1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB’de genişleme tartışması

AB Dışişleri Bakanları toplantısında Birlik’in genişlemesiyle ilgili tartışmalar yeniden patlak verdi. Almanya Başbakanı Merkel’in üye alımlarının durdurulması çağrısı yoğun eleştirilere yol açtı.

default

AB Dışişleri Bakanları'nın, Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti'nin Hluboka kentindeki gayriresmi buluşmasına, Birlik'in genişlemesi konusundaki tartışmalar damgasını vurdu. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Hırvatistan'ın üyeliğinin ardından genişlemenin geçici olarak durdurulması çağrısı yoğun eleştirilere yol açtı.

AB Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı Karel Schwarzenberg, Almanya ve Fransa'nın tutumunu eleştirerek, genişlemeyi frenlemeye yönelik söylemleri büyük bir hata olarak gördüğünü söyledi. Finlandiya Dışişleri Bakanı Alexander Stubb da eski Yugoslavya ülkeleri ve Türkiye'nin uzun vadede AB'ye ait olduklarını, bu ülkelerin Birlik'e kabul edilmesinin demokratikleşme ve barış için en iyi süreç olduğunu vurguladı. Genişlemeyle ilgili yürütülen olumsuz kampanyalardan hoşlanmadığını belirten Stubb, “Bu benim için tamamen popülizmdir” diye konuştu.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Stubb: Uzun vadede Türkiye'nin yeri AB'dir

Finlandiya Dışişleri Bakanı Stubb: Uzun vadede Türkiye'nin yeri AB'dir

‘Balkanlar' da barış tehlikeye girer '

Balkan ülkelerinin AB perspektifinin ellerinden alınmasının bölgede barışı tehlikeye sokacağı yönünde de pekçok ülkeden uyarı geldi. Lüksemburg ve İsveç Dışişleri Bakanları Jean Asselborn ile Carl Bildt Balkanlar'da yeni çatışmalar çıkması potansiyeline dikkat çekti. İsveç Dışişleri Bakanı Bildt, “Kapıyı yüzlerine kaparsak bunun bölge için çok kötü sonuçlar doğuracağı açıktır” diye konuştu. Bildt, her genişleme öncesinde ilk etapta direniş yaşandığına, ancak her seferinde genişlemenin Avrupa için büyük bir başarı olduğunun kanıtlandığına da dikkat çekti.

İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband de genişlemeye destek vererek AB'nin genişleme sonucu daha güçlü hale geldiğini belirtti ve “Sadece 500 milyon nüfuslu bir iç pazar haline geldiği için değil, eskiden istikrarın çok uzağında bulunan Orta Avrupa'nın geniş kesimlerine siyasi istikrar getirdiği için de” diye konuştu. Miliband, diğer ülkelerin AB'ye kabulünü engellemek için hiçbir neden görmediğini de sözlerine ekledi.

Steinmeier: CDU' nun tavrı çelişkili

Almanya'nın Sosyal Demokrat Partili Dışişleri Bakanı Frank Walter-Steinmeier de Hristiyan Demokrat Başbakan Merkel'in

Steinmeier: CDU'nun tavrı çelişkili

Steinmeier: CDU'nun tavrı çelişkili

genişleme süreciyle ilgili ifadelerini çelişkili bulduğunu vurguladı. Steinmeier, ‘Hristiyan Demokrat Birlik partisinin (CDU) bir yanda genişlemeye ara verilmesini savunmasını ve aynı zamanda Balkan ülkelerine üyelik perspektifinden bahsetmesini şaşırtıcı bulduğunu' söyledi.

Merkel'in Hristiyan Demokrat Birlik partisi, Hırvatistan'ın üyeliğe kabulünün ardından AB'de genişleme sürecinin durdurulması tezini Avrupa Parlamentosu seçim kampanyalarına da taşıdı. Seçim programında, “AB'nin kimliği ve kurumlarının güçlendirilmesi, yeni üye alımları karşısında öncelik taşımak zorundadır. Sadece diğerlerine göre çok daha ileri seviyedeki Hırvatistan'ın üyeliği istisna olabilir” ifadesi yer alıyor.

Hristiyan Demokrat Birlik, AB'nin önce Birlik kurumlarında reform içeren Lizbon Antlaşması'nı onaylayarak yeni kurumları güçlendirmesi gerektiğini savunuyor. Hristiyan Demokrat Birlik Başkanı Angela Merkel, AB'ye üye olmak isteyen Makedonya, Karadağ, Arnavutluk gibi ülkelere sabırlı olmaları mesajını verirken Türkiye içinse zaten uzun süredir tam üyelik yerine ‘imtiyazlı ortaklık' alternatifini öneriyor.

Lizbon Antla şması ' nın kaderi belirsiz

Ancak Lizbon Antlşaması ile ilgili endişeler de sürüyor. Bazı ülkeler, Lizbon Antlaşması tüm üye ülkelerce benimsenmeden yeni üyelerin Birlik'e kabul edilmesinin zor olacağına işaret etti. Fransa ve Belçika Dışişleri Bakanları Bernard Kouchner ve Karel de Gucht Antlaşma olmadan yeni üyelerin kabul edilmesinin hukuki açıdan mümkün olmadığını belirtti. Lizbon Antlaşması'nın geleceği, antlaşmayı referandumda reddeden İrlanda'nın yanısıra Çek Cumhuriyeti'nde de riskli. Çek hükümetinin güvensizlik oyuyla düşürülmesinin ardından Antlaşma'nın Çek Senatosu'ndan geçeceğine de şüpheyle bakılıyor.