1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB'de teşvik paketi tartışması

AB liderleri bugün Brüksel'de biraraya geliyor. Zirvenin en önemli gündem maddesi ekonomik kriz olacak. AB Komisyonu'nun hazırladığı 5 milyar euroluk teşvik programı ise tartışma yaratıyor.

default

Avrupa Birliği Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti Başbakanı Mirek Topolanek, üye ülkelerin liderlerine gönderdiği mektupta, yıllardır yaşanan en ağır resesyonun bu ilkbahar zirvesinin başlıca gündem maddesi olacağını ifade ediyordu. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, karamsar bir tablo çizerken, yine de Topolanek gibi geleceğe umutla bakıyor. Barroso, "Kriz artık herkesin bütçesini etkiliyor. Krizin istihdam piyasasının, bireysel banka kredilerinin veya hayat standardının üzerindeki etkileri hissediliyor. Kriz artık can yakmaya başladı. Ancak biz bu krizin aşılmasına yardımcı olmak ve kaybedilen güvenin yeniden kazanılması için çaba gösteriyoruz" sözleri ile krizi aşmaya çalıştıklarını dile getiriyor.

AB'de alınan önlemler

Bu çaba çerçevesinde, Avrupa Birliği Komisyonu ile üye ülkelerin hükümetleri zor durumda olan bankaları kurtarmak için ortaklaşa harekete geçmelerinin yanısıra ulusal konjonktür paketleri de hazırladılar. Bununla ilgili karar geçen yılın sonunda yapılan liderler zirvesinde alınmıştı. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier geçen pazartesi günü Brüksel’de yaptığı açıklamada hazırladıkları pakete ilişkin şunları söyledi: "Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin aldığı karar sonucunda hazırlanan ekonomik canlandırma paketleri ile borç oranı gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 3’ünü aşıyor. Bu oran, geçen Aralık ayında belirlenen Avrupa Birliği sınırlarının üzerinde bulunuyor. Ayrıca Komisyonun sunduğu konjonktür paketi konusunda da henüz uzlaşma sağlayamadık."

5 milyarlık teşvik paketi

Steinmeier, bu sözleri ile zirvenin belki de en tartışmalı gündem maddesini kastediyor. Ulusal paketlerin yanısıra Avrupa Birliği Komisyonu da, birliğin bütçesinden sağlanacak bir teşvik programı oluşturulmasını önerdi. Bu program ile enerji, çevre ve telekomünikasyon alanındaki projelerin desteklenmesi hedefleniyor. Ulusal programlar için ortaya konan bütçe ile karşılaştırılınca Komisyon’un yaklaşık 5 milyar euro tutarındaki program önerisinin çapı oldukça küçük kalıyor. Buna rağmen üye ülkelerin önemli bir bölümü bu programın finansmanını ve desteklenecek projelerin listesini eleştiriyor.

Merkel'den veto tehditi

Almanya Başbakanı Angela Merkel Avrupa Birliği Komisyonu'nun hazırladığı teşvik paketini eleştiren liderler arasında yer alıyor. Merkel, zirve öncesinde Berlin'de yaptığı açıklamada "bu paket ile sadece bu yıl veya gelecek sene ekononomik canlanmaya katkı sağlayacak projelerin desteklenmesi gerektiğini" belirtti. Merkel aksi takdir pakete onay vermeyeceğini vurguladı.

Merkel'e destek az

Buna karşılık Doğu Avrupa ülkeleri, teşvik projelerine ayrılan bu bütçeyi, geçen Ocak ayında Rusya'nın doğalgaz sevkiyatını kesmesinin ardından enerji ağlarının yenilenmesi için vazgeçilmez görüyorlar. İngiltere de, bu bütçeyi modern kömür santrallerinin yapımı için kullanmayı planlıyor.

İlk başta paketi eleştiren İtalya ise bu paketten sağlanabilecek 120 milyon euro ile İtalya-Cezayir arasında kurulacak doğalgaz hattının masrafları için harcamayı tasarlıyor. İspanya, Romanya ve Portekiz paketten çok memnun olmasalar da, yine de bazı projelere kaynak sağlamayı umuyorlar.

AB doğru yolda

Bu pürüze rağmen Almanya Dışişleri Bakanı, Nisan ayının başında Londra’da yapılacak olan Dünya Finans Zirvesi öncesinde Avrupa Birliği’nin doğru yolda ilerlediğini belirtti. Steinmeier, "Atlantik’in diğer yakasından büyük destek alıyoruz, bu şekilde uluslararası finans piyasalarında yaşanan krizden gereken dersleri de çıkarabiliyoruz" dedi.

Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama’nın "yeni konjonktür paketleri hazırlayalım" önerisini Avrupa Birliği şu aşamada reddetti.

Prag performansından memnun

Öte yandan, Çek Cumhuriyeti Avrupa Bakanı Aleksandr Vondra, ekonomik kriz sırasında ülkesinin dönem başkanlığı sayesinde varılan uzlaşmalardan gururla söz etti. Vondra, "Çek Cumhuriyeti’nin dönem başkanlığı konusunda bazı kuşkuları var, daha doğrusu vardı, ama artık bu kuşkular giderildi. Örneğin, üye ülkelerin ekonomi ve maliye bakanları bazı sektörlerde katma değer vergisinin düşürülmesi konusunda uzlaşma sağladı. Bunu Fransa da, diğer dönem başkanları da başaramamıştı. Ama Çek Cumhuriyeti Maliye Bakanı bu uzlaşmayı sağladı" sözleri ile Fransa'yı dolaylı olarak eleştirdi. Vondra’nın bu sözlerine karşılık Fransa’dan henüz bir açıklama gelmedi.

Önerdiğimiz linkler