1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

AB ülkeleri yolcu bilgilerini paylaşacak

Güvenlik makamları terör şüphesi üzerine Avrupalı uçak yolcularına ait bilgilere doğrudan erişme imkânı bulabilecek. AB Komisyonu'na sunulan yönerge taslağında, verilerin 5 yıla kadar arşivlenmesi öngörülüyor.

default

AB üye ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu'nda müzakere edilip iki yıl içinde onaylanması planlanan yeni düzenlemeyle havayolu şirketlerine, yolcularına ait rezervasyon bilgilerini kalkış ve varış istasyonlarındaki güvenlik yetkilerine iletme zorunluluğu getiriliyor. Düzenleme, Avrupa Birliği çıkışlı ve AB girişli uçuşlar için geçerli olacak. Birlik sınırları içindeki uçuşları kullanan yolcuların rezervasyon bilgileriyse şimdilik güvenlik yetkililerince saklanmayacak.

Havayolu şirketleri her rezervasyonda yolculardan yaklaşık 19 ayrı bilgi talep ediyor. Bu bilgiler örneğin isim, adres, ödeme şekli veya kredi kartı numarası, hangi seyahat programına dâhil olduğu, bagaj sayısı ve uçakta hangi şartlarda ağırlanmayı tercih ettiğine dair yolcuya ait özel istekleri içeriyor. Ancak Avrupalı güvenlik yetkilileri yolcuların hangi siyasi görüşte, hangi etnik köken ve dine mensup olduğuna ya da sağlık durumuna işaret eden çok özel bilgilere erişemeyecek.

Bu bilgiler hâlihazırda Yolcu İsim Veri Tabanı (PNR) adlı bir bilgi bankasında toplanıp, suçla mücadele kapsamında kullanılıyor. ABD’li yetkililer de söz konusu bilgileri, yolcuların Amerika Birleşik Devletleri sınırlarına girişlerinde alıyor. Danimarka, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin kendilerine ait ulusal veri bankaları bulunuyor. Ancak AB içinde bu konuda şimdiye kadar ortak bir düzenleme bulunmuyor. Brüksel'deki diplomatların çoğu, bu konuda “AB yamalı bir bohçaya benzememeli” diyor.

Brüksel’de sunduğu önerinin ardından açıklama yapan AB Komisyonu’nun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Cecilla Malmström “Verilerin suçla ve özellikle terörle sınırötesi mücadele için oldukça önemli olduğunu” vurguladı.

"Amaç daha fazla karmaşa değil!"

Kişisel veri güvenliği yetkilileri ve tüketici hakları savunucuları, yolculara ait özel bilgilerin depolanıp, üçüncü şahıslara iletilmesini öteden beri eleştiriyor. Komisyon’un İçişlerinden Sorumlu Üyesi Cecilla Malmström bu yüzden AB ülkelerinden uçuşlardan bir ay sonra yolcu bilgilerinin anonim hale getirilmesini talep ediyor. Ayrıca verilerin beş yıldan fazla saklanmasına da izin verilmeyecek. Malmström hali hazırda münferit ülkelerde yolculara ait veri bankaları bulunduğunun altını çizerek, amacın yeni bir karmaşık sistem oluşturmak olmadığını belirtti:

“Ne zaman bir uçak bileti alsanız verileriniz kaydediliyor. Günümüzde birçok ülke bu verileri kullanıyor ve kendi Yolcu İsim Veri Tabanı (PNR) sistemlerini oluşturuyorlar. Bizler denetimi olmayan, bireylerin korunmadığı, bu verilerin belirli suçlarla mücadelede stratejik açıdan kullanılmadığı tüm bu sistemlerin bir karmaşa oluşturmasını önlemek istiyoruz. Yeni bir veri tabanı oluşturmuyoruz. Söz konusu olan sadece bu amaç doğrultusunda özel olarak görevlendirilmiş ulusal polislerin, diğer ülke polisleriyle gerektiğinde belirli veri ve analizleri paylaşmasıdır. Yani adem-i merkeziyetçi bir sistem bu, farklı ülkelerde halihazırda uygulanan kuralların uyumlaştırılması ve verilerin korunmasını öngörüyor.”

Tasarı, güvenlik yetkililerinin havayolu şirketlerinin veri bankalarına doğrudan erişimine izin vermeyip, kendilerine iletilen bilgileri suçla mücadele kapsamında kullanmasına olanak tanıyor. Ayrıca yolcuların, kendilerine ait bilgilerin silinmesi talebinde bulunmasına da izin veriyor.

"Schengen ruhuna aykırı!"

Verilerin ileriki aşamada beş yıl saklanması ve Avrupa Birliği sınırları içindeki uçuşları da kapsaması öngörülüyor. Ancak Avrupa Parlamentosu’nda Birlik içi uçuşlarda da yolcu bilgilerinin saklanmasına itirazı olanların sayısı az değil. Hrıstiyan Sosyal Birlik partili Alman parlamenter Manfred Weber bu isimler arasında yer alıyor. Weber, "Avrupa Birliği içinde Schengen Bölgesini oluşturduk. Bu da Avrupa kıtasında insanların serbestçe dolaşabilmesi anlamına geliyor. Bunu sağlayabilmek, insanların günlük yaşamlarına taşıyabilmek Avrupa için büyük bir adımdı. Bu nedenle bana göre Avrupa içindeki hareketleri takip edip arşivlemek, seyahat ve serbest dolaşım özgürlüğüne aykırı olur.”

© Deutsche Welle Türkçe

DW/ dpa, MK/BK