1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB İran konusunda endişeli

AB Dışişleri Bakanlarını buluşturan Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi'nin gündemine İran'daki son gelişmeler damgasını vurdu.

AB'nin İran'a yönelik tavrını Javier Solana açıkladı

AB'nin İran'a yönelik tavrını Javier Solana açıkladı

Avrupa Birliği'nin en önemli gündem maddesini İran oluşturuyor. Yeniden Cumhurbaşkanı seçilen Mahmud Ahmedinejad karşıtları, seçimlerde usulsüzlük yapıldığını iddia ederken ABD ve İsrail gibi Avrupa da ülkede başgösteren kitlesel protesto gösterilerini yakından takip ediyor. Emniyet güçlerinin gösterileri şiddet yoluyla bastırmaya girişmesinin ülkedeki hassas siyasi dengeleri derinden sarsma noktasına gelmesi AB'yi endişelendiriyor. Zira 27 birlik üyesine göre, tartışmalı nükleer programı ve bölgesindeki etkinliği nedeniyle İran'daki son gelişmeler kaygı verici.

Usulsüzlük iddiaları

Bu nedenle AB Dışişleri Bakanları, İran'da cuma günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylarca dile getirilen usulsüzlük iddialarının endişe kaynağı olduğunu duyurdu. Birlik iddiaların "İran makamlarınca araştırılıp çözülmesi” gerektiğini söylerken, seçimlerin ardından barışçıl gösteri için sokaklara dökülenlere karşı güç kullanılmasından da ciddi endişe duyulduğunun altı çizildi. AB Dışişleri Bakanları ayrıca, "İran halkının isteklerini barışçıl yöntemlerle elde etmeleri ve ifade özgürlüğüne saygı zaruridir" görüşüne vurgu yaptı.

AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana AB'nin İran'a yönelik tutumunu şu sözlerle ifade etti:

“Biz halkın sesinin dikkate alınmasını istiyoruz. Her koşul altında İran ile güçlü bir zeminde ilişkiler istiyoruz. Bir çok alanda birlikte çalışmamız gerekiyor. Sadece nükleer sorunu ve AB ile İran ilişkileri açısından önem taşıyan sorunları değil, devletler topluluğu için önem taşıyan birçok sorunu birlikte çözmeye çalışmak zorundayız.”

İran'la ikili görüşmeler

İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband

İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband

Başta Almanya ve Fransa olmak üzere bir çok ülke ikili düzeyde İranlı yetkililer nezdinde girişim yaparak muhalefete yönelik baskıya tepki gösterirken, birçok Avrupa Birliği üyesi ülke liderler düzeyinde yapılan açıklamalarla gelişmelere tepki gösterdi. Lüksemburg'da konuşan İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, "İran’daki son gelişmeleri büyük bir endişeyle izliyoruz. Anlaşılan o ki özgür ve adil oy sayımına ilişkin ciddi şüpheler İran'daki bir çok insanda büyük endişeye yol açtı. Bizler gelişmeleri büyük bir dikkatle izlemeyi sürdürüyoruz. Ancak en çarpıcı gelişmeler cep telefonu mesajlarının bloke edilmesi, televizyon kanallarının kapatılması, protesto gösterilerinin iptal edilmesidir. Bunlar seçim kampanyası sürecinde nispeten rahat olarak tanımlanabilecek açıklıkla zıt bir durum yansıtıyor” diye konuştu.

Avrupalılar bir yandan tehlikeli görülen Ahmedinejad'ın çekilmesini istiyor. Ancak diğer yandan da İran'daki iç siyasi gelişmelerin çığırından çıkarak tüm bölgeyi etkilemesinden endişe ediyor.

İsrail-Filistin sorunu

AB Dışişleri Bakanlarının bir diğer gündem maddesini de İsrail- Filistin sorunu oluşturdu. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun ilk kez Filistin devletinden söz etmiş olmasını küçük de olsa bir ilerleme olarak gören AB'li Bakanlar Lüksemburg'da konuyu masaya yatırdı. Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier'a vekalet eden Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa politikasından sorumlu Müsteşarı Günter Gloser, “Gayet tabi ki, örneğin yerleşim birimlerinin inşasının durdurulması gibi bazı alanlarda daha fazla bir beklenti içersindeydik. Yerleşim birimleri mevzusunda nasıl yol alınacak? Ancak kanımca AB'nin verdiği mesaj şöyle: Bu bir başlangıç, bir adım ve bu adımı niceleri izlemeli” dedi.

AB Bakanlar Konseyi'nin Lüksemburg'da İsrail Dışişleri Bakanı Lieberman ile yaptığı görüşme de beklentileri karşılamaktan uzaktı.

Korsanlarla mücadele

Lüksemburg toplantısında yer alan bir diğer konuyu da korsanlarla mücadele amacıyla yürütülen NATO-AB ortak operasyonu oluşturdu. NATO'da geçen Cuma günü bu gücün hem görev süresinin uzatılması hem de coğrafi alanın genişletilmesi kararlaştırıldı. AB Dışişleri Bakanları görev süresinin 2010 yılına kadar uzatılmasına yeşil ışık yaktı.

Christoph Hasselbach / Çeviren: Değer Akal

Editör: Ahmet Günaltay