1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB dönem başkanlığı İsveç'e geçiyor

İsveç 1 Temmuz'da AB Konsey dönem başkanlığını Çek Cumhuriyeti'nden devralacak. İsveç'in, dönem başkanlığı sırasında ağırlık vereceği konular belli oldu. Deutsche Welle Brüksel muhabiri Christoph Hassselbach’ın haberi…

İsveç'in AB dönem başkanlığı logosu

İsveç'in AB dönem başkanlığı logosu

AB Dönem Başkanlığı Çek Cumhuriyeti’nden İsveç’e uçar adımlarla geçiyor. Zira, -siyasi gözlemcilere göre- AB sürekli sorunlarla baş etmek zorunda. Bu sorunların dönem başkanlığı süresi içinde çözülmesi de kolay değil. İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt şöyle bir örnek veriyor:


“ Bildiğiniz gibi dışişleri bakanları olarak geçen Pazartesi günü Lüksemburg’ta İran konusunda açıklamalarda bulunduk. Cuma günü de AB üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları bizim verdiğimiz mesajı bir kez daha vurguladılar. İran bu mesaja kulaklarını tıkayamazdı; nitekim Tahran’ın büyükelçileri çağırması, mesajın doğru adrese gittiğini gösteriyor.”

Zorlu dönem hazırlığı


Ne var ki İran konusunun AB’nin önündeki önemli sorunlardan sadece biri olduğu belirtiliyor. İsveç’in Avrupa işlerinden sorumlu bakanı Cecilia Malström yaptığı açıklama ile kamuoyunu bu zorlu döneme hazırlamaya çalışıyor:

“Dönem başkanlığımızın zor geçeceğinin hepimiz bilincindeyiz. Komisyon’da bir değişiklik olacak. Kurumsal reformların nasıl devam edeceği yönünde bir belirsizlik, ayrıca İrlanda’da yakın bir zamanda yapılması olası referandum var. Ekonomik kriz ve bir sürü başka sorun da bulunuyor. Tüm diğer AB üyesi ülkelerin ve kurumların desteğine ihtiyacımız olacak.”


İsveç’ten beklentiler de yüksek. Örneğin AB üyesi Slovenya ile birliğe aday Hırvatistan arasında sınır anlaşmazlığı var. Slovenya aylardır Hırvatistan ile üyelik müzakerelerini bloke ediyor. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’in bu yöndeki çabaları sonuç vermedi. Peki acaba Carl Bildt bir kez daha girişimde bulunacak mı? Bildt, bu anlaşmazlığın iki ülkenin sorumluluğunda olduğunu, bir çözüm için düşünce geliştirmeleri gerektiğini söylemekle yetiniyor.


İzlanda sorunu

Siyasi gözlemciler, AB’ye aday ülkelerin birçoğunun İzlanda’nın hızlı bir biçimde birliğe üye olması yönünde AB politikacılarının eğilimlerini biraz da kıskançlık ve öfke duyguları arasında izlediklerini belirtiyorlar. İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, İzlanda’nın, örneğin batıdaki Balkan ülkelerinden neden farkı olduğunu şöyle açıklıyor:

“İzlandalıların bin yıllık bir parlamento geçmişleri var. Yani Kopenhag kriterleri fazlasıyla yerine getiriliyor orada. Demokrasi söz konusunu olduğunda da bir sorun yok. Ayrıca İzlandalılar 90’lı yıllardan bu yana ortak EFTA Pazarı’nın bir parçası konumundalar. Bir de İzlanda’nın AB içerisinde gittikçe önem kazanan Antartika/Buzul bölgeler gibi konular açısından da önemi var.”

Dönem başkanlığı sırasında sıkça eleştiri toplayan Çek Cumhuriyeti’ne kıyasla İsveçli bakanlar Malström ve Bildt gibi politikacıların büyük siyasi deneyime sahip olmalarından dolayı İsveç’in AB dönem başkanlığının farklı olacağı bekleniyor.


Christoph Hasselbach / Çeviri: Çelik Akpınar

Editör: Ayhan Şimşek