1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

ABD yine Arafat'ı eleştirdi

Dünya Ekonomik Forumu, Ürdün'ün başkenti Amman'da "Barış için Ortaklık" başlıklı bir konferans düzenliyor. Ekonomi ve siyaset dünyasından yaklaşık bin kişinin davetli olduğu toplantıya katılan ABd Dışişleri Bakanı Powell, Arafat'ın açıklamalarının terörü teşvik ettiğini ileri sürdü.

ABD Dışişleri Bakanı Powell, Arafat'a yüklendi

ABD Dışişleri Bakanı Powell, Arafat'a yüklendi

Dünya Ekonomi Forumu’nun Amman’da düzenlediği Orta Doğu Konferansı için daha ters bir zaman bulunamazdı. Tüm dünyadan politikacılar ve iş adamları Amman’da Orta Doğu’nun geleceğini tartışırken komşu ülkeler bu geleceği yokedecek derecede şiddete teslim olmuş durumda. İsrailliler Gazze Şeridi’nde Filistin yerleşimlerini yerle bir ederken, Irak’ta direnişçilerle işgal güçleri arasında çatışmalar sürüyor; konferansa katılan ABD Dışişleri Bakanı ise bölge ile ilgili politikalarını savunuyordu.

"Rönesans için ortaklık"

Dünya Ekonomi Forumu’nun düzenlediği konferansın başlığı ”Rönesans için Ortaklık” politika ve ekonomi dünyasından yaklaşık bin katılımcının yapabileceğinin çok ötesinde vaatler içeriyor. İsrail-Filistin ortaklığından söz etmek şu sıralar mümkün değil, üstelik gittikçe imkansız hale geliyor. Uluslararası kamuoyu, konferansın ikinci önemli odağı Irak konusunda anlaşamıyor. Özellikle bölge ülkelerinden katılımcıların umudu olan, Dünya Forumu’nun daveti ile Amman’a gelen 600 kadar iş adamı ve temsilcinin muhtemel yatırımlarının, beklentileri gerçekleştirecek şekilde karşılanması da mümkün değil. Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri için yapılan hesaplamalara göre, bu bölgede 2020 yılına kadar yaklaşık 80 milyon kişiye istihdam alanı yaratılması gerekiyor, ki bu bile işsizliğin bugünkü seviyesinin altına düşmesine yetmeyecek.

ABD’nin bölgedeki prestiji olumsuz

Bu veriler bir yana, Amman’daki konferansa katılanlar arasında en çok ilgi çeken kişi açılışı yapan Ürdün kralı II. Abdullah’ın yanısıra, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’dı. Ve Powell, Arap ülkelerinden politikacıların eleştirilerine karşı Washington’ın Orta Doğu politikasını savundu. Ürdün Dışişleri Bakanı Marwan Muasher’e göre, ABD’nin Orta Doğu’daki prestiji hiçbir zaman bu kadar kötü olmamıştı. Colin Powell’in Arap ülkelerinden meslektaşları ile bu ortamda buluşması kolay değildi. Amerikan Dışişleri Bakanı, Irak’taki işkence olaylarına ve Filistin bölgelerindeki Yahudi yerleşimleri konusunda politika değişikliğine rağmen, Beyaz Saray’ın tutumunu savunmaya çalıştı. Ocak ayında seçimlerin yapılabilmesi için geçiş hükümeti ile birlikte çalışacaklarını belirten Powell’a göre hedef istikrarın sağlanması idi.

Powell reformları işaret etti

Aynı zamanda tüm Arap ülkelerinde reformlar yapılması gerektiği uyarısında bulunan Powell, batılı ülkeler ancak güçleri oranında yardımcı olabileceğini söyledi. ”Bölgedeki reformların birlikte hazırlanması gerekir. ABD, Arap dünyasına sırt çevirmiyor, reformlar için önerilerimiz var, ancak bunların dışarıdan baskıyla gerçekleştirilmesi mümkün değil” diyen Powell, cumartesi günü G8 ülkelerinden meslekdaşları ile yaptığı görüşmede, ABD’nin Haziran ayındaki G8 zirvesi için bu konuda öneriler paketi hazırladığını bildirmişti.

Kral Abdullah’ın uyarısı

Ürdün Kralı II. Abdullah da reformların dış baskı ile gerçekleşmeyeceği uyarısında bulundu. "Arapların çoğunluğu reformlara ihtiyaç olduğunu biliyor” diyen Kral Abdullah, ”bu konuda ivme kendi toplumumuzdan gelmeli, dışardan değil” dedi. Amman’daki Orta Doğu konferansı Telaviv’deki barış gösterilerinden de etkilendi. Amerikan Dışişleri bakanı konuşmasında bir kez daha Beyaz Saray’ın İsrail-Filistin barışına ilişkin görüşlerini savundu: Başkan Bush’un İsrail ve Filistinlilerin iki ayrı devlette barış içinde yaşamalarını istediğini herkesin bildiğini ifade eden Powell, bu komşuluğun ayrıntılarının müzakerelerle saptanması gerektiğini belirtti.

Arafat’a eleştiri


Powell, İsrail Başbakanının Gazze Şeridi’nden tamamen geri çekilme ve Batı Şeria’da bazı yerleşim yerlerinden vazgeçme projesini bir fırsat olarak gördüklerini belirtti. İsrail’in Gazze Şeridi'ndeki Filistin yerleşimlerini sistematik olarak tahrip etmesini desteklemediklerini belirten Powell, Filistin Başkanı Arafat’ı da eleştirdi. "Arafat’ın tüm bölgeyi terörize edin türünden açıklamaları işimizi zorlaştırıyor" diyen Powell, bu görüşünü Filistin Başbakanı Kurey’le görüşmesinde de dile getirdiğini ifade etti.

Powell’in Ürdün’lü meslekdaşı Marvan Muaşer ise, Başkan Bush’un Kral Abdullah’a, yol haritasına bağlılığını belirttiği bir mektup göndermesinden duyulan memnunuyeti açıklarken, mektuplarla barışın sağlanamayacağını, aynı zamanda tüm politik önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN