1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

31.08.2010 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz yorumlar, ABD’nin Irak’tan asker çekmesi, Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi Thilo Sarrazin’in Müslümanlara yönelik tartışmalı sözleri gibi konuları kapsıyor.

default

Muhafazakar Fransız “Le Figaro” gazetesinin yorumu, ABD’nin Irak’tan muharip askerlerini resmen çekmesi çerçevesinde kaleme alınmış. Gazete, Beyaz Saray’ın bundan böyle Bağdat ile ilişkilerini yeni bir zemine oturtması gerektiği görüşünde:

“ABD, Irak’ta ağır bir bedel ödedi. 7 yıl içerisinde Irak için yaklaşık 700 milyar dolar harcandı. Bu kadar büyük yatırım yaptığı içindir ki Washington, Irak’tan öyle basit bir biçimde çekilemez. Geçiş dönemini kolaylaştırmak için 50 bin Amerikan askeri Irak’ta kaldı. Ancak tamamen çekilme işlemi de uzun zaman almayacak. Başkan Obama 2011 yılı sonunda son askerini de Irak’tan çekeceği taahhüdünde bulundu. Öte yandan güvenlik konusu Irak’ta ağır bir sorun olmaya devam ediyor. Ne var ki Irak ihmal edilmeye gelmeyecek kadar da önemli bir ülke!”

İsviçre’nin Zürih kentinde yayımlanan “Neue Zürcher Zeitung” gazetesinden seçtiğimiz yorum ise Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi Thilo Sarrazin’e ilişkin. Gazete, göçmenlere ve Yahudilere ilişkin söylediği son derece tartışmalı sözler nedeniyle günlerden beri yeniden tartışmaların merkezine yerleşen bu tür kişilerin görevlerine getiriliş prosedürünü de eleştiriyor:

“Sarrazin olayı, Merkez Bankası Yönetim Kurulu adaylığı prosedürüne ilişkin -yanlışlığı çoktan bilinen- zaafiyeti de gözler önüne seriyor. Eğer Merkez Bankası personeline ilişkin kararlar, adayın mesleki becerisine ve kişisel yeteneklerine göre değil de, hükümeti oluşturan partilerin ve eyaletlerin siyasi dengelerine göre alınıyorsa, oradan iyi bir sonuç çıkması beklenemez. Merkez Bankasını, personele ilişkin kararlarda da siyasetten arındırmanın ve Yönetim Kurulu’ndaki yerlerin hangi partiye mensup olunduğuna göre değil, kamuya açık ilanlarla belirlemenin zamanı gelmiştir. Zira burada adına gölge düşebilecek olan Alman Merkez Bankası’nın ta kendisidir.”

Almanya’da federal hükümetin nükleer santrallerin faaliyet süresini uzatma eğilimine ilişkin bir yorumu da Avusturya gazetesi “Salzburger Nachrichten”den seçtik. Yorumda şu satırları okuyoruz:

“Alman hükümeti, nükleer santrallerin devrede kalmaya devam etmesi yönündeki gerekçeleri sayarken, aslında neden devrede kalmamaları gerektiğine de yanıt vermiş oluyor. Nükleer santrallerin güvenliğinin daha da artırılması için her bir santrale yaklaşık bir milyar Euro harcanması gerektiği belirtiliyor. Eğer bu doğru ise o zaman bu devasa harcamaları yapmak yerine, santrallerin bir an önce kapatılması en iyi yol olurdu. Güvenlik gerekçesiyle yapılacak bu harcamalar eğer elektrik fiyatlarına yansımayacaksa, enerji holdinglerinin vergiden düşme hanelerine yansıyacaktır. Yani, enerji patronları kar sağlasınlar diye halk para verecek. Oysa ki nükleer santrallere, elektrik fiyatlarını bugünkü seviyede tutabilmek için ihtiyaç olduğu argümanı ileri sürülüyor. Ayrıca bu para, geleceği olmayan ve nereye yöneleceği de belli olmayan enerji politikaları yönünde değil, yenilenebilir enerjilerin daha da geliştirilmesi doğrultusunda kullanılabilir.”


© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu