1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

31.12.2008 - Alman basınından özetler

Ortadoğu'da yaşanan gerilim bugün de Alman basınının başlıca yorum konusunu oluşturuyor. Alman gazeteleri ayrıca 2008 yılının siyasi ve ekonomik önemli olaylarını çeşitli yönleriyle değerlendiriyor.

default

Frankfurter Allgemeine Zeitung, uluslararası topluluğun tutumunu eleştirerek, tek çözümün çatışma taraflarının kendilerinde olduğunu belirtiyor:

“AB Dışişleri Bakanları dün özel oturumda biraraya geldi, ama akıllarında başka şeyler vardı. Bazı bakanlar Paris’e gitme zahmetine bile girmedi. Arap devletleri ise bu tür bir durumda hep yaptıklarını yapıyorlar. Dışarıya karşı İsrail’in tutumunu kınamak, kendi aralarında kavgaya devam etmek. Çatışmanın tarafları ateşkes isteyip istemediklerine, ya da ateşkes için ne bedel ödeyebileceklerine kendileri karar verecek. İsrail, gerçekten Gazze’ye girmek isteyip istemediğini iyi düşünmek zorunda. Bu bir felaket olabilir. ABD’de bir başkanlık döneminin ve yılın sonuna gelinmişken Ortadoğu’da iyimser olmak için hiçbir neden yok. Bir kez daha.”

Stuttgarter Zeitung ise İsrail'in kara operasyonu olasılığını değerlendiriyor...

“İsrail Gazze Şeridi’ne yüz bin askerle de girecek olsa roket saldırıları engellenemez. Almanya’daki eski İsrail Büyükelçisi Avi Primor işte bu nedenle haklı olarak, askeri operasyonların çözüm getirmeyeceğini söyledi. Askeri operasyonlar kendini müdafaa için yapılır, ama siyasi çözüm için düşünmenin yerini tutamaz. Özellikle de Hamas’ın hedefinin İsrail’i yok etmek olması nedeniyle diplomatik çözüm arayışları daha da aciliyet kazanıyor. ABD sadece askeri güce dayanarak teröre karşı savaşında ne kazandıysa İsrail’in de uzun vadede kazanacağı o kadar az. Çünkü İsrail’deki Araplar’ın ve Filistinliler’in sayısı giderek artıyor.”

Westdeutsche Allgemeine Zeitung ise Arap ülkelerini göreve çağırıyor...

“İsrail’in sertliğine yönelik tüm eleştirilere rağmen, saldırgan tavrıyla Filistinliler’in yaşamını hiçe sayan, Hamas’ın kendisidir. Bu durum Arap dünyasında da öfke yaratıyor. Ama Arap ülkeleri, Hamas üzerindeki nüfuzlarının, ABD ya da Avrupalılarınkinden daha büyük olduğunun farkında olmalı. Arap devletlerinin sorumluluk üstlenip radikal İslamcılar’a sınırlarını göstermesinin zamanı.”

Lüneburg’da yayımlanan Landeszeitung ise 2008 yılının son gününde savaşlarla geçen bir yılın bilançosunu çıkarıyor...

“İyimserlik gerçekten de bilgi eksikliğinden kaynaklanan birşey ise, bu yılın kötümser bilgilerle sona erdiğini söyleyebiliriz. Heidelbergli çatışma araştırmacılarının verilerine göre 2008 yılında savaşların sayısı arttı. Araştırmacıların ABD’nin müstakbel Başkanı Barack Obama’yı daha barışçı bir dünya için umut olarak görmesi ise gerçeklerden uzaklaştırıyor. Bilimadamları bile şans meleklerinden medet umuyorsa durum çok kötü demektir. Gerçeklere bakacak olursak: Dünya daha az güvenli bir yer haline geldi, ki daha asıl yaşanabilecekler kapının önünde duruyor. Güney Asya’da nükleer güç Pakistan tüm bölgeyi yerle bir edebilir. Ortadoğu’da İslam Cumhuriyeti İran ile bir çatışma tehdidi var. Geleceğin savaşlarının neye benzeyeceğinin örneği, tüm dünyanın gözlerinin önünde, Sudan’ın Darfur bölgesinde yaşanıyor. Bir iklim savaşı…”