1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

AB'de bütçe açığı tartışması

Bu yıl pek çok AB ülkesinin yüzde 3'lük bütçe açığı referans değerini geçmesi bekleniyor. Avrupa İstikrar ve Büyüme Paktı yetkilileri ülkelere borçlarını azaltmalarını tavsiye ediyor.

default

Dünya genelinde yaşanan ekonomik ve mali kriz AB ülkelerini de büyük ölçüde etkiledi. Ekonomik krizin etkilerini bertaraf edebilmek için birbiri ardına milyarlarca euro tutarında konjonktür paketleri hazırlandı. Ancak “tasarruf” kelimesi kısa süredir AB hükümetlerinin parolası haline geldi. Yapılan harcamalar ve şüphesiz krizin de etkisiyle, pek çok AB ülkesinin bu yıl, Avrupa İstikrar ve Büyüme Paktı ile belirlen azami yüzde 3’lük ek borçlanma oranını aşması bekleniyor. Avrupa İstikrar ve Büyüme Paktı yetkilileri, borçların azaltılmasını tavsiye ediyorlar. Bu nedenle, hükümetlerin harcamaları frenlemesi gerekiyor.

Bazı Avrupalı liderler, ekonomik krizin etkilerini giderebilmek için çıkarılan konjonktür paketlerinin tehlikeli olduğu görüşünü taşıyordu. Örneğin İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, daha mart ayında yaptığı açıklamada, bunun kaçınılmaz bazı sonuçları olabileceği uyarısında bulunmuş ve "Sorun, Avrupa’nın yapabileceği her şeyi yaptığı noktasına doğru gelmeye başlamamızdır. Pek çok Avrupa ülkesinin bütçesi büyük açıklar veriyor. Bu durum yeni sorunları da beraberinde getiriyor. Örneğin, bütçe açıklarını giderebilmek için daha yüksek faiz ve vergi oranlarını…” diye konuşmuştu.

Yüksek bü tçe açıkları

Euro ülkeleri için oluşturulan Avrupa İstikrar ve Büyüme Paktı, gayri safi yurtiçi hâsılanın en fazla yüzde 3’ü oranındaki bütçe açığına izin veriyor. Ancak pek çok ülkede bütçe açığı çok yüksek oranlara ulaştı. İrlanda ve İspanya, bu yıl iki haneli bütçe açığı rakamlarını görebilir. Euro bölgesi dışında yer alan İngiltere’de ise bu oran yüzde 14’e kadar çıkabilir. Fransa yüzde 8’lik bir bütçe açığıyla karşı karşıyayken, Almanya da üst sınırı aşma tehlikesi altında bulunuyor. Almanya ve Fransa’nın borçların azaltılmasını zamana bırakmasını kötü bir örnek olarak nitelendiren Euro Bölgesi Maliye Bakanları Grubu'nun başkanı Jean-Claude Juncker, şöyle konuşuyor:

“Bir ya da iki ülke, doğruluk yolundan saparsa ve özellikle bunlar büyük ülkelerse, o zaman küçük ülkeler, kamuoylarına, diğerleri uymadığı halde neden İstikrar Paktı’na uymaları gerektiğini açıklamakta zorluk çekeceklerdir.”

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet ise daha açık ifadeler kullanıyor. Trichet, "Almanya ve Fransa’yı göz önünde bulunduracak olursak, onlara da diğerleri gibi aynı şekilde, aynı kurallarla davranılmalıdır. İstikrar ve Büyüme Paktı bizim efendimizdir“ diye konuşuyor.

Almanya'da siyasi partiler baskı altında

Almanya'da seçimler öncesi, Hristiyan Birlik Partileri ve Hür Demokrat Parti, geniş kapsamlı vergi indirimi sözü vermişti. Şimdi ise vaatlerini gerçekleştirme baskısı altındalar. Borçların azaltılması ise erteleneceğe benziyor. AB Komisyonu'nun Ekonomi ve Para İşlerinden Sorumlu Üyesi Joaquín Almunia, müstakbel hükümeti uyararak, "Almanya’nın durumu için de bir bütçe açığı işlemi başlatacağız, çünkü Alman yetkililerin beyanlarına göre, bu yılki açık, yüzde 3’lük referans değerini geçiyor. Ancak Alman hükümetinin gelecek planlarının ne olduğunu öğrenmek için, koalisyon görüşmelerinin tamamlanmasını bekliyoruz“ diyor.

Yunanistan’ dan çelişkili açıklama

Peki, bildirilen bütçe açığı oranlarına güvenilemezse, İstikrar Paktı’nın hedefleri ne işe yarayacak? Örneğin, Yunanistan, Brüksel’e bu yıl önce yüzde 6, hükümet değişikliğinden sonra ise yüzde 12 oranında bütçe açığı bildiriminde bulundu. Juncker buna tepkisini, "Bu eski ve yeni oranlar arasındaki çelişkiden çok etkilendiğimi belirtmeliyim. Oyun sona erdi. Daha ciddiye alınacak rakamlara ihtiyacımız var” sözleriyle dile getirdi.

Christoph Hasselbach / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay