1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

AB, Avrupa Günü'nü kutluyor

Geçtiğimiz günlerde 10 yeni ülkenin katılımıyla tarihi genişlemesini gerçekleştiren Avrupa Birliği, 9 Mayıs günü birliğin temellerinin atıldığı ”Avrupa Günü”nü kutluyor.

9 Mayıs Avrupa Günü, 1985'den beri kutlanıyor

9 Mayıs Avrupa Günü, 1985'den beri kutlanıyor

Avrupa Birliği düşüncesi, ilk olarak bundan tam 54 yıl önce dönemin Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schumann’ın yayınladığı bir bildiriyle ortaya atıldı. Schuman bildiride, Fransa ve Almanya’nın kömür - çelik üretiminin bir üst kurum tarafından denetlenmesini önermişti. 9 Mayıs 1950 yılında Orsay Sarayı’nda açıklanan Kömür – Çelik Anlaşması ile AB’ye doğru ilk adım atıldı. AB liderleri, 1985’te yapılan Milano zirvesinde bu tarihi günün ”Avrupa Günü” olarak kutlanması kararlaştırdı.

Barışın güvencesi

O gün, yani 9 Mayıs 1950 günü Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman anlaşmayla ilgili, ”Cesur ve hayallare sığmayan bir adım” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyordu: ”Fransız hükümeti, Almanya ve Fransa kömür – çelik üretiminin, bir çatı altında birleştirilmesini öneriyor. Bu oluşum diğer ülkelere de açıktır.”

Ama Schuman oluşturulacak birliğin sadece ekonomik yönüne değinmiyordu. Birlik aynı zamanda barış yolunda atılmış önemli bir adımdı: ”Bu öneri, Avrupa’da ilk kez kurulan bir itifakın somut dayanaklarını ortaya koymaktadır. Bu ittifak aynı zamanda barışın güvencesidir”

Zorunluluktan doğdu

Aslında Avrupa Kömür - Çelik Anlaşması bir zorunluluktan doğmuştu. Avrupa haritası 2. Dünya Savaşı’ndan sonra önemli değişimlere uğramış, oluşan bloklaşmalar Avrupa’yı ekonomik ve güvenlik açısından ikiye bölmüştü. Bir yanda Batı ülkeleri diğer yanda Rusya’nın başını çektiği Doğu Bloku yer alıyordu. Bu Soğuk Savaş ortamında ABD, savaştan çıkmış Almanya’nın yeniden yapılanmasında rol alıyor, Rusya’ya karşı Almanya’yı silahlandırmaya çalışıyordu. Almanya’nın silahlanması Fransa için ”açık” bir tehlikeydi. Diğer taraftan o günlerde ihtiyaçtan fazla çelik üretilmeye başlanmıştı. Bunun sonucunda ekonomik krizin patlak vermesi kaçınılmazdı.

Schuman ve danışmanı Jean Monnet, bu sorunu çözmek için bir bildiri hazırladı.

Plana göre Fransız ve Alman kömür - çelik üretimi üstün yetkilerle donatılmış bir kurumun denetiminde olacaktı. Aynı zamanda tek başına güçlenen Almanya’nın, Fransa‘ya karşı yeni bir savaş açması da engellenmiş olacaktı.

AB eşitlik ilkesini devraldı

Öneriye sadece Fransız kabinesi değil dönemin Alman Başbakanı Konrad Adenauer da sıcak yaklaştı. 1951 yılının Nisan ayında Fransa ve Almanya’nın yanı sıra İtalya, Hollanda, Belçika ve Luxemburg Avrupa Kömür Çelik Topluluğu’nu (AKÇT) kuran anlaşmayı imzaladı.

Topluluk üyesi her ülke komisyonda, veto hakkına sahipti. Ancak bir tek ülkenin topluluğu yönlendirmesine de izin verilmiyordu.

Avrupa Kömür Çelik Topluluğu’nun bu temel yapısı, devamı niteliğinde olan Avrupa Birliği’nde de korunuyor. Birlik, üye ülkelerin ”eşitliği” ilkesine dayanıyor. Ancak birliğe üye ülkelerin AB Komisyonu’nda tek başına söz hakkına sahip olmasına izin verilmiyor. AB Komisyonu‘nun ”özerk” yapısı üstün tutuluyor.

  • Tarih 06.05.2004
  • Hazırlayan Klaus Dahmann
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbII
  • Tarih 06.05.2004
  • Hazırlayan Klaus Dahmann
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbII

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN