1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Aşırı sağ Almanya’da yükselişte

Almanya’da aşırı sağcıların işlediği suçlar 2006 yılında bir önceki yıla göre yüzde 20 oranında arttı. Böylece aşırı sağ ideoloji ve yabancı düşmanlığının izlerini taşıyan suçlarda son altı yılın rekoru kırılmış oldu.

2006'da 12 bin aşırı sağcı ve yabancı düşmanı suç tespit edildi.

2006'da 12 bin aşırı sağcı ve yabancı düşmanı suç tespit edildi.

2006 yılında Almanya’da aşırı sağcı ve yabancı düşmanı saldırılarda bariz bir artış kaydedildi. Federal İçişleri Bakanlığı’nın, eyalet emniyet teşkilatlarının verilerine dayanarak hazırladığı geçici rapora göre, 2006 yılında 12 binden fazla aşırı sağcı ve yabancı düşmanı suç olayı tespit edildi. Her ne kadar bu rapordaki rakamların nihai olmadığı belirtilse de yine de bu tür suçlar, son altı yılın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda.

Eyaletlerdeki emniyet teşkilatlarının verilerinin genel bir toplamı olarak ifade edilen ve bu nedenle gayriresmi olduğu belirtilen rapordaki rakmlar yine de tüyler ürpetici. 2006 yılında aşırı sağcı ve yabancı düşmanı nedenlerle tam 12 bin 238 suç işlenmiş. Bu, 2005 yılına oranla yaklaşık yüzde 20’lik bir artış anlamına geliyor.

Bir başka dikkat çekici nokta da, 15 bin 951 vakanın tespit edildiği 2000 yılından bu yana aşırı sağ suçların en yüksek seviyeye ulaşmış olması. Federal İçişleri Bakanlığı, eldeki bu verilerin işlenmesinden sonra bu konudaki kesin rakamları önümüzdeki Mayıs ayında yayımlayacağı bir raporla kamuoyuna duyuracak.Ancak eldeki nihai olmayan rakamlar bile, Almanya’da aşırı sağ kaynaklı suçlardaki artışı endişe verici boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.

Bölgesel faktörler etkili

Aşırı sağ suçların sayısındaki artışın nedenleri konusunda iki ana tesbitte bulunan Bielefeld Üniversitesi sosyologlarından Prof. Wilhelm Heitmeyer, öncelikle bölgesel faktörlerin önemli olduğu görüşünde. İşsizlik, o yöre halkının eğitim seviyesi ve yabancılara bakış açısı gibi noktaların önemli birer etmen olduğunu dile getiren Prof. Heitmeyer, sözlerini şöyle sürdürüyor: “İkinci önemli nokta da toplumdaki belirli değeryargılarıyla ilgili. Organize gruplar ve çeteleşmeyi teşvik eden ya da bu tür oluşumları normal gören bir toplumsal bakış açısı mevcut mu? Bu sorunun yanıtını ararken, toplumdaki gelişmeleri de gözönünde bulundurmak zorundayız. Zira halkın bu tür oluşumlara yaklaşımı, aşırı sağ kaynaklı eylemleri meşrulaştıran bir örnek model işlevi de görebilir.“

Prof. Heitmeyer, Almanya’nın doğusunun, aşırı sağ akımlarla ilgili en sorunlu bölge olma özelliğini koruduğunu, eski Demokratik Almanya Cumhuriyeti’ndeki toplumsal havanın etkilerinin günümüzde de kısmen devam ettiğini vurguluyor.

Alman sosyolog, aşırı sağ ve yabancı düşmanlığı ile mücadele stratejisiyle ilgili de şu tavsiyelerde bulunuyor: “Bir taraftan devlet, zorlayıcı unsurlarla, yani polis ve adalet gibi mekanizmalar aracılığı ile mücadele etmeli. Ancak diğer taraftan da bu tür baskı unsurları, karşı tarafı da bazı yeni yollar bulmaya itebilir. Örneğin aşırı sağ gruplar, daha özel bir örgüt yapısı geliştirebilirler. Bu da devletin müdahele imkanını kısıtlar. Yani bu, sadece devletin ya da politikacıların tek başlarına aşabilecekleri bir sorun değildir. Bu akımlarla mücadelede toplumdaki diğer tüm önemil kurumlar da sorumluluk sahibidir.“