1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

31.08.2010 - Alman basınından özetler

Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Thilo Sarrazin’le ilgili tartışma ve Alman hükümetinin nükleer enerji politikaları, bugünkü Alman gazetelerinin yorum sütunlarında öne çıkan konular arasında yer alıyor.

default

Münih’te yayımlanan “ Süddeutsche Zeitung”, Almanya’da yaşayan Müslüman göçmenleri aşağılayıcı sözleri ile tepki toplamaya devam eden Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi Thilo Sarrazin'i konu alıyor yorumunda. Gazete, topluma uyumun korkutucu senaryolarla değil, Müslümanlara gerçek fırsatlar sunularak mümkün olacağını belirtiyor ve yorumuna şöyle devam ediyor:

“Bu fırsatı onlara tanımamak, talihsiz Bay Sarrazin’in bir ayrıcalığı olamaz. Ortalama Alman vatandaşı da belki uyumdan yanadır. Ama bir şartla: eğer çocukları okul sıralarını 25 Türk ve Arap öğrenci ile paylaşmak zorunda değilse. Ve Hamburg örneğindeki gibi eğer devlet, okulları uyumun çekirdek öğesi haline getirmek istiyorsa, o zaman seçmenin çoğunluğu bu projeyi çiğner atar. Durum böyle kalmaya devam ederse, en güzel vaazlar bile bir işe yaramaz.”

Yine Münih’te yayımlanan “ Münchner Merkur” gazetesi de aynı konudaki yorumunda, Sarrazin’e ilişkin bugüne kadar fazla eleştirel olmayan, ama son günlerde partiden ihracını gündeme getiren Alman Sosyal Demokrat Parti Yönetimi’ni eleştiriyor:

“Hep öne çıkmak isteyen, manşetlere çıkma hastası bu dikkafalıya ilişkin partinin yapıp yapacağı sadece bu mudur? Evet, Sarrazin meselesinin zor bir konu olduğu biliniyor; zira parmak bastığı sorunlar açısından bugün kendisine hak verilebilir. Ama bunu yaparken, yarın ağzından başka ilgisiz bir laf çıkmasına da hazırlıklı olmalıdırlar. Ne var ki partiden atmanın orta vadede kamuoyunda bırakacağı iz de sadece, ‘göçmenler hakkında eleştirel konuştu, onlar da onu partiden attı’ şeklinde olabilir. Bu izlenim partiye zarar verir. Geniş yığınların partisi olmak isteyen Sosyal Demokrat Parti, en azından şu anda gelinen aşamaya kadar birkaç Sarrazin’i bünyesinde barındırmaya da dayanıklı olmalıdır.”

Koblenz/Mainz’da yayımlanan “ Rhein-Zeitung” gazetesi, nükleer santraller konusundaki tartışmanın bu aşamadan sonra olumlu sonuçlanmayacağı, bu konuda kazanan bir taraf olmayacağı görüşünde. Gazetenin yorumu şöyle:

“Seçimlerde nükleer santrallerin faaliyet sürelerinin uzatılacağını vaadeden Hristiyan Birlik partileri kazançlı çıkmayacak, çünkü kendi aralarında görüş ayrılığı içindeler. Federal Çevre Bakanı Röttgen ile Hristiyan Birlik partileri Federal Meclis Grup Başkanı Kauder neredeyse bu konuda birbiriyle konuşmuyor. Hristiyan demokrat eyalet yönetimlerinin bazıları nükleer santrallerin devam etmesinden yana, bazıları buna tamamen karşı. Ve işte böyle bir ortamda nükleer santral karşıtları, halkın çoğunluğunun da desteği ile yeniden sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Nükleer santraller hükümeti bölüyor, muhalefeti ise birleştiriyor. Harika bir siyasî sonuç!”

Heilbronner Stimme adlı gazete de, nükleer santrallerin faaliyetini devam ettirme eğiliminde olan Alman hükümetinin aslında kendini ne kadar izole ettiğinin farkında bile olmadığı görüşünde. Gazetenin yorumunun devamında şu satırları okuyoruz:

“Her yönden karşıt rüzgarlar esiyor. Örneğin orta ölçekli işletmelere sahip geleceğe dönük enerji branşlarından, çoktan nükleer santral kullanımından vazgeçmeyi planlayan ve şimdiden başka enerji alanlarına yatırım yapan belediyelerden ve eyaletlerin çoğunluğundan… Halk da nükleer santralların faaliyetinin uzatılmasından yana değil. Ve güçlü atom lobisine rant ve projelere katılım hakkı sağlanırken, sade vatandaşın tasarruf politikalarına maruz bırakılmasına, ayrıca AB, eğitim gibi ve diğer mega projelerde kendisine hiç danışılmamasına da halk anlayışla yaklaşmıyor.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu