1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

ABD’den Küba’ya barış heyeti

Obama yönetimi, dış politikadaki açılımlarını Küba ile sürdürüyor. İlk kez bir Amerikan Kongre heyeti Havana’yı ziyaret etti. Küba lideri Castro, heyeti kabul ederken çarpıcı mesajlar verdi.

default

Fidel Castro'nun sağlık durumu nasıl? 2006 yılında Castro’nun ölüm döşeğinde olduğu açıklanmıştı. Küba’ya giden ve Fidel Castro ile kişisel bir görüşme yapan 7 kişilik Demokrat Partili Kongre delegasyonu, Castro’nun sağlık durumunun oldukça iyi olduğunu, eski Küba liderinin siyasi olaylardan haberdar olduğunu ve siyasi konuları yakından takip ettiğini açıkladı.

82 yaşındaki Castro’yla yaklaşık iki saat görüşen Demokrat Partili Barbara Lee, izlenimlerini tek bir cümlede özetledi:

“Fidel Castro, söylediklerinin bilincindeydi ve hayat doluydu.”

Fidel Castro, görüşmenin ardından kaleme aldığı yorumunda, ziyaretin kendisi için çok anlamlı olduğunu belirtti.

İlişkilerde yeni dönem

Kuba USA Kongressabgeordnete Barbara Lee in Havanna

Demokrat Partili Barbara Lee (solda) Havana'da.

Demokrat Partili milletvekillerinden oluşan ABD heyeti, Küba Devlet Başkanı Raul Castro ile de görüştü. Bu, Raul Castro’nun 2008 yılında devlet başkanlığı görevini ağabeyi Fidel Castro’dan devralmasından bu yana ABD ile yapılan ilk doğrudan temas oldu.

Delegasyon Başkanı Barbara Lee, iki ülke arasındaki ilişkilerde “yeni bir döneme girildiğini” söyledi. Lee, “dış politikamız yeni bir sürece girdiği için Küba ile olan ilişkilerimizi de gözden geçirmemiz gerekiyor. Kübalılar diyalogdan yana, görüşmelerde bulunma ve ABD ile normal ilişkiler kurmak istiyorlar" şeklinde konuştu.

Adayı herhangi bir bürokratik zorlukla karşılaşmadan ziyaret edebilen Amerikan heyetinin aksine, sıradan ABD vatandaşları hala Küba’ya giriş yapamıyor. Küba'ya gitmek isteyenlerin tek şansı yasadışı yollarla ülkeye Meksika ya da Kanada üzerinden kaçak giriş yapmak.

Her ülke ile diyalog ilkesi

US Präsident Obama beginnt Türkei Besuch

Dış politikada selefi Bush’tan farklı bir tutum sergileyen Obama Yönetimi, Küba’ya 50 yıldan bu yana uygulanan ambargoları gözden geçiriyor. Seyahat ve ticari alanda uygulanan ambargoların gevşetilmesi gündemde. Bu beklenmedik bir tutum değil, zira Başkan Barack Obama seçim kampanyası süresince her ülke ile diyalog içinde olunacağının mesajını vermişti. Obama şöyle konuşmuştu:

“Diğer ülkelerle görüşmemenin, bu ülkelere verilmiş bir ceza olduğunu savunan görüş gülünçtür. Bu, Bush yönetiminin temel prensibi olduysa da böyle. Ronald Reagan ya da örneğin John F. Kennedy Sovyetler Birliği ile sürekli temas halindeydi. Hatta Reagan Sovyetler’i ‘şeytan imparatorluğu’ olarak nitelediği dönemde bile Sovyetlerle olan bağlantısını koparmadı. Çünkü Reagan, onlara güvenemeyeceğimizi, bu ülkenin bizim için belki bir tehdit oluşturduğunun farkındaydı ve onlara yaklaşmak için çeşitli yollar aramanın bizim için bir görev olduğunu biliyordu."

Jahresrückblick 2008 International Februar Kuba Raul Castro Präsident

Raul Castro.

Peki ‘her ülke ile diyalog’ ilkesi Küba ile olan ilişkiler için de geçerli olmalı mı? Sürgündeki Kübalıların bu konuda büyük çekinceleri bulunuyor.

Cumhuriyetçi milletvekili Mel Martinez, ambargoların gevşetilmemesi uyarısında bulunuyor. Martinez, Küba’nın hala demokratik bir rejim olmadığını, insan haklarına önem verilmediğini, rejim muhaliflerinin baskı altında olduğunu savunuyor. Martinez doğduğu Küba'daki rejimin ödüllendirilmemesi gerektiği görüşünde.

"İzole olan biziz"

Kuba Jahrestag der Revolution in Santiago de Cuba

Küba'ya ziyarette bulunan Demokrat Partili delegasyonunun başkanı Barbara Lee ise aksi görüşte. Lee, son yapılan kamuoyu yoklamalarının Amerikan halkının yüzde 68'inin Küba ile ilişkileri geliştirilmesinden yana olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor. Lee şöyle konuşuyor:

“Küba’nın müzakereler için ön koşulları olup olmadığını sorduk. Hayır, yok. Diyaloğa açıklar. Öte yandan 15 Latin Amerika ülkesinin ve çoğu Avrupa ülkesinin Küba ile ilişkileri normal. Esas izole olan biziz."

Frank Aischmann/ Çeviren: Başak Özay

Editör: Murat Çelikkafa