1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB, G20 Zirvesine odaklandı

Avrupa Birliği’nin devlet ve hükümet başkanları, bugün Brüksel’de, ekonomi gündemiyle bir araya geliyor. Toplantıda, 24-25 Eylül tarihlerinde yapılacak G 20 zirvesine ilişkin hazırlıkların öne çıkması bekleniyor.

default

Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları bu akşam ekonomi gündemiyle Brüksel’de bir araya geliyor. Dünya ekonomisine yön verecek Pittsburgh zirvesine ortak bir tutum benimseyerek gitmek isteyen AB liderlerinin gündeminde önemli konular var: Bu buluşma öncesinde basına sızan taslak belgeye göre bazı Avrupa Birliği ülkeleri, gelecek hafta yapılacak G20 zirvesinde yeni öneriler gündeme getirmeyi planlıyor. Bu öneriler arasında, bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılması, bankaların üst düzey yöneticilerine verilen yüksek primlerin sınırlandırılması ve büyük bankaların uluslarüstü denetime tabi tutulması da bulunuyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, küresel krizin sorumlusu olarak gördüğü uluslararası bankacılık sisteminde reform talep eden isimlerin başında geliyor. Merkel, geçen hafta sonu Sosyal Demokrat Parti’nin başbakan adayı Frank Walter Steinmeier ile karşı karşıya geldiği televizyon düellosunda, mali krizin en kötü yanını şu sözlerle anlatıyordu: “Mali kriz, sosyal piyasa ekonomisinin bel kemiği olan devletin piyasaların koruyucusu olması prensibinin ne kadar ihmal edildiğini gözler önüne serdi. Mali kurumlar ve bankalar kendileri haricinde her tür kurum için kuralların geçerli olabileceği görüşündeydi.”


Steinbrück: "Uzlaşma beni şaşırttı"

Mali krizin derinleşmeye başladığı günden bu yana Avrupa Birliği ülkeleri hükümetlerinin hemen hepsi mali piyasaların denetim altına alınması gerektiği görüşünde. Bu tutum, Nisan ayında Londra’da yapılan ve mali krize karşı önlemlerin tartışıldığı Yirmiler Grubu Zirvesi’nde de benimsenmiş; liderler, küresel ekonomik krizi aşabilmek için alınacak önlemler konusunda genel uzlaşıya varmıştı. Almanya Maliye Bakanı Peer Steinbirück, o günlerde yaptığı açıklamada, şaşkınlığını gizleyememiş ve “regülâsyon ve kontrol konularında ortak görüşlerde buluşacağımızı ve bu kadar açık bir uzlaşma sağlanmasını beklemiyordum. Bence, bu mali piyasa aktörlerine açık bir işaret: Alışılagelen iş yapma tarzına geri dönülmeyecek, piyasa aktörleri ya da lobiler, mali piyasaları krize sürükleyen ‘normalliğe’ yeniden geri dönüleceği hesapları yapamayacak" demişti.


Ne var ki, G 20 liderlerinin, küresel mali sistem ve bankacılıkta reformun gerekliliği konusunda vardıkları uzlaşı, aradan geçen birkaç ay içerisinde zayıflamaya başladı. Özellikle de, uygulamaya konulan teşvik paketlerinin olumlu etkide bulunması, bazı liderleri, tehlikenin artık geride bırakıldığı, radikal reformlara gerek olmadığı düşüncesine itti.


Brown'dan olumlu açıklamalar

Son dönemde olumlu açıklamaları ile dikkat çeken liderlerden biri İngiltere Başbakanı Gordon Brown. Brown,“Bundan bir yıl önce, Lehman Brothers iflas ettiğinde, insanlar tüm dünyada bankacılık sisteminin yıkılışına şahit oluyorlardı. 6 ay önce ise 1930’lardaki büyük buhran gibi bir durgunluğun yeniden yaşanabileceğinden bahsediliyordu. Ancak birçok ülkede bankaların yeniden istikrara kavuşması, yeniden büyümeden bahsedebiliyor olmamız, sizin ve dünyanın her yerindeki merkez bankalarının çabası sayesinde mümkün oldu" değerlendirmesinde bulundu.

Küresel ekonomiden canlanma işaretleri gelmeye başladıkça, acı reçetelerin ve reformların hayata geçirilmesi konusundaki istek de kayboluyor. Örneğin; Fransız ve Alman yetkililerin, üst düzey yöneticilere ödenen primlerin sınırlandırılması gibi önerileri İngiltere Başbakanı Brown’un tepkisiyle karşılaşabiliyor. Başbakan Brown, Amerika Birleşik Devletleri’nden de destek buluyor.

Ortak düzlem küçülüyor

24-25 Eylül tarihlerinde Pittsburgh’da yapılacak olan Yirmiler Grubu Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak olan Amerikan Başkanı Obama, küresel krizden çıkma konusunda düşüncesini şöyle dile getiriyor: “Sistemi bugüne kadar olduğundan daha güçlü hale getirmenin en önemli yollarından biri, şimdiye kadar olduğundan daha güçlü bir güven ortamı sağlanması.”

Devlet ve hükümet başkanlarının dünyayı krizden çıkarabilmesi ve birlikte başarıya ulaşabilmeleri için, birbirlerine güven duyabilmesi gerekiyor. Ancak anlaşılan liderlerin bir kısmı artık durumun değişmekte olduğu endişesini taşıyor: Ekonomide canlanma başladıkça çıkar çatışmaları artıyor, liderlerin bugüne kadar paylaştıkları ortak düzlem daha da küçülüyor.


Christoph Hasselbach / Çeviri: Başak Özay

Editör: Ayhan Şimşek