1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB’de terörle mücadele tartışması

Terör tehdidiyle başa çıkabilmek için ülkelerin istihbarat ve veri paylaşımında bulunması büyük önem taşıyor. Peki bu yapılırken, kişisel verilerin korunması nasıl sağlanacak? AB kritik oylamada karar verecek

default

Avrupa,İslamcı terörle Madrid'de 2004 yılında düzenlenen bombalı tren saldırıları ve ertesi yıl Londra'daki seri metro ve otobüs patlamalarıyla tanıştı.

Avrupa Birliği Terörle Mücadele Koordinatörü Gilles de Kerchove,bu olayların ardından çok büyük bir saldırı yapılmamış olmasınınsa tehlikenin geçmiş olduğu anlamına gelmediği uyarısını yapıyor ve şöyle konuşuyor:

"Londra saldırılarının ardından Avrupa sınırları içinde çok büyük bir olay meydana gelmedi. Bu anlamda istihbarat örgütlerini çok iyi çalıştıkları için tebrik etmek gerekiyor. Ancak o zamandan bu yana kaç saldırının engellendiğini ve kaç hücre evinin dağıtıldığını düşünürsek, bu konuda tedbiri elden bırakmamamız gerektiği açıkça ortaya çıkar."

Madrid'deki bombalı saldırıların ardından AB terörle mücadelede üye devletlerin birbirinden fazlasıyla bağımsız hareket ettiklerini fark ederek, işbirliğini arttırmak amacıyla bir de özel terörle mücadele birimi oluşturdu. AB'nin ilk terörle mücadele koordinatörü Hollandalı Gijs de Vries amaçlarını şu sözlerle özetlemişti:

"Bilgi paylaşımı çok büyük önem teşkil ediyor. AB'nin polis teşkilatı Europol sayesinde polis teşkilatları bilgi alışverişi yapıyor. Savcılarımızsa ceza hukuku alanında yargısal işbirliğini sağlayan Eurojust'ı kullanıyor. Bunun dışında terörizme mali desteği engellemek için yasalar çıkarıyoruz. Teröristlerin paraya ihtiyacı var. Amacımız bu paraya ulaşmalarını engellemek. Bunun için de uluslararası bir işbirliğine ihtiyaç duyuluyor."

"Veri güvenliğini tehlikeye düşürüyor"

AB sınırları içindeki bilgi paylaşımıyla ilgili itirazların büyük çoğunluğunun merkezindeyse bu değiş tokuşun veri güvenliği şartlarına uyulmadan yapılması yatıyor.

Geçtiğimiz hafta Avrupa Parlamentosu İçişleri Komisyonu üyelerinin Lahey'deki Europol merkezini ziyareti sırasında Hıristiyan demokrat İspanyol politikacı Agustin Diaz de Mera da, "Europol'un gerekli bir birim olduğunu ancak veri güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü" savunmuştu.

Diğer yandan AB ve ABD geçtiğimiz hafta, Avrupalı banka müşterilerine ait verilerin terörle mücadele kapsamında Amerikan birimlerine iletilmesini kapsayan SWIFT anlaşmasını imzaladı. SWIFT anlaşmasının yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu'nda da onaylanması gerekiyor. Çarşamba günü yapılacak oylamada kararın çoğunluğun desteğini alacağına kesin gözüyle bakılıyor. Anlaşmanın Ağustosta yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Parlamento Şubat ayında karşı çıkmıştı

Her ne kadar Amerikalı araştırmacılar Sauerland Grubu'nun Almanya’da terör hazırlığındayken yakalanmasında bu bilgi alışverişinin önemli bir rol oynadığını savunsa da, Avrupalı parlamenterler anlaşmaya şubat ayında veri güvenliği standartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle karşı çıkmıştı. Anlaşmayı eleştirenler arasında Avrupa Parlamentosu’nun Hıristiyan Sosyal Birlik Partili üyesi Manfred Weber de bulunuyordu.

Weber şunları kaydetmişti: "AB vatandaşları doğal olarak bizden kendilerine ait verileri korumamızı bekliyor. ABD ile ortaklaşa çalışmak ve terörle mücadele konusunda beraber hareket etmek istiyoruz. Ancak Avrupa verileri için Avrupa'nın veri standartlarının uygulanması prensibine uyulması gerekiyor. Bu ABD ile işbirliği sırasında da göz önünde bulundurulmalı."

© Deutsche Welle Türkçe


Christoph Hasselbach / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Ahmet Günaltay