1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB Schengen çıkmazında

AB Komisyonu'nun Schengen planlarına tepkiler sürüyor. Brüksel'de biraraya gelen AB İçişleri Bakanları ise Romanya ve Bulgaristan'ın Schengen'e dâhil olmasına yine onay vermedi.

default

Kuzey Afrika’dan olası mülteci akını nedeniyle bazı Avrupalı devletler, Schengen Bölgesi'ndeki seyahat özgürlüğünün kısıtlanmasından yanaydı. AB Komisyonu'nun içişlerinden sorumlu üyesi Cecilia Malmström ise geçen hafta getirdiği önerilerle Birlik içindeki sınır kontrolü tartışmalarını iyice alevlendirdi. Zira Malmström, Schengen uygulamasını askıya alma konusunda bazı yetkilerin üye ülkelerden Brüksel’e devredilmesini önerdi. Brüksel'de bugün yapılan AB İçişleri Bakanları toplantısında da konu gündemdeydi. Bu planlara karşı olan Alman İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Ole Schröder, önerinin, tek taraflı olarak üye ülkelerin suçla mücadele olanağını elinden aldığını vurguladı.

Yetkilerin Brüksel'e geçmesi istenmiyor

Malmström'ün önerisi acil ve öngörülmeyen durumlarda sınır kontrolü koyma hakkını üye ülkeye bıraksa da bunu beş günle sınırlıyor. Bu sürenin uzatılması için ise AB Komisyonu'nun onayı şart koşuluyor. Fakat Schengen üyeleri, sınır kontrolleri konusunda yetkilerin Brüksel’e geçmesine karşı çıkıyor.

Belgien EU Innenkommissarin Cecilia Malmström will Flüchtlinge verteilen

Cecilia Malmström

Romanya ve Bulgaristan hazır değil

Schengen İçişleri Bakanlarının toplantısında başka bir yönüyle de tartışmalara neden oldu. Avrupa Birliği’ne 2007’de katılan Romanya ve Bulgaristan, o tarihten bu yana Schengen Bölgesi'ne dâhil olmak istiyor. Özellikle Hollanda ve Finlandiya, bu iki ülkenin, yolsuzluk ve organize suçla mücadelede daha çok çaba göstermesi gerektiğini belirterek, Schengen'e girmesine karşı çıkıyordu. Romanya ve Bulgaristan hükümetleri, şartları yerine getirdiklerini iddia etseler bile Avusturya İçişleri Bakanı Johanna Mikl-Leitner, atılan adımların henüz yeterli olmadığını söyledi. "Teknik kıstaslara uyulduğunu biliyoruz" diyen Mikl-Leitner, "Ancak halklarımızın güvenlik duygusu da belirleyici bir faktör." şeklinde konuşarak, yolsuzlukla mücadele konusunda daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiğini ve vatandaşların hislerinin de göz ardı edilemeyeceğini kaydetti.

"Her kapıyı çalan içeriye buyur edilemez"

Hollanda’nın Göçten Sorumlu Bakanı Gerd Leers ise bir kapıya dünyanın en iyi sekiz kilidini vurduktan sonra, her kapıyı çalan içeriye buyur edilirse ciddi bir sorunla karşı karşıya kalınacağını belirterek, endişelerini bir benzetmeyle dile getirdi. Konunun Avrupa’daki borç krizi ile de bağlantılı olduğunu söyleyen Hollandalı bakan, "Geri alınamayacak ilerleme kaydedilmesi gerek. Bakın, Avrupa’da dev bir krizle boğuşuyoruz ve vatandaşlardan dayanışma bekliyoruz. Bunu ancak, yolsuzluk ve organize suçla mücadelenin olabildiğince iyi olmasını sağlarsak talep edebiliriz. Romanya ve Bulgaristan’ın da aynı adımları attığından yüzde 100 emin olmalıyız. Eğer cevap evet ise o zaman biz de ‘buyurun, işbirliği yapalım’ deriz." şeklinde konuştu.

Visumseinführung an Polens Ostgrenze

Leers, Schengen mekanizması pürüzsüz işlemediği takdirde, vatandaşların Avrupa kurumlarına güvenini yitireceğinden çekiniyor.

"Verilen sözü tutamadık"

Öte yandan AB Dönem Başkanı Polonya'nın İçişleri Bakanı Jerzy Miller, her iki ülkeye de koşulları yerine getirmesi halinde Schengen'e katılacağı sözü verildiğini hatırlatarak, verdikleri sözü tutamadıklarını belirtti. Miller, bu durumun üye ülkeler arasındaki güvenle ilgili üzücü sonuçlara yol açmakta olduğunu söyledi.

Kademeli plan gündemde

Şimdi Almanya’nın da aralarında bulunduğu bir grup ülke tarafından gündeme getirilen kademeli bir plan söz konusu. Buna göre Romanya ve Bulgaristan ile Schengen üyeleri arasında önce deniz ve hava ulaşımında sınır kontrolleri kalkacak. Ardından da kara ulaşımı serbest olacak. Fakat içişleri bakanları, bu konuda fikir birliğine varamazken, konunun oylanmamasına karar verdi ve konuyu ekim ayı ortasında yapılacak AB Zirvesi’ne erteledi.

© Deutsche Welle Türkçe

Christoph Hasselbach / Çeviren: Aydın Üstünel

Editör: Murat Çelikkafa

 

Önerdiğimiz linkler

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız