1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

AB liderlerinin bütçe sınavı

AB hükümet ve devlet başkanları bugün Brüksel’de yılın son zirvesi için bir araya geliyor. Zirvenin en önemli gündem maddesi ise uzun süredir üzerinde uzlaşma sağlanamayan AB bütçesi. Ancak AB ülkelerinin bütçe konusundaki farklı tutumları hala giderebilmiş değil…

AB hükümet ve devlet başkanları yılın son zirvesinde bir araya gelecek

AB hükümet ve devlet başkanları yılın son zirvesinde bir araya gelecek

AB Zirvesi’nden bütçe ve mali planlama ile ilgili bir uzlaşma çıkacağı konusunda Avrupalı liderlerin kendisi de umutlu değil. Liderler müzakereye hazır oldukları mesajını veriyor ama ‚ne pahasına olursa olsun’ türü bir yaklaşım içinde olmadıklarını da açıkça belli ediyorlar.

AB’yi tıkayan 2007-2013 bütçesiyle ilgili krizde, Dönem Başkanı İngiltere dün bir uzlaşma önerisi daha sundu. İngiltere Başbakanı Tony Blair’in sunduğu öneri, 2007-2013 dönemi orta vadeli mali planlamasında 850 milyar euroluk harcama öngörüyor. Bu, İngiltere’nin hafta başında yaptığı bir önceki öneriden 2.5 milyar euro fazla. İngiltere bu fazlalığın, ekonomik açıdan zayıf bölgeler ve tarım bölgelerinin kalkınmasında yapısal yardım olarak kullanılmasını öneriyor.

Blair, tartışmalara yol açan İngiltere’ye özel indirimden vazgeçmeye ise yanaşmıyor. İngiltere tarım teşviklerinden diğer AB ülkeleri kadar yararlanmadığı için Margaret Thatcher’ın başbakanlığı döneminde, Avrupa kasasına katkı payında özel indirim ayrıcalığı kazanmıştı.

İngiltere’ye uygulanan ayrıcalık

İngiltere’nin hesaplarına göre 2007-2013 döneminde bu ayrıcalık dolayısıyla tasarruf edilen para beşten yedi milyar euroya yükselecek. Londra yönetimi küçük bir taviz olarak kendisine yapılacak sekiz milyar euroluk geri ödemeden vazgeçebileceğini, bu paranın AB genişlemesinin finansmanı için kullanılabileceğini belirtiyor.

İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw ise bu konuda tutumlarını şöyle açıkladı: “Adil bir bütçe oluşturulmasını istiyoruz. Perşembe günü başlayacak görüşmelerde ben ve Başbakan, bir uzlaşmaya varmak için elimizden gelen herşeyi yapmaya kararlıyız. Hem Avrupa, hem İngiltere için iyi olacak bir uzlaşma için. Daha büyük, daha güçlü, ekonomik alanda daha başarılı bir AB için.’’

İngiltere Dışişleri Bakanı Straw, uzlaşma şansının çok küçük olduğunu daha önerileri sunmadan önce bizzat söylemişti. Özellikle Doğu Avrupalı yeni üye ülkelere yapılan yapısal yardımların kısılması yönündeki öneri sert tepkilere yol açmıştı. Polonya Başbakanı bu öneriyi reddettiklerini dün bir kez daha vurguladı ve bu haliyle öneriyi veto edeceklerini açıkladı.

Merkel ve Barroso’nun tutumu

Almanya Başbakanı Angela Merkel daha iyimser ifadeler kullanmaya özen gösterse de uzlaşma konusunda şüpheli olduğunu da gizlemiyor. Merkel, “Avrupa’nın genel olarak karmaşık bir dönem yaşadığını düşünüyorum. Eğer uzlaşmaya varamazsak, ki bu bir olasılık, o zaman bu zor durumdan çıkamayız. Ama o zaman da tabii ki çabaları başka şekilde sürdürürüz“ diye konuşuyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da İngiltere’nin önerisini yeterli bulmadığını belirterek “Hayalkırıklığı içindeyim. Uzlaşma imkanı konusunda da endişeliyim” dedi ve yine de bir uzlaşma sağlanması için elinden gelen çabayı göstereceğini vurguladı.

Zirve zorlu geçecek

Brüksel iki gün boyunca çok zorlu pazarlıklara sahne olacak. Katılımcılar daha bir gündem üzerinde dahi uzlaşabilmiş değil. Daha önce planlanmasına rağmen Makedonya’nın adaylık statüsü ile ilgili tartışma gündemden çekildi. Fransa’nın isteği üzerine konu önümüzdeki yıla ertelenecek ve bu konudaki karar, AB kurumlarının geleceği ile ilgili kapsamlı tartışmalar çerçevesinde verilecek.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN