1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB'de terör korkusu

11 Eylül saldırılarının ardından terörle mücadelede işbirliğini artıran Avrupa Birliği, bir de Terörle Mücadele Koordinatörü atadı. AB'nin bu biriminde işlerin yakın zamanda bitmesi zor görünüyor.

Güvenlik kameraları

ABD’de 11 Eylül 2001 tarihinde meydana gelen terör saldırıları Avrupa Birliği ülkelerinde de büyük endişe yaratmıştı. 11 Eylül'ün ardından terörle mücadelede işbirliğini artırma kararı alan Avrupa, kısa bir süre sonra bombalara daha yakından tanıklık etti. İspanya’nın başkenti Madrid’in banliyö trenlerine düzenlenen bombalı saldırılar 200 kişinin ölümüne yol açtı.

Madrid saldırılarının ardından terörle mücadelede işbirliğini daha da öncelikli bir politikaya dönüştüren Avrupa Birliği, Hollandalı politikacı Gijs de Vries’i Avrupa Birliği’nin ilk Terörle Mücadele Koordinatörü olarak atadı.

De Kerchove bir konuşma yaparken

Terörle Mücalede Koordinatörü Gilles de Kerchova'nın hemen işsiz kalması beklenmiyor

Vries üstlendiği görevi, “Bilgi alışverişi (Avrupa ülkeleri arasında) çok önemli. Europol (Avrupa Polis Teşkilatı) üzerinden polislerin karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmasını sağladık. Ayrıca savcılarımız da Eurojust (Avrupa Adli Yargı Ağı) üzerinden bilgi alışverişinde bulunabiliyor. Terörün mali kaynaklarını kurutmak için de yasa hazırlıkları içindeyiz. Bunun için uluslararası işbirliğine ihtiyacımız var” şeklinde özetlemişti.

Ancak güçlendirilen işbirliği ve sıkılaştırılan kontroller, Avrupa’da yeni bir terör saldırısını önleyemedi. Madrid’den bir yıl sonra, 2005’te, bu kez Londra metrolarında bombalar patladı ve 50 kişi hayatını kaybetti. Londra’daki terör saldırısının ardından ise Avrupa’da benzer bir katliam yaşanmadı. Polis ve istihbarat servisleri, bir dizi saldırının önüne zamanında geçildiğini söylüyor.

“Bin Ladin sembol oldu”

Gijs de Vries’in yerini alan Avrupa Birliği’nin yeni Terörle Mücadele Koordinatörü Gilles de Kerchove, teröre karşı uyarılarını sürdürüyor. "El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in öldürülmesinin ardından daha güvenli bir ortam oluştuğu" yönündeki fikirlerin yanlış olduğunu belirten De Kerchove, şunları söylüyor:

“El Kaide, geçen yıllar içinde etkinliğini büyük ölçüde kaybetti ve kaybetmeye de devam ediyor. Usame Bin Ladin, artık El Kaide lideri olmasa da o hâlâ bir sembol. Ve bu sembolün bir gecede yok olması beklenemez.”

Bireysel özgürlükler tartışılıyor

Güvenlik kameralarına sokaklarda sık sık rastlamak mümkün

Prensipte herkes şüpheli. Meydanlardaki güvenlik kameraları hemen göze çarpıyor

Avrupalı politikacılar olası terör saldırılarına karşı hâlâ tetikte, ancak alınan yoğun güvenlik önlemlerinin sıradan Avrupalı’nın da günlük hayatına yansıması tartışmalara neden oluyor. Kamusal alanlara çok sayıda güvenlik kamerasının yerleştirilmesi, havaalanlarında her geçen gün daha da artırılan kontroller ya da iletişim ve haberleşmede kişilerin verilerinin saklanması önerileri Avrupa kamuoyunda rahatsızlık yaratıyor. Birçok kişi için tüm bunlar, bireysel özgürlüklerinin kısıtlanması anlamına geliyor.

Avrupa Parlamentosu’nun Yeşil milletvekillerinden Jan-Philipp Albrecht de bu nedenle şimdiye kadar alınan güvenlik önlemlerinin gözden geçirilmesini talep ediyor. “Avrupa Birliği’nde alınan terörle mücadele önlemlerinin etkinliğini gözden geçirmemiz gerekli” diyen Albrecht, hızlı alınan kararların söz konusu olabileceğini belirterek Almanya'dan örnek veriyor. Almanya’da iletişim verilerinin altı ay saklanmasını öngören yasal düzenleme, Anayasa Mahkemesi tarafından kişisel özgürlükleri ihlal ettiği gerekçesiyle anayasaya aykırı bulunmuştu.

Daha fazla önlem almalıyız

Kişisel verilerin korunması ilişkin tartışmalar devam ederken, Avrupa Birliği’nin Terörle Mücadele Koordinatörü Gilles de Kerchove ise güvenlik önlemlerinin mutlaka daha da artırılması gerektiği görüşünde. Tehdidin değiştiğini ve bu nedenle daha fazla verinin toplanması gerektiğini savunan De Kerchova, şüpheli kişilerin polis ve gizli servisler tarafından her geçen gün daha fazla tanınmaz hale gelmesinin sorun yarattığını belirtiyor.

Şüpheli seyahat, haberleşme ve ödemelerin incelenmesine ihtiyaç duyulduğunu kaydeden AB yetkilisi, “Ancak aynı zamanda kişisel verilerin daha iyi korunmasını da sağlamak zorundayız. Yani her ikisini birden yapmamız gerekiyor” diyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Hazırlayan: Christoph Hasselbach / Çeviri: Hülya Köylü

Editör: Ahmet Günaltay