1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

31.08.2009 - Avrupa basınından özetler

Bugün Avrupa'nın çeşitli kentlerinde yayımlanan gazeteler, Almanya'da üç eyalette yapılan parlamento seçimleriyle Japonya'daki genel seçimleri taşıyor yorum sütunlarına.

default

Basın turumuza İtalya'nın Milano kentinde çıkan muhafazakâr eğilimli Corriere della Sera'dan bir alıntıyla başlıyoruz. Gazete, genel seçimlere bir ay kala ortaya çıkan manzarayı yorumluyor:

"Başbakan Angela Merkel için sonuçlar pek de olumlu değil. Olası koalisyon ortağı Hür Demokratların oylarını ikiye katladığı doğru. Ancak somut bir gerçek daha var: O da Sosyal Demokratların düşüşüne ve Merkel'in popülaritesine rağmen Hrıstiyan Demokratlar ivme kazanmayı başaramadı."

Yine Almanya'daki eyalet seçimlerine ilişkin bir başka yorum var sırada... Rusya'nın başkenti Moskova'da yayımlanan Kommersant da dünkü sonuçların genel seçimlere olası etkilerini irdeliyor:

"Saksonya, Thüringen ve Saarland eyaletlerindeki seçimler hiç kuşku yok ki 27 Eylül genel seçimleri için genel bir prova niteliğindeydi. Ancak bazı farklılıkların da söz konusu olduğunu belirtmekte yarar var. Angela Merkel'in mali krizle mücadele önlemleri hayli etkili oldu. Almanya, diğer ülkelere nazaran krizin etkilerini daha az hissediyor. Buna rağmen Almanya'daki insanlar gidişattan hoşnut değil. Frank-Walter Steinmeier'in Sosyal Demokratları da bundan yararlanabilir. Bu açıdan bakıldığında dünkü seçimler halkın nabzını ölçmek için bir sınavdı. Eğer eyaletler düzeyinde Sosyal Demokratlar ile Sol Parti arasında bir koalisyon kurulursa, Steinmeier'in, genel seçimler sonrası Sol Parti lideri Oskar Lafontaine ile bir işbirliği üzerinde de kafa yormasında yarar var."

Aynı konuyla ilgili Almanya'dan bir yorum var sırada. Berlin merkezli Tagesspiegel gazetesi, oy kaybına uğramasına rağmen aşırı sağcı Nasyonal Demokrat Parti'nin (NPD) Saksonya'da eyalet parlamentosuna girmeyi başarmasını büyüteç altına alıyor:

"NPD, yasa dışı tavır ve eylemlerinin de etkisiyle borç batağına sürüklenmiş durumda. Buna rağmen, kitle partilerinden hoşnut olmayan pek çok seçmen bu partiye oy verebiliyor. Amaç, demokratik partilere bir ders vermek belki. Doğru, NPD'ye verilecek her oy kitle partilerine bir ders niteliği taşıyor - ama verilebilecek en aptalca ders! Radikal Neo-Naziler bir yana, bu partiyi seçenlerin kaçı acaba nasyonal-demokratik temellere dayalı bir dikta rejimi istiyor? Öyle görünüyor ki, pek çok 'protestocu' seçmen, NPD'ye verdikleri oyun doğurabileceği olası sonuçları tam olarak idrak edemiyor. Demek ki Berlin Duvarı'nın yıkılmasından 20 yıl sonra bile insanların aydınlatılması için daha çok gayret gösterilmesi gerekiyor."

Avrupa gazetelerinden derlediğimiz yorum özetlerinde son olarak Japonya 'daki seçimleri konu alan bir yorum aktarıyoruz. İspanya'nın başkenti Madrid'de çıkan sol-liberal El Pais gazetesinde şu satırları okuyoruz:

"Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi hasta. Japon halkı da bunun farkında. Bu nedenle seçmen, kötü gidişattan sorumlu tuttuğu Liberal Demokratları cezalandırdı ve iktidardan uzaklaştırdı. Japonya Demokrat Partisi Genel Başkanı Yukio Hatoyama'nın ekonomiyi ve siyasal sistemi yeniden canlandırması, seçim zaferine oranla çok daha zorlu bir sınav olacak."

Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Baha Güngör