1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Açlığa karşı gen teknolojisi önerisi

BM Gıda ve Tarım Örgütü FAO’nun raporunda açlıkla mücadele için gen teknolojini önermesi tartışmalara neden oldu. BM uzmanları bu teknolojinin faydalarına işaret ederken, çevre örgütleri doğaya ve insan sağlığına zarar verdiği gerekçesiyle gen teknolojisini protesto ediyor. Philipp Kreisselmeier’in haberi...

Gen teknolojisi ABD, Kanada, Arjantin ve Brezilya'da kullanılıyor...

Gen teknolojisi ABD, Kanada, Arjantin ve Brezilya'da kullanılıyor...

Dünyada yaklaşık 800 milyon kişi açlık sınırının altında yaşıyor. 1996 yılının kasım ayında Roma’da düzenlenen Dünya Gıda Zirvesi’nde bu rakamın 2015 yılına kadar 400 milyonun altına çekilmesi hedeflenmişti. Eldeki verilere göre, kayda değer bir düşüş yaşandı, ama uzmanlar açlıkla mücadelede atılan adımların yetersiz olduğundan şikayet ediyor.

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) da geçtiğimiz günlerde Roma’da açıkladığı 2004 yılı raporunda bu sorunun çözümüne değindi. Raporda, ”Gen teknolojisi açlıkla mücadelede yardımcı olabilir mi?” sorusu gündeme getirildi. Ancak çevre örgütleri, doğaya ve insan sağlığına zararlı olduğu için gen teknolojisinin kullanımını protesto ediyor. BM ise bu teknolojinin faydalarını savunurken, riskleri konusunda sonuç veren araştırmalar yapılmış değil.

BM ’nin dayanakları

BM Gıda ve Tarım Örgütü ise ortaya attığı önerinin dayanakları olduğunu savunuyor. FAO Genel Başkanı Hartwig de Haen de basın açıklamasında, ”Tek başına gen teknolojisi dünyadaki açlığa çare değildir” demiş, ama teknolojinin de yararlarına değinmişti. Haen’e göre bu teknolojiyle çiftçiler tarlalarından daha fazla ürün alacak, üretimin artması ise fiyatların düşmesine ve daha kaliteli gıda üretimine neden olacak. Ancak bugüne dek yapılan araştırmalar, FAO’nun raporunu doğrular nitelikte değil.

Gen teknolojisi ABD, Kanada, Arjantin ve Brezilya’da mısır, kolza, soya ve pamuk ekiminde kullanılıyor. Haşare ve zirai ilaçlara karşı daha dayanıklı olmaları için bitkilerin genetik yapısına müdahale ediliyor. Yani gen teknolojisi, zehirli zirai ilaçları kullanma zorunluluğunu azaltıyor. Uzmanlar, Çin’de pamuk tarlalarında çalışan binlerce işçinin zirai ilaçlar nedeniyle zehirlendiğini belirterek, gen teknolojisinin yararlı olabileceğini savunuyorlar.

Riskleri bilinmiyor

Buna karşın yeni teknolojinin olası riskleri ve doğal yollarla üretilen tarımsal ürünlerle etkileşimleri de henüz tam olarak tespit edilemedi. FAO raporunun hazırlanmasında görev alan Terri Raney, gen teknolojisinin yan etkilerinin zamanla ortaya çıktığını anlatıyor. Arizona’da mısır ekiminde gen teknolojisi kullanılan ve kullanılmayan tarlaların yan yana olduğunu söyleyen Terri Raney şu bilgileri veriyor:

”Genetik olarak müdahale edilen mısırlarla, müdahale edilmeyen mısırların birbirlerini karşılıklı olarak dölledikleri ortaya çıktı. Bu da henüz iki farklı sistemin yan yana kullanılmasından doğan sonuçları bilmediğimizi ortaya koydu.”

Bitki çeşitliliğinin korunması

Bu durum aslında dünyadaki bitki çeşitliliğinin korunmasını amaçlayan FAO için büyük bir sorun. Uzmanlar, ayrıca genetik müdahaleye uğramış bitkilerle, doğal bitkilerin temel yapılarının nasıl korunacağını da tartışıyor.

Diğer taraftan Greenpeace örgütünden Doreen Stabinsky, açlıkla mücadelenin teknolojik bir sorun olmadığını öne sürdü. Stabinsky, ”Aslında dünyamızda herkese yetecek kadar gıda üretiliyor. Sorunların kaynağı teknoloji değil, sorun pazardaki dağılımla ilgili. Siyasi irade ve doğru politik uygulamalar açlıkla mücadelede yeterli olacaktır” diyor.