1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

AB mülteci akınına çare bulamıyor

İspanya’nın Fas sınırları içindeki iki kenti Ceuta ve Mellila’ya kaçak göçmen akını, sadece İspanya’nın değil, Avrupa Birliği’nin de başını ağrıtıyor. Ancak Avrupa Birliği’nin aldığı önlemler yeterli değil. Deutsche Welle’den Bernd Riegert’un yorumu…

“Uzun vadede, yüksek duvaralar, kaçak göçmenlerin Avrupa Birliği topraklarına ayak basmalarını engelleyemeyecektir. Kısa vadedeyse, Brüksel, Ceuta ve Mellila’daki kaçakların dramlarına çözüm getiremeyecektir. Aslına bakılırsa, göçmen, mülteci ve kaçak politikalarını her Avrupa Birliği üyesi ülke kendi belirliyor. Ancak 1999’daki Tampere Zirvesi’nden sonra, Avrupa Birliği’nin göçmen ve mülteci politikasını düzenlemek için girişimler başlatıldı. Bu konuyla ilgili en son öneriyi Avrupa Birliği Komusyonu geçtiğimiz geçen Eylül ayında getirdi, fakat ciddi gelişme kaydedilemedi.

Göçmen ve mülteci politikaları konusunda Birliğin beş büyük üyesi, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve İspanya belirleyici oluyor. Bu beş ülke, sınırdışı uygulamasının yayagınlaştırılmasına karar verdi, ama yasal göçmenlere ilişkin ortak bir politika üzerinde uzlaşı sağlanamadı. Bunun baş sorumlularında biri de Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily.

Schily ve birçok meslekdaşı, kaçak göçmenlerin ‘güvenli üçüncü ülkeler’e, yani göçmenleri fazla incelemeden kabul eden ülkelere gönderilmesi formülünde ısrarlı. Bu da sorunun Avrupa Birliği sınırları dışına itilmesi anlamına geliyor.

Avrupa Birliği, Fas, Cezayir ve Libya gibi ülkelerde göçmen kamplarının kurulması için çaba gösterirken, parlamento, Çin ve Libya gibi güvenli ilan edilen ülkelere gönderilen kaçakların kaderleriyle baş başa bırakılamayacağını söyleyip haklı olarak itiraz ediyor.

Avrupa Birliği içişleri bakanları yıllardır ortak bir politikada anlaşamadı. Ve bu bir skandal. Çünkü onlar tartışırken, her yıl yüzlerce, hatta binlerce kaçak göçmen umuda yolculuklarda can veriyor. Ve kaçakların dramları ender olarak medyaya yansıyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ve çeşitli insan hakları örgütleri, Avrupa Birliği’ni, bu alandaki anlaşmalara uymamakla suçluyor. Avrupa Birliği’nin sorunu kökünden halletmesi, kaçakların geldikleri ülkelere yönelik kalkınma ve ticaret politikalarında iyleştirilmeler yapması gerek. Ayrıca hemen sonuç alınması da beklenmemeli.

Her yıl yaklaşık 500 bin kaçak göçmen ‘Avrupa kalesi’ne girmeyi başarıyor. Bu, Birliğin 450 milyonluk nüfusuna kıyasla oldukça küçük bir rakam. Yani, Avrupa Birliği’ni tehdit eden bir akından söz etmek mümkün değil. Birleşmiş Milletler’e göre, dünya genelinde 200 milyon göçmen bulunuyor, bunların sadece yüzde 0,25’i Avrupa’ya geliyor. Fakir ülkelerden gelenler, genelde yine fakir ülkelere göç ediyor.”

  • Tarih 07.10.2005
  • Hazırlayan Bernd Riegert / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZtM
  • Tarih 07.10.2005
  • Hazırlayan Bernd Riegert / DW
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AZtM