1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

AB ve Suriye ortaklık anlaşması imzalıyor

AB’nin Akdeniz ortakları olarak tanımladığı 12 ülkeden sonuncusu Suriye de Brüksel'le ortaklık anlaşması imzalamaya hazır. AB’nin Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerle işbirliğini belirleyen Barcelona sürecinin parçası olan Suriye'yle görüşmeler insan hakları ve gümrüklerin indirilmesi konuları yüzünden açmazdaydı.

Irak’ın Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri tarafından işgal edilmesiyle birlikte Suriye çok önemli bir ticaret ortağını kaybetti. Suriye adına müzakerelere katılan başgörüşmeci Tevfik İsmail’in son aylarda Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşması imzalamak için acele etmesinin ardında bu neden yatıyor.

Washington’un Suriye’ye ekonomik yaptırım uygulama tehdidinin de bu yeni tavırda önemli rol oynadığı kuşku götürmüyor. Teknik düzeyde müzakere edilen ve siyasi kurumlarca onaylanması gereken ortaklık anlaşmasına, Amerikan başkanı George W. Bush’un yaptırım öngören yasayı imzalamadan son şeklinin verildiği de dikkatlerden kaçmıyor.

ABD, Şam yönetimini Filistinli teröristlere destek çıkmak ve eski Saddam yandaşlarını gizlemekle suçluyor. Ancak Avrupa Birliği’nin bu görüşü paylaşmadığı, 2010 yılında Akdeniz’de serbest ticaret bölgesi oluşturma hedefinin son temel taşını da koymayı tercih ettiği anlaşılmıştır.

"Suriye'nin başka seçeneği kalmadı"

Ortaklık anlaşmasıyla ilgili müzakerelerin sona ermesinin ardından bir açıklama yapan AB Komisyonu’nun dışişlerinden sorumlu üyesi Chris Patten, artık Suriye’nin tümüyle tecrid olmak ya da AB ile yakınlaşmak arasında bir tercih yapmaktan başka seçeneğinin kalmadığını vurguladı. Suriye’nin devlet ekonomisi Avrupa Birliği’ne petrol ihracatına bağımlı. 4 milyar Euro’luk ihracatının yüzde 60’ı AB ülkelerine yapıyor. Her yıl AB’den 2 milyar Euro’luk ithalat yapıyor.

Suriye ile ortaklık müzakerelerine Birlik adına başkanlık eden Christian Leffler, Suriye’nin son turda son derece olumlu ve yapıcı davranmasından çok memnun. Ancak, Şam yönetiminin AB ile daha sıkı işbirliğine gidebilmesi için ekonomik ve sosyal reformları yaşama geçirmesinin şart olduğunun da altını çiziyor. Ortaklık anlaşması sadece gümrük duvarlarının indirilmesini içermiyor, serbest piyasa ekonomisinin kapı açacak reformların yaşama geçirilmesini, insan hakları ve vatandaşlık haklarının da iyileştirilmesini öngörüyor.

İlk kez işbirliği adımı

Antlaşmanın siyasi bölümünde, Beşar El Esad liderliğindeki Baas rejimi, ilk kez kitle imha silahlarının yayılmasını önleme ve terörizmle mücadelede de Avrupa Birliği ile işbirliğine gitmeyi kabul ediyor. Müzakereleri yürüten Avrupa Birliği Komisyonu bu maddelerin pratikte pek önem taşımadığını biliyor, ama yine de ortaklık anlaşmasının Suriye’nin Avrupa değerlerini yaşama geçirmesi yönünde atılmış ilk adım olduğundan emin gözüküyor.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN