1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

ABD'de otomotiv devleri zor günler yaşıyor

Geçtiğimiz hafta sonu Amerika Birleşik Devletleri’nin Detroit kentinde Uluslararası Otomobil Fuarı açıldı.

Fuarda modern teknolojinin kullanıldığı son model otomobiller tanıtılıyor

Fuarda modern teknolojinin kullanıldığı son model otomobiller tanıtılıyor

Detroit kent merkezi uzaktan muhteşem görünüyor. Sayısız gökdelen muhteşem bir zenginliği yansıtıyor. Ama bir dönem Amerika Birleşik Devletleri’nin en zengin kenti olan Detroit’te hemen hemen bütün binalar terk edilmiş halde. Geceleri kent merkezine gitmenin tehlikeli olduğu uyarısı yapılıyor. Sadece General Motors Genel Müdürlüğü hala kentte. Ama bu gökdelenin geleceği de belirsiz bugünlerde.

Kentteki fabrikalar kapanıyor

Detroit’in düşüşü 70’li yıllarda otomotiv sanayiinin krize girmesi ve kentteki tüm fabrikaları kapatmasıyla başlamış. Otomotiv Sanayii Araştırma Merkezi CAR’da çalışan ekonomist Steven Szakaly, bugün benzer bir çöküşün Michigan eyaletini tehdit ettiğini anlatıyor:

„Şu anda varolan üreticilerin hepsini kaldıracak kadar bir satış ve pazar payı artışı yok. Amerikan piyasasının 15-18’ine sahip 6-7 araba üreticisi kapanacak herhalde. Otomotiv sanayiinde ortadan kalkan her bir iş sahası, tüm ekonomide, tüm bölgede ortalama 5-7 iş sahasını da yok ediyor. Bu eyalette tüm iş sahalarının yüzde 35’i doğrudan otomotiv sanayiiyle ilişkili.“

Rekabet şirketleri zorluyor

General Motors, Ford ve birkaç yıl önce Alman Daimler şirketinin satın aldığı Chrysler, tüm çabalara rağmen hala Japon otomobil üreticileriyle rekabet edemiyor. Üstelik Kore ve Çin kaynaklı üreticiler de hızla ciddi rakip durumuna gelmeye başlıyor. Şimdi „Üç büyükler“, işçi sayısını neredeyse yarı yarıya azaltmaya hazırlanıyor.

Saatte 28 dolar ücret

Bugün Amerikalı bir otomobil işçisi, saatte 28 dolar ücretin yanısıra, yaşam boyu sağlık sigortası ve iyi bir emeklilik hakkına sahip. Fakat, işlerin iyi gittiği bir dönemde kararlaştırılan emekli maaşları ve sağlık sigortasını şirketler artık ödemek istemiyor. Otomotiv işçileri sendikası UAW yöneticilerinden Tiny Sherwood, sendikaların da taviz vermeye hazır olduğunu anlatıyor:

“Bu geniş çaplı ve en iyi sağlık sigortalarından biri. En pahalılarından biri. Bunu biliyoruz.”

İşçiler sendikalara kızıyor

Ama sendikaların uzlaşmacı tavrı işçilerde büyük rahatsızlık yaratıyor. Özellikle binlerce işçinin işsiz kalması olasılığı bulunan Flint kentindeki Delphi çalışanları grev tehdidinde bulunuyor. Çin’deki üç-dört dolarlık yövmiyelerle rekabet edemeyeceklerini savunan işçiler, giderek radikalleşiyor: Denis Delling,

“Son yirmi yılda iş sahaları devamlı azalıyor. Bu da, işe gidince ‘bye bye’ denmesi anlamına geliyor. Ben onların ne istediğini biliyorum. Zengin olmak istiyorlar. Bu korsanlık gibi birşey. Bu işverenler yurtsever değil. Bir yurtsever ülkesine ve halkına sahip çıkar” diye konuşuyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nde üretim yapan Japon şirketleriyse ise daha baştan farklı bir strateji tutturmuş. Bir uzman, “onlar işçileri gençken işe alıp, emekli olmadan tazminatla işten çıkarıyor. Bu daha ucuza geliyor” diyor. Sendika yöneticisi Tiny Sherwood ise otomobil üreticilerinin milyarlarca dolar kar ettiğine işaret ediyor:

“Bu sigortaları ödemek zor iş. Ama hep bu sorun diyorlar. Hayır, bu sorun değil. Sorun satışlar.”

Satışlarda düşüş

„Üç büyükler“in başlıca sorunu satışlarda yaşadıkları olağanüstü düşüş. Her ne kadar General Motors’un bu yıl da satışlarda Japon Honda şirketinin hala önünde ve birinci sırada bulunduğu açıklansa da, rakamlar ürkütücü bir hızla geriliyor. Ekonomist Steven Szakaly, satış sorununu şöyle açıklıyor:

“Sorunların bazısı taa 70’li yıllardan kalan kalite sorunları. Birçok insan, 70’li yıllarda yaşadıkları kalite sorunu dolayısıyla hala yerli araba kullanmıyor.”

Bu nedenle Szakaly, ülkedeki siyasilerin de destek vermediği otomotiv sektörünün ve bu sektördeki işçilerin geleceğini parlak görmüyor:

“Washington’dakilerin çoğu serbest ticaret yanlısı ve otomotiv sanayiini eski, gerileyen bir sanayi olarak görüyorlar. Şirketlerin hiçbir şansı olmadığı, çok geç kalındığı büyük bir olasılık. Bu olasılık var. Maalesef.”