Amerikan Kongresi’nde Çin’in silahlanmasının, tüm Güneydoğu Asya bölgesinde bir istikrarsızlık potansiyeli yaratacağı görüşü de hakim. Washington’daki araştırma enstitüsü, “Brookings Institute”dan güvenlik uzmanı Michael O’Hanlon bu konudaki görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Avrupa Birliği’nin bu noktada ağır bir hata yaptığı kanısındayım. Çünkü Çin askeri bir tehdit oluşturuyor. Bunu görmek için Çin düşmanı ya da komünist avcısı olmak gerekmiyor. Son yıllarda Çin çok gelişti. Sadece bu nedenle bir tehlike oluşturmuyor. Çin Tayvan’ı da geri istiyor. ABD, Tayvan’ı koruyan ana güç. Biz olmasak, Çin Tayvan’a belki çoktan saldırmıştı.”

“Çin silahlanmasını gerekçelendirmeli“

Güneydoğu Asya’da 80 bin asker bulunduran ABD’nin aksine, Avrupa’nın bu bölgede stratejik çıkarları yok. Hem ABD, hem de Avrupa Birliği Çin’i önemli bir ticaret ortağı olarak kabul ediyor. Fakat önümüzdeki yaz silah ambargosunu kaldırmayı düşünen AB’nin aksine ABD, Çin’e silah satmak istemiyor. Çin’i herhangi bir nedenle kimsenin tehdit etmediğini ifade eden Michael O’Hanlon ise ambargonun kaldırılmasına ilişkin şöyle konuştu:

“Silah ambargosunun kaldırılmasını, Çin’in kendini savunma hakkına atıfta bulunarak meşrulaştırmak için çok kıvrak tezler gerekli. Şu noktanın açık olması lazım: Çin, bölgede daha fazla iktidar sahibi olmak istiyor ve bunu davranışlarıyla da gösterecek. Ve Çin’le Tayvan aralarındaki sorunu halletmeden Çin’e büyük silah sistemlerinin ihracı, binlerce Amerikalı’nın da yaşamına mal olabilecek potansiyelde ağır silahlı çatışmalar çıkması olasılığını büyütüyor.”

ABD’de Demokrat Parti’nin bazı Avrupa ülkelerinin rahatsızlıklarına büyük anlayış gösterdiği Irak sorunundakinin tersine, AB’nin silah ambargosunun kaldırılmasına karşı tüm partiler kuşku duyuyor. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki en üst düzeyli Demokrat milletvekili Tom Lantos, kısa süre önce Avrupalıları, kendi ekonomik çıkarlarına, Amerikan askerlerinin yaşamından daha fazla önem vermekle suçladı. Atlantik’in iki yakası arasında yeni bir çatışma kaçınılmaz görünüyor.