1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB Komisyonu'nun bütçesi göze battı

AB şu sıralar harıl harıl 2020 yılına kadarki bütçesini tartışıyor. Kimileri Birliğin içinde bulunduğu borç krizini AB bütçesinde temel bir reform yapmak için fırsat olarak görüyor.

AB Komisyonu kısa bir süre önce bütçesinin 2013 yılında yüzde 7 oranında artırılmasını önerdiğinde, Berlin, Londra ya da Lahey'deki politikacılar tepki gösterdi. Komisyon nasıl olur da üye ülkeleri sert tasarruf önlemlerine zorlarken, kendi bütçesini artırmayı düşünebilirdi? Ancak AB Komisyonu'nun Bütçeden Sorumlu Üyesi Janusz Levandovski ortada bir çelişki görmüyor. Levandovsk, "Bütçemiz mütevazı. Ne varolan mali krizin, ne devletlerin borçlanmasının sorumlusuyuz. Ne de üye ülkelerin bütçelerindeki açık ve borç sorununa bir çözüm olabiliriz" diye konuşuyor.

Komisyon bastırıyor

Levandovski bütçenin artırılmasını iki nedenden dolayı istiyor: 2013 yılında uzun vadeli mali dönem masaya yatırılacak. Uzun vadeli birçok projeye kaynak aktarılacak. İkinci nedense üye ülkeler önceki bütçeleri kıstı. Şimdi bunun dengelenmesi gerekiyor. Örneğin Komisyon 2012 yılında yüzde 5’lik artış istiyordu, yüzde 2 zam aldı. Almanya, İngiltere ve Hollanda gibi Komisyona en fazla aidat ödeyen ülkeler ise Komisyon'un 2014-2020 bütçesini azaltmak istiyor. Komisyon geçen yaz 6 yıllık dönem için yaklaşık bir trilyon istedi. Dönemin Alman Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Werner Hoyer, buna karşı çıkanlardan biriydi. Hoyer'e göre birçok ülke bütçesinde radikal tasarruflar yapmak zorunda iken AB'nin 100, 120 milyar euro fazla para istemesi uygun değil.

Almanya'nın bütçesi bile daha fazla

Ancak Komisyon'un bütçesi AB üyesi ülkelerin milli bütçeleriyle kıyaslandığında çok küçük kalıyor. Sadece Almanya'nın bütçesi AB Komisyonu'nun bütçesinden üç kat fazla. Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'a göre Almanya, Komisyon'un bütçesinin artırılmasını engellerse, bir kaç milyar euronun kendisine bir yararı olmayacak.

Schulz, "AB'ye en fazla aidat ödeyen ülke olan Almanya'nın kendi bütçesi 440 milyar euro.  AB'ye bir milyar euro az para göndermenin, Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble'nin sorunlarını çözeceğine inanmıyorsunuz herhalde" diyor.

Gebäude der EU-Kommission in Brüssel!

Brüksel, yeni üyelerin kamu yatırımlarının yüzde 40'ını finanse ediyor.

Para Birlik'in yeni üyelerine gidiyor 

Diğer yandan özellikle AB üyesi birçok ülke, özellikle de Avrupa'nın doğusundakiler acil olarak AB'nin yardımlarına ihtiyaç duyuyor. AB Komisyonu'nun Bütçeden Sorumlu Üyesi Janusz Levandovski, AB'ye yeni üye olan ülkelerin kamu yatırımlarının yüzde 40'ını Brüksel'in finanse ettiğine dikkat çekiyor. Portekiz ve Yunanistan sözkonusu olduğunda ise bu oran daha da artıyor.

AB Komisyonuna göre birçoğu altyapı yatırımları olan bu projelerin desteklenmesi aslında bütün ülkelere yarar sağlıyor. Özellikle ekonomisi zayıf ülkelerde büyümeyi ve istihdamı canlandırıyor. Zengin ülkeler ise bu projelerin ihalelerini aldıkları için kârlılar.

Aslında Komisyon'un verdiği bilgiye göre AB bütçesinin südece yüzde 5'i idari harcamalara gidiyor. Paranın geri kalanı üye ülkelere dönüyor. Ancak bazı uzmanlar paraların anlamsız projelere, hiç kimsenin kullanmadığı otobanlara, başarısız olan işletmelere ya da yolsuzluk yapan politikacıların banka hesabına geçtiği suçlamasını dile getiriyor. Ayrıca tarıma ayrılan bütçe de eleştiri konusu. Gerçi Fransa ya da İspanya gibi tarım sübvansiyonlarından en çok yararlanan ülkeler bunu kabul etmiyor. Dolayısıyla borç ve ekonomik kriz, AB Komisyonu'nun bütçesinin miktarı ve nasıl kullanılacağı konusundaki tartışmayı daha da tırmandırdı. Ancak Aralık ayındaki AB Zirvesi öncesinde bu konuda uzlaşma sağlanması beklenmiyor.  

© Deutsche Welle Türkçe

Christoph Hasselbach - Brüksel / Çeviren: Hülya Topçu

Editör: Ahmet Günaltay