1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

AB çiftçisine destek Afrika’da tarımı boğuyor

Birçok sektör kriz nedeniyle sıkıntı yaşarken Alman gıda sanayi büyümeye devam ediyor. Kalkınma ve çevre örgütleri ise özellikle süt ve süt tozuna verilen sübvansiyonları eleştiriyor.

default

Almanya peynir, şekerleme, tatlı ve tarım mühendisliği alanlarında ihracat şampiyonu. Sadece 2008 yılında tarım ve gıda ihracatı yüzde 15 oranında arttı. Almanya hükümeti gıda ürünleri ihracatını daha da arttırmayı hedefliyor. Bu nedenle başkent Berlin’de düzenlenen dış ticaret gününde 500 katılımcı, hedef bölge ve pazarlarıyla tüketici beklentileri ışığında gıda maddesi ihracatını arttırma stratejileri belirlemeye çalıştı. Kalkınma halindeki ülkelerde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ihracat seferberliğinin üçüncü dünya ülkelerini olumsuz etkilediği görüşünde …


Binlerce şirket, yüz binlerce çalışan

Almanya’da tarım alanında faaliyet gösteren 5.800 şirket 550 bin kişiyi istihdam ediyor. Bu sektörün bir parçası olan gıda sanayisi ise çok daha fazla iş olanağı sunuyor. Bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerde çalışan kişi sayısı toplamda 4,3 milyon. Alman Gıda Sanayi Federal Birliği'nin Başkanı Jürgen Abraham, bugüne kadar devletten hiçbir destek talep etmediklerine dikkat çekerek sektörün başarısının gurur verici olduğunu söylüyor:

"Sorunlarımızı kendimiz çözüyoruz. Gayet tabi ki paha biçilmez bir avantajımız var. Bu da insanların metabolizmasıdır. Kişiler günde üç ila dört kez doğru bir şekilde beslenmek durumunda.”

Ancak dünyanın birçok bölgesinde insanlar doğru beslenme hatta günde üç ya da dört kez beslenme olanağına sahip değil. Dünyada 1 milyar kişi açlık çekiyor. Alman gıda sanayisi işte bu soruna da çare bulmak arzusunda. Federal Almanya Tarım Bakanlığı Müsteşarı Gerd Müller, Almanya açısından Rusya ve özellikle Asya’nın önemli bir pazar olduğuna dikkat çekiyor:

"Orada 520 milyon tüketicinin olduğu bir iç pazar geliştiriliyor. Tabi ki Çin, Japonya ve Hindistan da önemli pazarlar. Bu bölgede her iki kişiden biri hayatta kalarak, tüketmek isteyecek.”

Ancak Federal Tarım Bakanlığı’nın ihracatı arttırma stratejisi bazı kesimlerde kaygı uyandırıyor. Bakanlığın önünde protesto eyleme düzenleyen kalkınma ve çevre örgütleri özellikle süt ve süt tozu için verilen ihracat sübvansiyonlarını eleştiriyor:


“Pazarlar yok oluyor”

Kenyalı tarım uzmanı Thomas Rewe tepkilerini şu sözlerle ifade ediyor: "Bu süt tozu o kadar ucuz ki, bir kilosundan sekiz litre süt elde edilebiliyor. Ve fiyatı da sadece 50 cent. Bu tür ihracat sübvansiyonlarına biz damping diyoruz. Bu damping bizim çiftçilerimize destek vermedi. Hatta köylülerimiz ve iç pazarımızı yerle bir etti.”

Alman Tarım Bakanlığı Müsteşarı Müller ise bu suçlamayı reddediyor. Müler, "İhracatımızın oradaki pazarları yok ettiği iddiası saçma. Gerçeklerle örtüşmüyor” diyor.

Müller, Almanya’dan Avrupa Birliği dışındaki ülkelere toplam 35 bin ton süt ve süt tozu ihraç edildiğine dikkat çekiyor:

"35 bin ton toplam üretimin sadece yüzde 0,25’ini oluşturuyor ve ürünler sadece bunu talep eden ülkelere gidiyor. Yerel üretimler katiyen tahrip ve yok edilmiyor.”

Ancak kalkınma alanında faaliyet gösteren örgütler Kamerun’u örnek gösteriyor ve birkaç yıldır Avrupa’dan süt tozu ithal eden bu ülkede, çiftçilerin rekabet gücünü yitirdiklerini aktarıyor.

Bettina Marx / Çeviri: Değer Akal

Editör: Nihat Halıcı